Rumuz: yüzleşme7, Çalışan Kadın


| 13 Eylül 2006 | 0 yorum | 3904 gosterim

Çalışan kadınlar aile dinamiğini dengeleyebilirse sağlıklı ve ahlaklı nesiller yetiştirebilirler. Örneklerini pek çok farklı ailede gözlemlemek mümkündür.

Selamlar Perihan Hanım

bu sitenin üyelerinin çoğu kadın olduğundan burda bir konuyu gündeme getirmek istedim.

1-sizce çalışan kadın çocuğuna yeterince ilgi ve sevgi verebiliyor mu? Sağlıklı ve ahlaklı bir nesil yetiştirebiliyor musunuz?

2-Zaten siz kadınların üstünde yeterince büyük bir sorumluluk var.Sizler birde çalıştığınızda bu yük 2 katına çıkıyor.Sizce kadınlar bu yükün altından kalkabiliyorlar mı?

3-Toplumun ahlaki açıdan bozulmasının nedeni sizce nedir?

Bu soruları kesinlikle tartışma yaratmak için filan sormadım, sadece siz çalışan kadınların neler düşündüğünüzü öğrenmek istedim.


Selamlar Sevgili Okurum,

Çalışan kadın konusunu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim.

Sorularınızı teker teker yanıtlamaya çalışayım.

1-sizce çalışan kadın çoçuğuna yeterince ilgi ve sevgi verebiliyor mü? Sağlıklı ve ahlaklı bir nesil yetiştirebiliyor musunuz?

- Her çalışan kadının çocuğuna yeterince ilgi ve sevgi verebildiğini söylemek pek doğru olmaz sanırım ama aynı şekilde her çalışmayan kadının da bunu başardığını acaba söyleyebilir miyiz? Bildiğim kadarı ile toplumumuzda çalışan kadın sayısında artış olmasına karşın hala daha çalışmayan kadın oldukça fazla. Bu durumda yetişen neslin sağlıklı olup olmadığını acaba salt çalışan kadınlara bağlamak sizce doğru olur mu? Bu konuya tüm çalışan kadınlar aynı sonucu yaratıyor diye bir mantıkla yaklaşmak yerine sağlıklı ve ahlaklı bir nesil yetiştirmek için nelere bakmak gerekir onu incelemeliyiz diye düşünüyorum. Eğer çocuklar anne çalıştığı için yeterli ilgiyi göremiyorsa acaba evde anne baba arasında olması gereken yeterli paylaşım var mı diye düşünmek gerekiyor.

Ayakları üzerinde durabilen, sorumluluk bilinci olan sağlıklı, saygılı bir nesil yetiştirebilmek için çocuklarla sürekli beraber olunması gerektiğine inanmıyorum. Bizim görevimizin onlara yaşamları boyunca kullanabilecekleri yetenek ve becerileri kazandırmak olduğunu düşünüyorum. Bunun için de çocuklar ile kaliteli zaman geçirilmesinden yanayim. Çalışan anne eğer iş ve ev hayatını dengeleme başarısını gösterebilirse bunun çok da büyük sorunlar yaratmadığını biliyorum. Çalışan anne durumunda sorumluluk tüm aile tarafından paylaşılması zorunluluğu doguyor, bu durumda evin ve çocukların tüm sorumluluğu tek bir kişi üzerinde toplanmıyor. İnanıyorum ki aile yükü hep birlikte üstlenirse ve çalışan anne destek görürse çocuklar da istenen sonuçta yetişebilirler.

2-Zaten siz kadınların üstünde yeterince büyük bir sorumluluk var.Sizler birde çalıştığınızda bu yük 2 katına çıkıyor.Sizce kadınlar bu yükün altından kalkabiliyorlar mı?

- Bu konuda bazı yönlerden çok haklısınız. Özellikle ülkemizdeki kadınlardan beklentiler oldukça ağırdır. Her nekadar istisnalar gün geçtikçe artsa da kadının ve erkeğin iş tanımları adeta kesin çizgiler ile ayrılmıştır. Eğer bir kadın hem tüm ev işlerinden, çocuklardan sorumlu ise ve hem de dışarda çalışmak zorunda kalıyorsa ve hiçbir yardım görmüyorsa bunun altından kalkmasının kolay olduğunu hiç sanmıyorum. Böyle durumlarda kadının ne evinde ne de işinde başarılı olabileceğine inanmıyorum. Evlilik, aile kavramı paylaşım üzerine kurulmalıdır. Eğer kadın dışarda çalışmaya karar vermiş ise ve bu aile bireyleri tarafından kabul edilmiş ise o zaman bu durum aile tarafından belli bir sisteme oturtulmalı ve görevler paylaşılmalıdır. Kadın çalıştığı zaman eve maddi destek sağlamaya başlamış demektir, bu durumda erkeğin dış dünyadaki sorumluluğunu paylaşıyor anlamına gelir. O halde evdeki işlerinde paylaşılması ve eşit olarak dağıtılması gayet doğal bir durumdur.

Evet kadınlar bu yükün altından kalkabilir sevgili okurum ama aileden destek görmeleri gerekiyor. Örneğin, Alman olan iş arkadaşlarımdan birisi yeni bebek sahibi oldu. Her ikisi de avukat ve eşi de çalışan bir kadın. Birlikte çocukları ile ilgili oturup bir plan yaptılar. Geceleri bile çocuğa nöbetleşe uyanıp bakıyorlar. Anne şu anda evde olduğu için birçok sorumluluk onun ama baba eve dönünce anne 1 saat dinleniyor ve baba bu sürede çocukla ilgileniyor.

3-Toplumun ahlaki açıdan bozulmasının nedeni sizce nedir?

Aşağıdaki başlıklar sorunuza kısmen bir cevap verebilir sanırım:

- Aile içi şiddet, alkol, kumar, dayak…

- Aile eğitiminin eksikliği ve anne babanın çocuklarını nasıl yetiştireceğini bilmemesi

- Kendine güvenen, sağlıklı ve dengeli nesiller yetiştirmeyi başaramamak

- Bilinçsiz, eğitimsiz, sorumsuz anne babalar

- Televizyon ve internet yayınlarının olumsuz etkileri

- Tüketime yönelik yapılar, özenti ve gösteriş

- Kendi kültür yapısını bilmemek

- Çocuklara herşeyin bir bedeli olduğunu ve emek harcamak gerektiğinin öğretilmemesi

- Aşırı sevgi ve sahiplenme duygusu, koruma içgüdüsü

 

- Ahlak kurallarının, saygı, sorumluluk, şeref, sevgi, anlayış, hoşgörü gibi kavramların öğretilmemesi

Ve bunların sayılarını daha da artırabiliriz. Gördüğünüz gibi aile dinamiğini bozan etkenlerden biri annenin çalışması ise bunu anne ve baba masaya yatırmalı ve bir çözüm üretmelidir. İnanıyorum ki anne ve baba annenin çalsıması konusunu birlikte ele almalı getirisini ve götürüsünü öngörmeye çalışmalıdır. En azından çocuklar küçük iken bir süre evde kalmayı tercih eden anne sayısı da çoktur ama bu tamamen kişinin tercihi ile ilgilidir. Ben de kızlarım küçük iken 4-5 yıl evde oturmayı tercih etmiştim ama bir süre sonra onlar okul çağına gelince ve aile desteğini arkamda hissedince tekrar iş hayatına dönmeye karar vermiştim.

Son olarak çalışan kadınlar aile dinamiğini dengeleyebilirse sağlıklı ve ahlaklı nesiller yetiştirebilirler. Örneklerini hem olumlu hem de olumsuz şekilde gözlemlemek mümkündür.

Saygılarımla
Perihan Yazıcı

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız