Olan olmakta dostum , sen telaş etme !


| 12 Eylül 2007 | 0 yorum | 4018 gosterim

Neyi değiştirmeye çalıştığımızı farketmezsek kendi dünyamızda neleri yarattığımızı da farkedemeyiz.


İki arkadaş birlikte planladıkları seyahatleri için hazırlık yapmaktaydılar. Bu seyahat birlikte ilk yurt dışı denemeleri olacaktı. Herikiside oldukça heyecanlı olmalarına rağmen içlerinden biri bu durumu içine sindirmiş gibi görünürken diğeri adeta kabına sığamıyordu. Sürekli yapılan planı tekrar tekrar gözden geçiriyor, düşünüyor, her türlü detayı kaçırmamak için notlar alıyor, oradan oraya koşturup duruyordu. Her ikisi içinde hazırlık aynı olmasına rağmen biri ne kadar sakinse diğeri o kadar telaşlıydı.

Telaşlı olan sakin olanı anlamakta güçlük çekiyordu. Sanki bir aksilik olacak ve gidemiyeceklerdi. Bu nedenle sürekli bir şeyler yapmak ihtiyacındaydı. Her şeyi takip etmek, kontrol etmek arzusuna bir türlü dur diyemiyordu. Sanki o olmazsa bir şeylerde yolunda gitmeyecekti, seyahat gerçekleşemiyecekti. Hele hele bir aksilik olurda eğer gidemezlerse ki bu düşünce içinde olmak bile onu daha da telaşlandırıyordu.

Nihayet seyahat günü geldi çattı. Havalanına geldiler, bilet kontrollerinden ve bavullarını teslim ettikten sonra iki arkadaş artık havaalanında bekleme salonunda uçağa alınmak üzere hazırdılar. İçlerinden sakin olanı büyük bir huzur ve dinginlik içinde elinde küçük bir çanta ile beklemekteydi. Diğerinde ise telaş ve heyecan hala devam etmekteydi.Onun ayaklarının dibinde ise bir kaç çanta içleri dolu bulunmaktaydı. Devamlı saatine bakıyor ve bir ayağıda sürekli hareket halindeydi. İçinde dinmek bilmeyen fırtına devam etmekteydi.

Anons yapıldı, artık uçağa almaya başlamışlardı. Koltuklarına oturdular ve emniyet kemerlerine taktılar . Evet artık uçuşa geçebilirlerdi ….. sakin olan keyif içindeyken telaşlı olan derin bir “oh” çektikten sonra başının ağırdığından şikayet ederken , uçakta olduklarına inanamadığınıda ifade etti.

Uçak havalandığında iki arkadaş sohbete başlamışlardı. Sakin olan telaşlı olan’a;

– Olan olmakta dostum, sen telaş etme dedi..

Arkadaşı yine telaş içinde cevapladı.

– Bunu nasıl söyleyebiliyorsun? Görmüyormusun takip etmezsen hiç bir şey yolunda gitmiyorki ..!!

– Hayır dostum sen öyle zannediyorsun. Aslında her şey olması gerektiği zaman ve olması gerektiği kadar olmakta zaten.. Sen olana karşı direniş içindesin ve olmakta olanı kontrol etmek azusundasın. Seni yoran ve telaşlandıran kısım burası.

– Ne yapacağım yani elimi kolumu bağlayıp oturacakmıyım ?

– Ben böyle bir şey söylemedim. Sen sadece yapman gerekeni yapacaksın o kadar. Gerisi kendiliğinden gelir zaten.

– Çok genişsin sen çok geniş olmaz öyle şey !!!

– Bak dostum , akmakta olan bir nehir düşün . Nehir kendi yatağında yıllardır akmakta değilmi ? O nehrin akmasına dışardan bir müdahale varmı ? Yatağı belli, akış süresi belli, gideceği yer belli.. Sense o nehrin içinde bir kayıktasın ve zaten akmakta olan nehrin içinde telaş içinde kürek çekmektesin. Sen kayığı durdurmadığın ve içinden inmediğin süre içinde o kendi hızında akışına devam edecektir. Sen kürek çeksende çekmesende o nehir aynı hızla akacak. Yani sen kürek çekerek nehrin akış hızını değiştiremezsin !. Sen sadece bindiğin kayığın hareketine etkili olabilirsin. Oda nehrin içinde ne yaptığınla ilgili gösterdiğin çabadır. Gerçek hayattında ise bu çabaların telaşların ve endişelerin oluyor sadece…

Bense akış hızını değiştiremediğim nehrin içinde kendimi akışa bırakmış vaziyetteyim , Senden farkım çaba içinde olmamam, yapmam gerekeni yapıp , olana karşı teslimiyet göstermem. Hepsi bu.. Çünkü nehir zaten akmakta. Ben onun hızını kontrol edememki. Sense nehri kontrol edebileceğini düşünüyor olmalısınki bunca telaşının anlamı olsun.

Oysaki sen bunca çabayı sarfederken neler kaçırıyorsun bir bilebilsen ? Nehrin etrafındaki güzellikleri göremiyorsun, gökyüzünü göremiyorsun ? Yaşadıklarının farkına varamıyorsun. Yaşamdan keyif alacağına endişe ve telaş içinde geçiriyorsun anlarını… Kontrol isteğinle kendini soktuğun negatif algılarınla da daha çok çaba sarfetmek ihtiyacına giriyorsun. Bu durumda senin başka bir yığın olumsuzluğu algılamana ve yaşamına çekmene neden oluyor…Yaşadığın her bir olumsuz olayda aslında sana kendinde yarattığın olumsuzluğunun nafile çabalarından kaynaklandığını göstermekte.. Yani farkında olmadan bir döngünün içine girmiş oluyorsun eğer olanı göremezsen ve kendini akışa bırakamazsan.

– Peki ama yaşadığım gerçekler ?

– Onları kendinin yarattığını hala farketmedinmi dostum ? Olan olmakta zaten , yaşadığın olumsuzluklar senin yarattıkların sadece. Çünkü sen düşüncelerinle onları yaşamayı seçiyorsun. Seçimlerde, sonuçlarda senin, Kendinden sorumlusun yani….

Sohbet sona erdiğinde inecekleri havalimanına gelmişlerdi. Arkadaşının sözleri kafasını iyice karıştırmıştı. Bir an ne yapması gerektiğini bilemediysede yeni farkındalığıyla hiç değilse biraz daha sakindi. Bavullarının geldiği bölüme gelmişlerdiki bavulunun bir önceki aktarma limanında kaldığı gerçeği ile karşı karşıya olduğunu gördü. Olumsuzluğun nasıl bir olumsuzluk yarattığının artık farkındaydı.

Evet dostlar olan olmakta….. Neyi değiştirmeye çalıştığımızı farketmezsek kendi dünyamızda neleri yarattığımızı da farkedemeyiz.

Sevgiyle

Rüya Yüksel

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız