Sevilen Bir İnsanı Kaybetmek


| 18 Nisan 2006 | 0 yorum | 6250 gosterim

Çok sevdiğim birini kaybettiğimde çok acı çekiyorum yemeden içmeden kesiliyorum. Depresif oluyorum hiç birşeyden zevk almıyorum bu normal midir?

Sayın Okurum

Çok sevdiğiniz birini kaybedince çok acı çektiğinizi ve duygularınızı ve kendinizi kontrol etmekte zorlandığınızı belirtiyorsunuz. Tabii ki bu şekilde hissetmeniz normaldir. Birşeyleri kaybetme korkusu içimizde hep var üstelik bu sevilen ve bir daha ulaşılamıyacak, paylaşım yaşanamayacak bir insan olursa acısı daha da büyük olabiliyor. Ne kaybettiğinizi biliyorsunuz ve kendinizi doğal olarak çaresiz hissediyorsunuz. Hatırlıyorum da benim için en zor dönem babamı kaybedince yaşanmıştır. Günlerce rüyamda onu kurtarma çalışmaları yaparken buldum kendimi. Çoğu kez göz yaşları ile çaresizlik hissederek uyandım.

Sizin yemeden içmeden kesilmeniz ve hiçbirşeyden zevk alamamanız da normal. Genellikle kaybedilen insan unutulmaz ama zamanla acısı hafifler. Bazı kavimler örneğin Avustralya yerlilerinden Aborjiniler eğer kişi yakınını kaybetmiş ise onun yasına saygı duyarlar. Kişinin günlerce yalnız kalmasına, acı çekmesine ve yasına anlayışla bakarlar. Kişi hazır olduğu zaman tekrar topluma dönüş yapar ve yaşama devam eder. Bir başka yöntem de psikolojik yardım almaktır. Sizin içinizdeki duygu ve düşüncelerinizin açığa çıkmasına ve yüzleşmenize yardımcı olabilir. İrvin Yalom’un “Annem ve Hayatın Anlamı, Psikoterapi Öyküleri” adlı kitabı okumanızı öneririm. Bazı cevapları burada bulabileceğinize inanıyorum.

İsterseniz şöyle birlikte bir düşünelim. Sevdiğini yitiren kişi neden üzülür. Belki de yitirdiğiniz kişiye bir daha ulaşamayacağınız düşüncesi sizi dehşete düşürüyor olabilir. Yani üzülen içinizdeki korkan çocuktur. “Şimdi ben onsuz ne yaparım, ben çok üzülürüm, ben acı çekerim, ben yalnız kalırım, istediğim zaman onu göremem, konuşamam, onsuz olmak istemiyorum” diyen sesler kafanızda dönüp durabilir. Dikkatnizi çekerim üzülen “BEN”. O halde belki kendimize acımaktansa hissettiğimiz duyguları açığa çıkararak onlarla yüzleşmeye çalışmalı yani bunların farkında olmalı ve giden kişiye veda etmeyi öğenmeliyiz diye düşünüyorum. Yaşam anları biriktirmekten ibarettir. Yaşarken paylaştığınız anılar sizin en değerli hazinelerinizi oluşturuyorlar. Şu anda artık babamın arkasından göz yaşı dökmüyor, iştahtan kesilmiyorum ama onu sevgiyle anımsıyor ve paylaştıklarımızı düşündükçe yüzümde hep bir gülümseme oluşuyor. Sevdiğiniz insanı kaybetmek herhalde çok kolay değil ve kişinin travma geçirmesine yol açabilir. Önemli olan bu yeni durumla başa çıkabilmektir. Kendinize zaman tanıyın ve acımasız davranmamaya çalışın. Acılarla başa çıkabilmek için aşağıdaki yöntemler ise yarayabilir:

  • Psikolojik Profesyonel yardım almak
  • Spor yapmak
  • Açık havada sık sık dolaşmak
  • Mekan değiştirmek
  • Yeni bir uğraş edinmek
  • Sorumluluk yüklenmek
  • Yazı yazmak
  • Bahçede çalışmak
  • Yardım kuruluşlarında zor durumdaki insanlara karşılıksız yardımlar yapmak
  • Yeni bir dil öğrenmek
  • Değiştiremiyeceğiniz durumları Kabul etmek ve değiştirebileceğiniz konular üzerine yoğunlaşarak fark yaratmak.

Bunları daha da çoğaltabiliriz. Bu tamamen size bağlı. Kendinize uygun olanları seçip uygulayabilirsiniz veya hiçbirini size uygun bulmayabilirsiniz. Önemli olan bir çıkış yolu arıyor olduğunuzdur. Mutlaka ucunda ışık olan yolu bulacaksınız.

Doğa ile uyumlu, anılarınız ile zenginleşen, gelecek korkularından arınmış olarak bu günde yaşayabilmeniz dilekleri ile…

Perihan Yazıcı

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız