Ne hissettiğimizi ne kadar biliyoruz ?


| 16 Ağustos 2006 | 0 yorum | 3398 gosterim

Duygularımızın farkında değilsek ve olaylar karşısında ne hissettiğimizi farkedemiyorsak ve sürekli bir etki tepki oyununun içinde kayboluyorsak asla kendi kararlarımızı veremeyiz ve hissettiklerimizden emin olamayız.


Gerçek sevgi o zaman yürekte hissedilebilir ve aşk olur.

Onunla olmak hoşuma gidiyor, seviyorum galiba dedi arkadaşına,, Aşk, sevgi, cinsellik üzerine hem cinsiyle konuşmak kolaydı. Öyle ya o da onu anlardı, dinlerdi, fikir verirdi. Hiç değilse özgürce paylaşıyordu duygularını. Tam yüreğinden geldiğince, yalansız, dolansız, birşeyler ima etmeye çalışmadan, olduğu gibi., bazende yansıtma yaparak …

Ama olan öylemiydi ? İnsan önce zihninde yaratıyor olanı.. O hayalin içinde korkular , arzular var, direnişler , zaaflar var, değer yargıları , beklentiler var ve daha başka bir sürü şey… Kişiye göre değişen bir sürü ayrıntı ve hepsinin içinde gizlenen ve en derinlerden gelen sevilmek isteği…İnsan gerçekten sevgiyi hissedebildiğinde , yüreğinde duyumsayabildiğinde gerçekten yaşadığını ve varolabildiğini farkedebiliyor. İşte o zaman detaylar, şekiller, madde anlamını yitiriyor ve sadece varoluş kalıyor.

Arkadaşına yaşadığı ilişkiye dair örnekler vermeye devam ediyordu. Her bir davranıştan anlam çıkarmaya çalışarak yada kendi algılarını ifade ederek konuşmasını sürdürmekteydiki akradaşının sorusuyla irkildi ? ..

“ Olayları anladımda sen ne hissediyorsun bu davranışın karşısında. ? Tepkilerini neye göre veriyorsun ? Aranızdaki yaşananların gerçek nedeni ne ? ”

Birden arkadaşının onu anlamadığını zannederek olaylar dizisini yine tüm detayları ile tekrar anlatmaya devam etti. İfadelerinde yaşadıklarında kendini haklı çıkartacak yada incinmesine engel olacak açıklamalarla doluydu. Başına bu ilişkide her ne geldiyse tek sebep karşısındakinin davranışlarıydı. Kendi davranışlarının şeklini sevgilisinin ona karşı olan davranışları şekillendiriyordu. Neredeyse kendi kararları hiç yok gibiydi ve sürekli etkileşimle tepki halindeydi. Arkadaşı onu tekrar dinledikten sonra yine aynı soruyu sordu.

“ Sen ne hissediyorsun ? ”

İkinci kez tekrarlanan soru karşısında dondu kaldı ? Sanki cevabını hiç bilmediği bir soru ile karşı karşıyaydı .

“ Seviyorum galiba “ dedi yeniden. Arkadaşı üstüne giderek ;

“ onu anladım, bana duygularından sözedermisin lütfen , Tüm bu yaşananlar sende hangi duyguları uyandırıyor. ?

“ Kendimi iyi hissediyorum , bana değer veriyor, hoş vakit geçiriyoruz. ” diye yanıtladı,

“ Ama galiba sevdiğinden çok emin değilsin ? doğrumu anlıyorum ?”

“ Evet bazen öyle davranıyorki , beni sevdiğinden şüphe duyuyorum . O zamanlarda tereddüte düşüyorum. O nedenle galiba dedim, yoksa seviyorum tabi. İyi bir insan. Bana değer veriyor.”.

Yine duygular yoktu cevabında, Sadece yaşananlar ve onların arasından bu ilişkiyi ayakta tutmayı sağlayan bir kaç değer sözcüğü, hepsi buydu…

Bizlerde ilişkilerimizde aynı şeyleri yapmıyormuyuz ? Birlikte olduğumuz kişiye ne kadar yakınlaşabiliyoruz. Kendimizi ne kadar gerçek yüzümüzle ortaya koyabiliyoruz? Yada davranışlarımızın çoğunun altında bir ima yada ikincil bir kazanç yokmu. ? Beklentilerimizin karşılık bulması için farklı davranıp, kendimizi farklı ifade etmiyormuyuz.? Ya da sırf ilişkiyi sürdürmek adına , yanlız kalmamak adına, belki maddiyat adına, şekilcilik adına kendimizi kandırmıyormuyuz.? Kendimizi kandırdığımızı bizden başkası bilemez. ! . O gerçek sadece olanla bizim aramızdadır. O nedenle davranışlarımızda ilk önce kendimize karşı sorumluyuz. Kendimize karşı ne kadar dürüstüz.? Zihnimizde yarattıklarımızla olan arasındaki farkı farkedebildiğimizde kendi zaaflarımızla yüzleşebiliyormuyuz ?

Olan olması gerektiği gibi gelişir ve bizlerin düşüncelerimiz onu şekillendirir. Biz gerçekten duygularımızın farkında değilsek ve olaylar karşısında ne hissettiğimizi farkedemiyorsak ve sürekli bir etki tepki oyununun içinde kayboluyorsak asla kendi kararlarımızı veremeyiz ve hissettiklerimizden emin olamayız. Sevdiğimizin bile farkında olamayız. Gerçek mutluluk doğallıktan, dürüstlükten ve kendi olabilmekten geçer. Gerçek sevgi o zaman yürekte hissedilebilir ve aşk olur.

Sevgiyle kalın

Rüya Yüksel
16.08.2006

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız