Cesaret Nedir…


| 03 Mart 2009 | 10 yorum | 1392 gosterim
cesaretkorku_k

Cesaret. Hayattan korkamamak mı? Yaşayabilmek mi doyasıya? Yaşamaktan nefes almaktan, Seni Seviyorum demekten, Seni Özledim demekten, bir köpeğin başını okşamaktan, bir çocuğa gülümsemekten korkmamak mıdır cesaret.

Çılgınlık yapmak mı? Hayatımızı riske atacağımız sporlar yapmak mı? Yağmur altında ıslanacağımızı düşünmeden yürümek mi. Karların içinde aman hasta olurum diye düşünmeden uzanıp karın keyfini çıkarmak mı?

Başkaları ne der. Bana nasıl yorum yaparlar diye düşünmeden istediğimiz kıyafeti giyebilmek midir cesaret. Acaba pişman olur muyum diye düşünmeden içimizden geçeni söyleyebilmek, içimizden geldiği gibi duygularımızı ifade etmek midir cesaret.

Bize esir eden duygular ve insanlara karşı çıkıp ses yükseltmek midir cesaret. Yoksa ses çıkarmadan olayları akışında yaşamak ve bütün bunlara karşılık ayakta kalabilmek midir?

Haksızlıklara karşı sesini yükseltmemek midir? İlla bu şekilde olacak diye ısrar eden topluma sesini yükseltip, Hayır doğru olan budur deyip doğruyu gösterebilmek midir cesaret.

Zarar göreceğini bile, bile güçsüzün yanında olabilmek midir? Arkamızda kimsenin durmayacağını bilsek bile güçsünüzün arkasında durabilmek midir? Kendimizden başkalarının çıkarları için savaşabilmek midir?       

Sevmeyi bilmek midir? Güvenmeyi öğrenmeye çalışmak mıdır? Nedir cesaret korkularımızı yenmeyi öğrenmek mi. Korkuyorum ben aslında diyebilmek mi? Asla ağlamam, başkaları benim ağladığımı görmemeli derken insanların yanında gözyaşlarını akıtabilmek mi yoksa cesaret.

Artık hayat bitsin, yaşam burada kalsın dediğimiz anda çaresizlikle birleştirilen ve intihara sürükleyen bir olgumudur.

Kimler cesaretlidir?

Âşık olan cesaretli olur mu?

Aşkı uğruna her şeyini özsaygısını, sevdiklerini, gururunu, el âlem ne der kaygılarını yitirmeyi göze alır mı cesur olan insan.

Cesaret bence,

Bir şeyi yapma gereği hissedersin mantığın ve duygun karşı karşıya gelir ve sonuç olarak yapmaman gerektiğini söyler hislerin. İşte o an yapmaman gerekeni yaparsın, ne mantık ne duygular düşünülür. Cesaret ikisini de geride bırakır mantığı da duyguyu da cesaret daha ağır basar.          

Yani Cesaret,

Hem mantığınla hareket etme isteği, hem duygularını yaşama aşkı, hem de hem mantığının hem de duyguların gaza getirip yapmayacağım asla yapmam dediklerimizi bir çırpıda yapıvermemizdir.

Bunu herkes yapamaz, yani herkes cesur olamaz.

Herkes cesurum der. Ben korkmam der ama herkes mantığıyla hareket edip duygularının aşkıyla yaşamak ister. İkisini birden umursamayıp körü körüne boşluğa atlamaya cesaret edemez kimse.

Cesur olmayan kimse cesaret edemez güçsüzün arkasında durmaya, korkar haksızlık karşında sesini yükseltmeye, Duygularını dile getirmeye, ağlamaya, gülmeye korkar. Seni Seviyorum demekten korkar. Ben korkuyorum demekten korkar. Hem mantığını, hem de duygularını yaşamaktan korkar.

Cesur olmayan bir insan cesur olamaz.

Sabriye NİŞANCI

Forumdan Yorumlar (10)

  1. Dr.F.Efser GÖKÇEN 15 Temmuz 2011

    Cesaret veya korku insan yaşamının, olmazsa olmazlarından. İnsan olmanın yani aşağıda olmanın gereklerinden birisidir. Neye karşı cesaret, neye karşı korku oluşmaktadır. İnsan kul olmasa cesareti veya korkusu, oluşabilir mi? Cesarette korkuda bir yaratıcıya karşı olabilir. Yaratıcı insanın kendisi olduğunu düşündüğünde, her şeyin kendi başına iradesi olduğunda, cesaret ve korku oluşabilir mi? Elbette hayır. Gelecekte ne olacağı veya geleceği olduğu konusunda bilgisi olan, daha önce geleceği şimdide yaşayan birisinde, geleceğine irade gösteren birisinde, cesaret mi korku mu oluşur? İnsanın cesareti veya korkusu neresindedir. Elbette evvelden beri kul olarak köle olarak yaratılmış birisinin ancak diğer yaratılmışlara karşı korkusu veya cesareti olabilir. Sadece cesaret ve korku bile insanın kul olduğunun, yaratılmış olduğunun çok somut göstergesidir. Geleceği konusunda irade gösterebilen ve bu konuda tereddütleri olmayan birisinin, cesareti de korkusu da olmaz. Sadece iradesi olabilir. Cesarette korkuda, kul olmaktan kaynaklanmaktadır. İrade etmek bir şeyin olmasını temin etmek demektir. İrade asıl olarak yaratıcının elindedir. Yalnız yaratılmışlara verilen iradeden cüzi bir parçadır. Onun işareti de istek ve sevgidir. İstek ve sevgi verilmeye tabidir. Ancak her istek verilmez. Bazısı verilir, bazısı verilemez. Peki, istek ve sevgi neden verilmiştir. Bizatihi yani hiçbir şeyden bağımsız istek ve arzunun olabilmesi, yaratılmışlar için mümkün değildir. Çünkü yaratılmış olmak demek; kul olmanın köle olmanın gereğidir. Biz bu dünyaya kendi istek ve arzumuz ile gelmediğimiz gibi bu dünyadan gidişimizde istek ve arzularımıza tabi değildir. İnsan olarak gelişimiz ve gidişimiz bizim irademize tabi değilse, cesaretimiz neye kime karşı veya korkaklığımız kime karşı olacaktır. Eğer biz kendi irademizi kullanmadan yaratıcımızın iradesi dâhilinde hareket edebilirsek, o zaman sanki bir ölünün elinde hareketsiz duran birisi gibi olmamız gerekir. Yani irade göstermeyen birisinin korku veya cesarette bulunması söz konusu değildir. Korku ve cesaret tanımlarında neden bu kadar durmaktayız. Çünkü bunların hepsi istisnasız yaratıcıya, iman etmeye veya etmemeye bağlıdır. Korku ve cesaretin neye ve niçin olduğu, huzurun ve mutluluğun anahtarı olarak ortaya çıkmaktadır. Yani esasta her şeyin bir sahibi ve irade edeni olduğunu düşündüğünüzde ve sizlere verilenlerin sadece hayal olduğunu belli dönem sonra alınacağını bilindiğinde, aynı kesilip parçalanmış hayvanın öldürülmekten korkmayacağı gibi, bizim cesaret ve istekte bulunmamız mümkün olamayacaktır. Saygılarımla.Dr. F. Efser Gökçen MANYETİK DUNYAMIZwww.manyetikdunyamiz.com Y A S A L U Y A R I "5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu"nun ilgili maddeleri gereğince, özellikle bu yazının hakları saklı olup, telif hakkı içeren bütün içeriği izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz. Fakat; paylaşılacaksa ya da alıntı yapılacaksa www.manyetikdunyamiz.com adresi ile Dr.F.Efser GÖKÇEN'e ait olduğunu belirtir bir dip notuyla hiç bir değişiklik yapılmaksızın yayınlanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

  2. Dr.F.Efser GÖKÇEN 15 Temmuz 2011

    Cesaret veya korku insan yaşamının, olmazsa olmazlarından. İnsan olmanın yani aşağıda olmanın gereklerinden birisidir. Neye karşı cesaret, neye karşı korku oluşmaktadır. İnsan kul olmasa cesareti veya korkusu, oluşabilir mi? Cesarette korkuda bir yaratıcıya karşı olabilir. Yaratıcı insanın kendisi olduğunu düşündüğünde, her şeyin kendi başına iradesi olduğunda, cesaret ve korku oluşabilir mi? Elbette hayır. Gelecekte ne olacağı veya geleceği olduğu konusunda bilgisi olan, daha önce geleceği şimdide yaşayan birisinde, geleceğine irade gösteren birisinde, cesaret mi korku mu oluşur? İnsanın cesareti veya korkusu neresindedir. Elbette evvelden beri kul olarak köle olarak yaratılmış birisinin ancak diğer yaratılmışlara karşı korkusu veya cesareti olabilir. Sadece cesaret ve korku bile insanın kul olduğunun, yaratılmış olduğunun çok somut göstergesidir. Geleceği konusunda irade gösterebilen ve bu konuda tereddütleri olmayan birisinin, cesareti de korkusu da olmaz. Sadece iradesi olabilir. Cesarette korkuda, kul olmaktan kaynaklanmaktadır. İrade etmek bir şeyin olmasını temin etmek demektir. İrade asıl olarak yaratıcının elindedir. Yalnız yaratılmışlara verilen iradeden cüzi bir parçadır. Onun işareti de istek ve sevgidir. İstek ve sevgi verilmeye tabidir. Ancak her istek verilmez. Bazısı verilir, bazısı verilemez. Peki, istek ve sevgi neden verilmiştir. Bizatihi yani hiçbir şeyden bağımsız istek ve arzunun olabilmesi, yaratılmışlar için mümkün değildir. Çünkü yaratılmış olmak demek; kul olmanın köle olmanın gereğidir. Biz bu dünyaya kendi istek ve arzumuz ile gelmediğimiz gibi bu dünyadan gidişimizde istek ve arzularımıza tabi değildir. İnsan olarak gelişimiz ve gidişimiz bizim irademize tabi değilse, cesaretimiz neye kime karşı veya korkaklığımız kime karşı olacaktır. Eğer biz kendi irademizi kullanmadan yaratıcımızın iradesi dâhilinde hareket edebilirsek, o zaman sanki bir ölünün elinde hareketsiz duran birisi gibi olmamız gerekir. Yani irade göstermeyen birisinin korku veya cesarette bulunması söz konusu değildir. Korku ve cesaret tanımlarında neden bu kadar durmaktayız. Çünkü bunların hepsi istisnasız yaratıcıya, iman etmeye veya etmemeye bağlıdır. Korku ve cesaretin neye ve niçin olduğu, huzurun ve mutluluğun anahtarı olarak ortaya çıkmaktadır. Yani esasta her şeyin bir sahibi ve irade edeni olduğunu düşündüğünüzde ve sizlere verilenlerin sadece hayal olduğunu belli dönem sonra alınacağını bilindiğinde, aynı kesilip parçalanmış hayvanın öldürülmekten korkmayacağı gibi, bizim cesaret ve istekte bulunmamız mümkün olamayacaktır. devamı için www.manyetikdunyamiz.com adresine gidiniz..Saygılarımla...Dr.F.Efser GÖKÇEN

  3. YUNUS KARAMAN 08 Şubat 2011

    HZ.Ali(as) diyorki:"CESARETİN ONDA DUKUZUİHTİYAT,ONDA BİRİ KORKMAMAKTIR."Bence çok uygun bir tanımdır.kişilerinçok ihtiyatlı olmaları gerkir.

  4. nurarık 03 Eylül 2009

    bu yazıdan önce cesaretin her alanda korkmadan ilerleyebilmek olduğunu düşünürdüm..ama şimdi farkettim ki cesaret yüzdeli birşey ve kişiy göre değişiyor..bu bakımdan her insan bişeyleri başarmak için programlanmıştır ve o alanda engelleri aşma çabasıdır cesaret.. yani her insan biraz cesurdur.. ben ip atlarken ayşe top oynarken korkusuzdur ya da korkularının üzerine gidebilir işte bu cesarettir ve cesaret kişiye yere zamana göre değişir .. yerine göre her insan cesaretlidir yeter ki kendini ii tanısın. teşekkürler sabriye nişancı

  5. cerenseyma 02 Mayıs 2009

    beLki sizin yazdıklarında doru oLabiLir ama bencede cesart farklıdır "cesaret karanlıkta korkuyu iliklerimizekadar hissetmemize ramen adım atabilmektir.herşeye ramen..." bunu yazan arkadasa daha cok katıLıyorum ben ama sizin yazdıklarınzda biyerde doru

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız