Basit şeyleri ince eleyip, sık dokuma, titizliğini taşırım ruhumda. Dilim, karşımdakine aman, dese de eyvallah etse de, bir türlü kendi içimdekilere edemem o eyvallah. İnsanlarla konuşarak paylaşmadığım, paylaşamadığım ne varsa hep kalemimle paylaşmışımdır. Kendimi bildim bileli yazarım, gün gelir, kendi içimi boşaltmak için, rahatlamak için yazarım, gün gelir başka insanların hayatlarından hikâyeler çalarak yazarım. Nefes almak gibidir benim için yazmak. O kadar doğal, o kadar basit. Birde okumayı severim, Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yaşıyorum. Bilecik’e bağlı küçük bir köyde doğup büyüdüm, şimdi bu küçük şehirde yaşıyorum. Ticaret Meslek Lisesi Mezunuyum. 9 yıl bir şirketin muhasebesinde çalıştıktan sonra muhasebenin artık bana göre olmadığını anladım ama illa ki para kazanmak zorunda olduğum için yine muhasebeye benzer bir işe girdim. Bir markette kasa görevlisi olarak çalışıyorum aynı zamanda Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümünü okumaya çalışıyorum. Günümün uzun bir bölümü iş yerinde geçiyor, geri kalan zamanlarımı ise okuyarak ve yazarak geçiriyorum. Gün içinde o kadar farklı, o kadar komik, o kadar acı ve acımasız hikayelere şahit oluyorum ki, bazen ya yazamasaydım diyorum. İ İşte böyle biri Sabriye. Basit, karmaşık, biraz şizofren, biraz da depresif. İçinde onlarca kişi barındıran bir kadın, gün içinde kendisiyle en az bin kez kavga eden, en hüzünlü anlarında bile, hep biraz neşeli, ne zaman ağlayacağı ne zaman güleceği belli olmayan, yazan bir kadın