Günahlarımla sevaplarımla aldım başımı gidiyorum…..


| 23 Mayıs 2007 | 0 yorum | 4405 gosterim

“Yaşam benim yaşamım … Aldım başımı gidiyorum , “anda”, sevdalarımla, coşkularımla, mutlulukla, aşkla…” Evet yaşam sizin yaşamınız,, siz nasıl yaşamak istersiniz? Seçim sizin..


Ne yaptımsa yaptım, ne yaşadımsa yaşadım. Hepsi benim değilmi ? Yaşadıklarım ve yaptıklarım için kimseye karşı sorumlu değilim kendim hariç !. Ben olsa olsa ancak kendime karşı sorumlu olabilirim. Değilmiki kararlarımı ben veriyorum … Mevlana�nın güzel dizelerinden birinde � Bir ben var benden içeri � der..Evet bir tek benim sorumlu olduğum, kendimim ….

Bunları söylerken içimdeki özgüvenim, öz saygım , özdeğerim kıpır kıpır, yaptıklarımın arkasındayım, yaşadıklarımın günahıda , sevabıda benim ; varsa ….

İnsan kendine karşı dürüst ve sorumlu olabildiğinde çevresine de dürüst ve sorumlu olabiliyor. Dışarıya davranışlarımız içimizden yansıyor. Öyleyse davranışlarım düşündüklerimin aynası . Düşündüklerimin dışında davranamam ki ben.. Eğer düşündüklerimin dışında davranışlar gösteriyorsam o zaman o ben , ben olamam ki..Sadece olduğumu zannederim.

Ne büyük özgürlük duygusu kendinden sorumlu olmak, kimsenin yükünü taşımamak, rol yapmak zorunda kalmamak, dilediğini söyleyebilmek, dilediğin gibi davranabilmek, söylediklerinin ardında durabilme cesaretini gösterebilmek…

Bunları yapabildiğinde insanın hayatı anlam kazanıyor…Ben yaptıklarımdan sorumluysam o zaman başıma gelen her şeyden de ben sorumlu olmazmıyım.. Senin yüzünden!, sen yaptın ! gibi söylemlerle karşımızdakini suçlamak ihtiyacı da kalmazki.

Kendinden sorumlu kişi kararlarını kendi verir, kararlarının sonuçlarına da kendi katlanır. Doğru seçimler yapamamışsa bunu görür, kabul eder , oluşan olumsuzluğu kimsenin üstüne yıkmaya çalışmaz. Karşımızdakini suçlama durumuna girdiğimizde kendi sorumluluklarımızı görmezden gelerek oluşan olayların sorumluluğunu üstlenecek birilerini ararız. Bu arayış bizim sorunda takılıp kalmamızı sağlar. Oysaki kendi yaşamının sorumluluğunu alan kişi karşılaştığı olumsuz durumdan kendi kararlarına bir pay çıkarır, analiz yapar, alması gereken dersi alır ve yeni bir çözüm için kendi içinde eylem arayışına girer. Bu durumda ne iç çatışması nede dış çatışması olmaz. Bu sayede kişi kendi içsel gücüyle tanışma fırsatınıda bulur… Yapabildikleri ve yapamadıklarının sorumluluğuyla yüzleştiğinde kendisiylede yüzleşmiş olur. Durumu kabullenişimizlede kendi gelişiminizi başlatmış oluruz. Eksik yönlerimizi farkettikçe iç güdüsel olarak gelişmek ihtiyacınıda hissederiz.

Ancak tüm bunları farkında olursak yaparız. Aksi tüm davranışlarımız otomatik olarak oluşmaya devam eder. Başkalarını suçladıkça, başkalarının kararlarını uyguladıkça, başkalarının hayatlarını yaşadıkça kendimizden giderek uzaklaşırız. Kendi öz benliğimizin isteklerine karşı çıktıkça farkında olmadan mutsuzluk ve çaresizlik çemberi içinde kıvranır dururuz ve bu çember her bir deneyimde giderek güçlenir ve biz yaşadıklarımızın nedeninide çoğu zaman bir türlü anlayamayız.

Sürekli kendimizi savunur dururuz, her savunma halimizde kendimize güvenimiz giderek azalır, bu durum çevremizede güvenimizin azalmasına neden olur. Haklı çıkma çabaları, dış dünyayı kontrol etme istekleri içinde kaybolur gideriz. Oysaki yapılması gereken şey sadece ve sadece kendi davranışlarımızın bilincinde olmak ve sorumluluğumuzu alabilmemizdir. Arzu ve isteklerimizi en yalın şekilde korkusuzca ifade edebilmemizdir.

Sınırlarımızı belirleyebilmemiz ve kimsenin bu sınırları çiğnemesine izin vermemek te bizim sorumluluklarımız içindedir. Biz kendimizi nasıl yansıtırsak çevremizdeki insanlarda bize nasıl davranmaları gerektiğini öğrenirler. Bu sayede biz onlardan bize nasıl davranmalarını davranışlarımızla belirlerken onlarda bizden beklentilerini bize verdikleri karşıt davranışlarıyla netleştirirler. Böylece alışkanlık döngüsü de başlamış olur.

Yaşam benim yaşamım … Aldım başımı gidiyorum , `anda `, sevdalarımla, coşkularımla, mutlulukla, aşkla…

Evet yaşam sizin yaşamınız,, siz nasıl yaşamak istersiniz ? Seçim sizin..

Sevgiyle

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız