Unutulmayan Aşkım, Rumuz: Gönlümdeki Aşk Yarası


| 20 Nisan 2006 | 0 yorum | 9440 gosterim

Beni gerçekten SEVMİŞ MİYDİ yoksa bana acı çektirmemek için bu yola mı başvurmuştu. Ya da kendisi de çok üzüldüğü içinmi böyle bir şeyde bulunmuştu. Kendi kendime çok sorular soruyorum cevap bulamıyorum.

İyi günler,

Çok sıkıntılı olduğum bir günde insanlığa hizmet veren böylesi güzel bir sitenizi görmek inanın beni çok mutlu etti. Umarım banada yardımcı olabilirsiniz.

40 yaşında bir devlet dairesinde çalışan bayanım. Evli ve 1 çocuk sahibiyim. Bundan 20 yıl öncesi çalıştığım özel bir işyerinde üniversitede okuyan ve aynı zamanda küçük gazete ve dergilerde yazı yazan birisiyle tanıştım. Benden onun yazılarını ücret karşılığı yazmamı istemişti. İlkönceleri yazılarını yazdım. Sonraları ise tahmin ettiğim gibi parasızlık nedeniyle bana artık yazı getirmiyordu. Ama geliş gidişler hergün sürüyordu. Halinden çok büyük sıkıntılar yaşadığı belliydi. Sık sık gelip yanımda oturup sessiz sedasız gidiyordu. Yaklaşık 1,5-2 yıl kadar böyle devam etti. Zamanla tabiiki kendisine karşı hislerim artmaya başladı. Onunda bana sessizliğiyle oturuşuyla benimle konuşurken çekingenliğiyle bende onun bana ilgisi olduğunu tahmin ediyordum. Birgün babasının kendisini evlendirmek istediğini ancak kendisinin böyle bir evlilik istemediğini ancak karşısındaki bayanın kendisine evlenme teklif etmesini beklediğin söyledi. Bende çok sessiz ilk iş yerim sıkılgan biriydim. Bana imalı bir şeyler söylemeye çalıştığını hissettim tir tir titreyerek ama öyle şey olurmu bayanlar söylemezki ilk önce erkekler söyler dedim. O da neden olmasın sevgisi varsa bayanlar da söyleyebilir dedi ve böylece bir zaman daha devam etti. İş yerimdeki arkadaşlarım konuşmaya başladılar bu neden hergün böyle gelip gidiyor böyle senin kısmetlerini de kaçırıyor diye. Sonra bir gün beraber çalıştığımız bir abla kendisiyle konuşmuş bu hareketinin normal olmadığını evlenmek istiyorsa bunu açıkça konuşması gerektiğini ve sonra birlikte geldiler. Bana sende biliyorsun zaten kabul ediyorsan bu iş olsun bitsin dedi bende bunu bekliyordum zaten evet dedim. Bu olaydan sonra bir iki kez daha görüştük. Bana çiçek getirdi, başka bir ilde olan ailesinin yanına beni istemeye gelmek üzere görüşmeye gideceğini söyledi ve ayrıldı. Aradan 1 hafta geçti hiç bir haber yoktu. Çok merak ediyordum. Bir gün mektubu geldi bana ailesinin durumunun kötü olduğunu dağıldığını yazıyordu. Ve bir paragrafında hiç unutmuyorum şöyle yazıyordu.

"Seni bırakmıyorum, kaçmıyorum, terketmiyorum, ama benim durum ve şartlarım beni buna mecbur ediyor, sen kendine iyi bir gelecek vaat eden, zengin birisini bul" diyordu. Bu sözlerinden beni istediğini ancak ailevi nedenlerden dolayı kaçmak durumunda olduğunu anlamıştım. Ertesi gün ise vedalaşmaya geldi ve gitti. O gün kendisine bir şey diyemedim. Olsun ben herşeye rağmen yaparım diyebildim. Başka birşey konuşamamıştım. Günlerim hep üzüntü ve ıstırapla geçiyordu. Birgün Sorbonn üniversitesinden bana mektubu geldi şaşırmıştım orada yüksek tahsilin yaptığını ama herşeyin anglo-sakson olduğunu oralara alışamadığını zor yapabileceğini yazıyordu. Maddi durumları iyi değildi ama annesi tarlalarını satarak onu oralara gönderdiğini yazıyordu. Ben bu olaydan sonra 2 kez kendisine mektup yazmış onu çok sevdiğimi herşeye katlanabileceğimi beni bırakmamasını yazmıştım. Sonra hiçbir haber çıkmadı. Birgün kendisini rüyamda gördüm Türkiyede idi. Ertesi günü okuduğu okulu arayarak nerede olduğu konusunda bilgi aldım bölüm birincisi olduğu için herkes tanıyordu. bana özel bir okulda öğretmenlik yaptığını söylediler 118′den telefon numarasını aldım ve kendisini aradım. Beni karşısında görünce çok şaşırdı. Beni nasıl buldun dedi. Bende rüyamda gördüğünü söyledim. "Beni bunca zaman sonra neden yaralıyorsun" diye bağırdı bende onun bu tutumu karşısında çok üzüldüm benimde perişan olduğumu söyleyerek ve istenilmediğimi düşünerek büyük bir kırgınlıkla telefonu yüzüne kapattım. aradan 3-4 hafta geçmiştiki onun bu hareketiyle unuttuğumu sanarak beni istemeye gelen birisinin evlenme teklifini kabul ettim benden 11 yaş büyüktü. Evlendiğim insanlada çok büyük anlaşmazlıklar yaşadım bir kaç kez ayrılmaya kalktım. Zorlu bir çocuğum oldu. aradan 20 yıl geçti çok şükür 1-2 senedir biraz daha iyi anlaşıyoruz.

Eski sevgilim arada bir aklıma hep geliyordu. Onu hiç unutmamıştım. ancak bundan 7-8 yıl öncesi onu bir televizyon haber programında bazı itiraflarda bulunurken gördüm. Siyasi bir yanıda varmış bunu bilmiyordum. çünkü onunla çok şeyler konuşmamıştık sadece sessiz kalarak hislerimizi anlatmıştık. orada bazı çetelerin devletle olan işbirliğine tanıklık ettiğini söylüyordu. Bu duruma çok şaşırdım çünkü çok tehlikeliyde öldürülme tehlikesi bile vardı ertesi haftaya sunucu kendisine bir daha ulaşılamadığını, bulunamadığın söylüyordu. Çok korkmuştum acaba başına birşey mi gelmişti. Geçen senelerde bir gün gazetelerde onun yazılarına rastladım. oralarda 3 kızının olduğu da yazıyordu. anılarıyla ilgili bir de kitap yazmış ve telefon numarasıda bulunuyordu. çok merak etmiştim 1 yıl aramaya çekindim ama hep merak ettim. Yakınlarda bir gün cesaret edip aradım. Eski adım ve soyadımla beni tanıdınmı dedim. ama beni tanımadı bu isim bana hiç yabancı gelmiyor dedi. Sonra 20 yıl öncesi ve eski işyerimin adını söyleyince bir ahhhhhhhhh çekti ve şöyle dedi. Öyle bir ah edip gittinki o günden bu yana bir oyana bir buyana hep savrulup durdum. Kitabımı okudunmu dedi. Hayır bende onu okumak için seni aradım bana gönderebilirmisin dedim. Tabiiki hemen göndereyim kitabımı okuda belki ahını benden alırsın dedi. Bana haksızlık yaptığını benim aramamdan çok etkilendiğini yazıyordu. Bende kendisine çok etkilendiğimi ve heyecanlı olduğumu söyledim iyi günler deyip kapattım. Sonra kitabı geldiğinde okudum. Gerçekten de büyük sıkıntılar yaşamış başından iki evlilik geçmişti. İlk eşinden 2 çocuğu, ikinci eşinden de 1 çocuğu olmuş ve çocuklarından ayrılışının acılarını anlatıyordu. Bu yaşadıklarına en büyük nedeninde işsizlik olduğunu ve bu nedenle büyük sıkıntılar yaşayarak eşiyle tartışmaya girdiklerini söylüyor. aslında eşinede hak verdiği yanlar oluyordu. Çünkü kendi branşında öğretmenlik yapamadığı için kaçak olarak bazı dersane ve özel okullarda öğretmenlik yapmış ve sık sık işinden olmuş bu da evliliğini etkilemişti. Kitabını sonunda ise nihayet severek evlendiği birisiyle mutluluğu yakaladığını ancak hala içinde sızım sızım kanayan bir şeylerin olduğunu yazıyordu.

Sonra beni aradı okudunmu diye okudum dedim Nasılsın dedi. ağlamaklı bir sesle okurken bazen çok kızdığımı bazen çok üzüldüğümü çok karışık duygular içinde olduğunu söyledim. bana gerçekten çok acılar çektiğini söylüyor ve ihtiyacımın olduğunda her zaman buradayım demişti. Neyse ki 2 gün sonra ben onun sesini duyduktan sonra çok sarsılmıştım. Her çeşit duyguları yaşıyor ve onu özlediğimi hissediyordum. Kendisini aradım ancak ağlamaktan önceleri konuşamadım sonra neden ağladığımı ısrarla heyecanlı bir şekilde sordu. Bende kendisine sesini duyduğumdan itibaren kendisini unutamadığımı çok acı çektiğimi söylediğimde bana şöyle dedi. "Bunun için beni arayacaksan bir daha arama" çok incinmiştim onun bu haliyle zaten bir daha asla aramayacağımı ama neden bana bunu bağırarak söylediğimde çok yalnızdım. kimsesizdim, güçsüzdüm, sığınacak bir yer arıyordum dedi. ve bende büyük bir kızgınlıkla ben sonsuza kadar bunu kendim yaşarım hoşçakal deyip kapattım. Sonra o beni aradı konuşacak halim yoktu. Telefonu sürekli kapattım. Sonra mesaj göndermiş şöyle yazıyordu. Kendini topla. ailene SARIL, mantıksız olma, KARDEŞİMSİN, mutluluklar. bu sözleri beni çok yıprattı. Kendimi aşağılanmış evli bir insan olarak aşk dilenen veya yuva bozmak isteyen ama bunu kabul etmeyen birisi olarak düşünüyorum. Kendimi çok aşağılanmış hissediyorum. Ama niyetim bu değildi. Sadece ondan gerçekleri öğrenmek ve teselli bulmaktı. bir hafta sonra kendisine arama demesine rağmen mesaj gönderdim. "Hislerimizin ortak olduğunu sanmıştım. O günlerde destek olmak ve ayrılmak istememiştim. Hata yaptım yaralıydım, şuursuzdum, üzgünüm. Kendimi toplamaya çalışıyorum. hatan yok. acılarla yanlışlıklar yapılabiliyormuş. Mutluluğun için duacıyım" diye o günden bu yana beni aramasını özür dileyip nasıl olduğumu sormasını bekledim ama aramadı. Niyetim onunla bir ilişki devam ettirmek değil ama bayramlarda, seyranlarda da olsa bir merhaba deyip birmizimize hal hatır sormaktı. yaklaşık 3 hafta oldu çok kötüyüm delirecek gibi oluyorum. Ne olur bana yardımcı olun. Biliyorum hiç bir erkek için değmez ama ondan böyle bir hareket hiç beklemiyordum. Midem ağrıyor, dudaklarımda uçuklar çıktı kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Toplanmaya çalışıyorum ama olmuyor.

Benim sizden ricam olayları okudunuz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz. Yani beni gerçekten SEVMİŞ MİYDİ yoksa bana acı çektirmemek için bu yola mı başvurmuştu. Beni kırarak belki unutmam daha kolay olabilirdi. Ya da kendisi de çok üzüldüğü içinmi böyle bir şeyde bulunmuştu. Kendi kendime çok sorular soruyorum cevap bulamıyorum. Bana ancak siz değerli aydınlarımızdan bir yardım gelebilir başka yerlerden beklemiyorum. çalışmalarınızda başarılar diler vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla

Sevgili okurum,

Hikayeniz insanın yüreğini sızlatıyor ama bir o kadarda yaşamı yansıtıyor. Üzerinden 20 uzun yıl geçmiş olmasına rağmen zihnimiz cevap bulamadığı soruların peşinden gider ve eninde sonunda da sorularına öyle yada böyle cevaplar alır. Nitekim sizde onca zamandan sonra sevdiğiniz kişi hakkında bir sürü bilgi edinmişsiniz. Oysaki olaylar geçmiş ve BİTMİŞ. Siz “şimdi ve burada “ yaşantınızı devam ettirirken zihniniz geçmişte kalmış ve hatta geçmişin hayalleride geçmişe gömülmüş ama hala hayal olarak zihninizin bir yerlerinde kaldığı içinde 20 yıl sonra sevdiğiniz o kişiden aldığınız yanıtlar sizi umduğunuzdan daha büyük hayal kırıklıklarına uğratmaktadır.

Önceki yıllara bakıldığında bana göre belki sosyal belki ekonomik statü farklılıkları nedeniyle sevdiğiniz kişinin ailesi tarafından istenmemişsiniz ki oda onlara karşı koyacak güce sahip bir yaşta ve statüde olmadığı için onlara boyun eğmiş ve yaşamını devam ettirmiş. Şüphesiz sizinle ilgili onunda yüreğinde izler var, sevdanız var ama geçen süreçte herşey gibi oda değişmiş. Sizinle tekrar karşılaşmak onu motive etmiş, belki de geçmişin yükünü atmak anlamında, bir tür özür anlamında fırsat olarak görmüş ama onun için geçmiş BİTMİŞ. Yeni bir düzeni, bir hayatı , sevdiği bir eşi var ve o bunları değiştirmek niyetinde olmadığı için size “KADEŞIM “ ifadesini kullanmış. O yüzden size göre o denli acımasız olabiliyor ama artık onun baktığı pencere sizinkiyle aynı değil. Sizse geçmişe takılı kaldığınız için yaşam size taşınması zor bir yük olarak geliyor ama farkedinki sizinde gerçekte baktığınız pencere artık geçmişteki o pencere değil.. Şimdi ve burada gördüğünüz tepkileri zihniniz geçmiş anılarıyla eşleştiriyor ve hayal edilen gerçekler olmayıncada büyük bir şok ile hayal kırıklığı yaşıyorsunuz.

Bana göre yapmanız gereken zihninizi geçmişten bu ana almanız. Şu anda o sizin hayatınızda yok. Olması imkanıda yok. O halde onunla ilgili hayal kurmanızada imkan yok. Onu zihninizde bir televizyon ekranının içine koyun ve biten bir filmin son sahnesini görür gibi zihninizde televizyonu kapayın ve ekranın karardığını imgeleyin.

Ancak onu düşüncelerinizden çıkardığınız zaman ruh halinizde değişim olur. Şimdi ve burada anda elinizde olanlara bakın ve onlara sarılın. Oda sizden bunu yapmanızı istiyor. Belkide size karşı olan zaafından ötürüde artık sizi kardeşi olarak kabul etmiş ve düzenini değiştirmek niyetinde olmadığı içinde sizinde bunu böyle kabul etmenizi talep ediyor. Aksi halde kurulmuş düzenlerin bozulması tehlikesi sözkonusuki bunu eminimki her iki tarafta istememektedir.

Sevgili okurum, geçmiş geçmişte kalmıştır bize kalan ise hayat tecrübeleri..Biz şimdide ve anda mevcuduz. Geçmiş ise zihnimizde bir illizyondan ibaret .. Hiç bir erkek için değmez sözünüze katılmıyorum. Sonuçta insanız ve birbirimiz için varız. Ve ancak bu sayede büyüyebiliriz.

Size bundan sonraki yaşamınızda mutluluklar dilerim

Sevgiyle kalın

Rüya

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız