Kaybolan sevgi


| 11 Temmuz 2005 | 0 yorum | 4308 gosterim

Ve sevgili insan bir farkedebilse ki savaşırken sevişilemiyeceğini, birliğin gücünü ve gizemini.


Akın akın ilerliyordu insanlar, kimilerinin omuzları düşmüş, kimileri aç, kimileri susuz, çocuk, yaşlı, kadın. Ara sıra da gençlere raslıyorduk eli kolu sargılı, yardıma muhtaç… Ama hepsi kararlıydı yollarında, bulundukları yeri terkedeceklerdi.

Toz bulutunun ardında kaybolan bir grup insandı ilerleyen. Peki nereye giderlerdi? Niye giderlerdi? Kim git demişti onlara böyle perişan, böyle kırgın… Evet bunun adı savaştı… Sen – ben savaşıydı, biz – siz savaşıydı. Hep bir ayrılık, hep karşı taraf vardı. Senin toprakların, benim topraklarım, haklı haksız. Kazanmak, kaybetmek. Neydi paylaşılamayan, kimindi terkedilen yerler…(Sen ), ( ben ), peki ( bize ) ne olmuştu… Nereye saklanmıştı biz olmak. Bu kadar zor muydu bir olabilmek?

İşte insanlık dramı sen – ben ayrımı ile başladı. Senin – benim kavramlarıyla savaş eylemlerine dönüştü. Sahip olmak, elde etmek derken adı kazanmak oldu eylemlerin. Yok edercesine savaştı insanlar, önce kendilerini sonra ülkelerini ve şimdi dünyayı yok etmeye çalışmaktalar.

Bu mücadelenin içinde kaybolan bir başka duygu daha vardı ki onun adı sevgiydi. Sen – ben ayrım kaosunda sevgi unutulmuştu. Öyle ya nasıl ifade bulacaktı öfkenin, korkunun, şiddetin olduğu yerde sevgi.. Kaybolmuştu işte..

Oysa biz olabilsek, senin benim yerine bizim diyebilsek, hep bir olabilsek… ve insan bir farkedebilse ki sevgi; birlik ve bütünlüğün içinde gizlidir ve paylaşımla akmaya başlar. Öylesine akar, öylesi doyumlar yaşatır ki insan, adeta aşkı yaşar ve biz olmaktan alıkoyamaz kendini..

Ve sevgili insan bir farkedebilse ki savaşırken sevişilemiyeceğini, birliğin gücünü ve gizemini. İşte o zaman yepyeni bir dünyamız olacaktır sevgi ve barış dolu…

Sevgiyle kalın
Rüya

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız