Hataları Farkedebilmek


| 28 Temmuz 2005 | 0 yorum | 4024 gosterim

Yaşam bazen acımasız olabiliyor, ne mutlu hatalarını farkedene…


Sıcak bir yaz günü bir ağacın altında etrafı izlemekteydi Gülüm. Ağacın altında sandalyede oturmaktaydı. Ona bu sandalyeyi hemen önündeki küçük binadan bir bey vermişti. Binanın tam karşısında da bir başka büyük bina bulunmaktaydı. Bu büyük binanın önünde iki asker ellerinde silahları volta atmaktaydılar. Kapısının üzerinde büyük bir yazı vardı, BURHANİYE C TİPİ CEZAEVİ.

Derken içerden megafondan bir ses duyuldu, ziyaret saati. Gülüm’ün yanındaki iki kişi elinde torbası kapıya yöneldiler, isimlerini kaydettirdiler, kapıdan geçtiler, arandılar ve bir başka kapının ardında kayboldular. Gülüm ziyaretçi kişinin akrabası olmadığı için onu içeri almadılar. Ticari bir dava sonucunda bir tanıdığı kısa süreli hüküm giymişti.

O sırada minik bir kız çocuğunun şen kahkaha dolu sesi geldi uzaktan. Bu ses küçük kulübedeki adamı dışarı çıkardı. Çocuk kucağında yanlarında bir kadınla geri geldi. Gülüm kadınla göz göze geldi, gözlerinde senin içerde kimin var gibiydi daha sormadan

“oğlum” dedi. “16 yaşında yakında tahliye olacak.”
“Neden içerdeydi? ne suç işlemişti? “
“Namus davası dedi.”
“Nasıl yani?”
“Bana sataşan birini vurmasını istedim de” dedi kadın.
“Eeeeeeeee…?”
“Öldürdü işte” dedi, “şimdi içerde…”
“Ya sen?” dedi Gülüm
“Ben de 2,5 yıl yattım azmettirmekten, ha bu kız da orada büyüdü…”

Sohbet konusu sanki güncel bir konuymuş gibi sürüyordu Gülüm’ün hayretli bakışları arasında. Özgürlükleri namus kavramlarına sıkışmıştı, töreler gereği başka da çözüm yoktu. Konuşmak, anlaşmak vs çözümleri ağzına bile almadı kadın, yine olsa yine yaparım diyordu.

Gülüm’ün dili tutulmuştu adeta, soru soramaz olmuştu. O sırada küçük kulübedeki adam elinde bir bardak çay ile geldi. Al abla susamışsındır… ve devam etti.

“Çok şaştın değilmi?” dedi. “Suç işlendikçe yenisini işlemek kolay hale gelir ve bazen yanlışlar yapa yapa insan yanlışları doğru sanır. Ben burada iki yıldır çay ocağı işletmekteyim. Şimdi diyeceksinki niye burada? Niye biliyormusun abla bir daha hataya düşmemek için… Bende uzun yıllar hüküm giydim. Girdim, çıktım, affa uğradım, yine girdim. Ömrümü bu duvarların arkasında çürüttüm. Şimdi ise tam hapishanenin karşısında bu çay ocağını açtım ki bana ibret olsun, bakıp bakıp o günlerimi hatırlayayım da bir daha hataya düşmemeyim diye! İnsan her zaman hayat derslerini kolay alamıyor abla… Ama anladımki özgürlük güzel şeymiş, hayat güzelmiş be abla.”

Gülüm şevkatle baktı bu yüreği güzel insana…Yaşam bazen acımasız olabiliyor , ne mutlu hatalarını farkedene……

Sevgiyle kalın
Rüya

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız