Özgürlük İnsanın İçinde Başlayan Bir Yolculuktur.


| 14 Mart 2006 | 0 yorum | 3781 gosterim

Giderdi gitmesine ama gidemiyordu işte.! Tutundukları, bırakmıyordu onu ..Kendini özgür sanıyordu, her şeyi yapabileceğini sanıyordu ama gördüki özgürlük bu değildi. Özgürlük insanın içinde başlayan bir yolculuktu.


Bunaldığı zamanlardan birinde ne yapacağımı bilmezken bir şairin dizeleri geldi aklına

“Günolur alır başımı giderim”… Özgürdü, para onun için hiçmi hiç sorun olmamıştı, sağlıklıydı ve gidebilirdi… Yepyeni bir hayata başlayabilir belkide bu güne kadar yakalayamadığı mutluluğu yakalayabilirdi. İyi fikir gibi gelmişti düşündükleri… Nereden başlamalıydı? Yaşadığı şehrimi terketmeliydi yoksa kendinimi değiştirecekti?

İlerleyen yaşıyla beraber büyüttüğü alışkanlıklarını düşündü… Onlar artık hayatının bir parçası haline gelmiş vazgeçilmezleriydi. Farketsede yapıyordu farketmesede. Artık bazılarından kurtulmanın zamanı gelmişti. Bazıları diye düşündü ona ait olmayanlar yada zamanla ona ait olmadığını düşündükleri… Onlarla olamıyordu artık. Ne varki alışkanlıklarıyla otomatik çalışan bir robot gibi gibiydi istemsiz çalışan.

Ya içinden yada dışından başlamalıydı alışkanlıklarından kurtulmaya..Dışı değiştirmek daha kolay gibi geldi içinden. Saçları, giyimi, seçtiği renkler… Saçlardan başlamaya karar verdi. Bu değişim onu yepyeni biri yapacaktı, mutlu olacaktı. Bir tür motivasyondu ama birden içinin sıkıştığını hissetti. Ya istediği gibi bir renk olmazsa, ya yeni renk ona yakışmazsa, ya beğenilmezse… Beğenilmek ne kadar önemliydi? Farkettiki önemliydi. Vazgeçti. Saçların rengini değiştirmeye hazır değildi. Beğenilme tutkusu onu bu değişim için tutmuştu.

Giysilerini ve dolayısıyla dış görünümünü değiştirebilirdi. Kendisini hep klasik bulurdu. Bazen modern olmaya çalışır ama yine kendisini klasik giysiler içinde bulurdu. Bir türlü cesaret edememişti bu değişikliği yapmaya ama bu kez kararlıydı. Alış verişe çıktı, yanları cepli modern bir pantalon satın aldı. Oldukça şıktı. Üstünü bir tshirt ile tamamladı. Bir müddet bekledikten sonra onları giymeyi denedi. Giydi giymesine ama kendini hiçde rahat hissetmedi içinde. Modernlik ona göre değildi sanki. Ne hissettiğini düşündü, niye kendini rahat hissetmemişti o giysilerin içinde… Tanıdık bir duyguyu farketti. Beğenilme tutkusu. Yine o duygu sarmıştı benliğini. Beğenilme duygusu kendi arzularını önündeydi. Yine aynı duygu tutmuştu onu..

Belki işini bırakmalıydı yada değiştirmeliydi. Bunu düşünmek bile içini ürpertti bir an. Ya aynı imkanlarla benzer bir iş bulamazsa, ya işsiz kalırsa, başkalarına muhtaç olursa, onun için ne düşünürlerdi. Korkular hemen içini kaplayıverdi tahmin bile edemiyeceği bir hızla…Bu kezde korku duygusu tutmuştu onu değişimi istesede.

Sevgilisiylede ilişkileri pek yolunda gitmiyordu hatta bitti denecek boyutlara gelmişti. Uzun yıllara dayalı beraberlikleri de alışkanlıklara yenik düşmüş ve artık anlamlar yitirilmeye başlamıştı. Şüphesiz sevgi vardı ama artık heyecan ve arzu kalmamış, paylaşımda bitmişti… Bu ilişki bitmeden hiç bir yere gidemezdi. Cesaretini toplamalı ve söylemeliydi. Bu kez vicdanı ile başbaşaydı. Kimseyi incitmek istemediği için bu sorunu nasıl çözeceğini de bilemiyordu. Bu kez de onu vicdanı, değer yargıları tutmuştu.

Ailesini düşündü, yaşları bir hayli ilerlemiş anne ve babası geldi aklına… Ne mümkündü onları bırakıp gitmek… Sevgisi, özlemleri dillendi içinde daha ayrılmadan… İçi elvermedi, yapamazdı, onları bırakamazdı… Bu kez de aile bağları tutmuştu onu.

Giderdi gitmesine ama gidemiyordu işte! Tutundukları, bırakmıyordu onu… Kendini özgür sanıyordu, her şeyi yapabileceğini sanıyordu ama gördü ki özgürlük bu değildi. Özgürlük insanın içinde başlayan bir yolculuktu. Önce içindeki yolculuğa çıkması gerekmekteydi. Kendini bulma yolculuğu….. Zihnindeki illizyon tutsaklığından kurtulmalıydı. Tutundukları zihnindeydi. Onları bırakmadıkça, algılarını değiştirmedikçe, yaşamının sorumluluğunu almadıkça, gerçekten ne istediğini bilmedikçe özgürlük bir hayal olmaktan öteye gidecek bir şey değildi. İçimizde özgürlük olmadan dışımızda özgür olabilmemiz mümkün değildir.

Şairin dizelerini tekrar mırıldandı ama bu kez niye yapamadığını hiç değilse biliyordu ve biliyorduki içinde özgürleşmeden nereye giderse gitsin tutundukları da onunla gidecek ve mutlu olamayacaktı. Tutunduklarından kurtulmak için önce kendini tanıma yolculuğuna çıkmağa karar verdi.. İlk adımı kendiyle yüzleşerek atmıştı.

Sevgiyle kalın

Rüya Yüksel
12.03.2006

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız