Sağlıklı Beslenme ve Yaşam Tarzımız


| 19 Şubat 2012 | 1 yorum | 1556 gosterim
WB_Water_136

“Niyet”
Sevgili dostlar, uzun zamandır kalemi elime almamışım. Özledim sizlerle olmayı, dertleşmeyi. içim içime siğmiyor, heyecan duyuyorum, çünkü sizlerle paylaşmak istediğim konu “Sağlıklı Beslenme” buna bağlı olan “Yaşam Tarzımız”.

Öncelikle belirtmek isterim ki ben bir beslenme uzmanı değilim, bu konuda Eğitim almadım, sadece araştırma yaptım, ve en azından benim ve eşim için ise yarayan deneyimler edindim. Bunların başında doktorumuzun sözünü dinleyip Dükan diyeti’ni yapmak geliyor.

Elbette ki her insan için tek reçetenin olmadığı bilincindeyim. Lütfen sağlıklı yaşam konusunda bir adım atmadan önce doktorunuzla, diyetisyeninizle, spor koç’ unuzla görüşün, yapmayı düşündüğünüz değişiklikleri tartışın, önerilerine göre davranın; özellikle sağlık problemleri olanlar, hamilelerin doktorlarına danışmadan bir adım atmalarını asla önermem. Bu önemli konuya dikkatinizi çektikten sonra, belirtmekte yarar varki aşağıda yazdıklarımı deneme yolunu seçerseniz doğacak sonuçlardan kendimi sorumlu tutmam, sorumluluk uygulayıcıya ait olur.

Ülkemizde, önleyici hekimlik maalesef çok yaygın değildir. Günümüzde bu hızla değişmeye başlamış olsada henüz istenilen düzeyde olduğu söylenemez. Dişımiz ağrıyana kadar dişçinin kapısını çalanımız çok azdır. Yaş durumumuza göre her yıl yaptırmamız gereken sağlık kontrollerımızın tamamını yaptırdığımız söylenemez. Buna engel, başta maddi sorun sonra “ya birşey bulurlarsa” korkumuzun yanısıra, “birşey yokken şimdi bana hastalık uydururlar paramı almak için dolandırırlar” güvensizliği yatabilir. Genelde bizi tanıyan geçmiş sağlık durumumuzu iyibilen doktorumuza güvenmek yerine daha uzman hekimlere gidebilmek için uğraşır dururuz.

Bir yaşı geçene kadar çok da haberdar olmadığım bir konu olan aynı zamanda da herkesin ilgi alanına giren beslenme konusuna gelince;

Kimimiz çok şişman olmaktan, kimimiz çok zayıf olmaktan şikayet ederiz. Daha da önemlisi kilosu normal olanlar bile acaba belli yerlerde fazlalıklarım var mı diye düşünür durur.

Sağlıklı beslenme konusu çok popüler olmasına karşın, üstelik de çok bilgiye ulaşmak mümkünken nedense bu konuda başarılı olanlarımızın sayısı oldukça az. Bunda kültürel yemek alışkanlıklarımız, düzenli spor yapmamız artı hedeferimizi kısa süreli başarılara bağlamamız olabilir diye düşnuyorum. Doğru beslenme konusunda çalışma yapacaksak adımlarımızdan biri bu konuda geniş bilgi edinmek gibi geliyor bana. Sonra küçük adımlar ile uzun soluklu başarılar mümkün görünüyor. Başarı inanmaktan geçer.

Bundan sadece iki yıl önce eşim 100 kilo ben de 80 kiloda idik. Azimli ve dirayetli bir çalışma ile eşim 83 kiloya ben de 63 kiloya düştük. Bir yıldır bu kilomuzu koruyoruz. 3 kilo aşağı 3 kilo yukarı bir marjimiz var. Artık devamlı almak zorunda olduğumuz ilaçlar yok. Örneğin Kolestrol veya yüksek tansıyorn hapları gibi. Ek vitamin de kullanmıyoruz. Amacım, sağlıklı yaşam konusunda adım atmak isteyen dostlara ışık tutmak, karınca kararınca yaralı olmaya çalışmak.

Şimdi bana sorar gibisiniz “peki ama nasıl?”. Yanıtım için farklı bir yol denemek istiyorum. Sizlere tüm bilgileri sunmak yerine her hafta bir önerimi paylaşmak istiyorum. Bakalım yararlı olabilecekmiyim. Öneriyi deneyenleriniz dilerse interaktif bir şekilde bizimle sonuçlarını veya görüşlerini paylaşabilir. Böylece bu konudaki bilgilerimizi kollektif bir şekilde geliştirebiliriz.

Artık sorumluluğumuzu üstlenme zamanı geldi diye düşünüyorum. içinde bulunduğumuz yapıdan memnun isek sorun yok ama değiştirmek istiyorsak haydi hep beraber bir adım atalım. Diğer adımlar arkadan gelecektir.

Sağlıklı yaşam konusunda ilk adım “Niyet Etmek”. Evet, bunun anlamı basitçe nerede ve nasıl olmanızı istediğiniz konusunda düşünce üreterek, başarı için kendi kendinize yapmanız gerekenler ne kadar zor olursa olsun vazgeçmeyeceğinize, kolaya kaçmayacağınıza, kimse görmüyor nasılsa demeyeceğinize dair söz vermenizdir. Kendi kendinize taahhüt etmeniz ve buna sadık kalmanız sonuç getirecek kendinize olan güveninizi destekliyecektir.

“Gelişim için Değişim” gerekir. Sonuç ”Dönüşümü” ve sürekliliği getirecektir.

Peki ama nerede değişim diye sorgulayacak olursak, şöyle sıralayabiliriz:

1. Düşünce Sistemimizde
2. Bakış Açılarımızda
2. Yemek Alışikanlıklarımızda
2. Damak Tadımızda
3. Yaşam Şeklimizde
4. Alış veriş listemizde
5. Önleyici sağlık alışkanlıklarında
5. Olmaz ise olmazlarımızı olağınca sınırlayarak
6. Kendimize yarattığımız Persona’yı(kendinize yakistirdiginiz maske) çıkarıp atarak
Vebunun gibi daha birçok pozitif adımlar olarak sıralayabiliriz.

Bu günkü Önerim:

“Yapabilir miyim?” düşüncesi yerine ” Yaparım”ı benimsemek.

Yemeklerde yağ kullanmaktan mümkün ise vazgeçelim değil ise en aza indirerek, sadece Zeytinyağı kullanmak onu da püskürtme metodu ile sadece tencereyi, tavayı ve pişirelecekleri hafifçe yağlamak, bu arada saf tereyağı da çok az kullanılırsa zeytin yağı kadar yararlı diyor uzmanlar. Kızartma yerine, fırında pişirmeyi veya izgarayı tercih etmek.

Gelecek yazim Dukan Diyetine giris olacak.

Dengeli, Sağlıklı Günler Dilerim

Perihan Yazıcı

Forumdan Yorumlar (1)

  1. iilhan 19 Şubat 2012

    ilk takipçiniz ve sonuç paylaşımcınız ben olacağım

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız