Rumuz: Yaralı Ceylan, Ailesine cok bagli


| 03 Ocak 2007 | 0 yorum | 5079 gosterim

Öncelikle kendinizi sevmeye çalsın. Kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. Değiştirmek istediğiniz yapıların yavaş yavaş üzerine gidin. Sizin sahanıza girilmesine izin vermemeye gayret edin ama eşinizin ailesi ile ilgili ilişkisine de saygı duymaya çalışın.

Sevgili Perihan Abla

Ben size Almanya’dan yazıyorum Türkçem çok iyi olmadığı için şimdiden kusuruma bakmayın. Benim problemim eşimle,kendisi ailesine çok bağlı.Bir evli insanın günde 3defa telefonla annesini aradığı (kayınvaldemler hemen yan apartmanda oturuyor yine hergün görüyor)normal bir davranışm? Sanki bizim hiç özelimiz yok gibi,telefonda herşey konuşuyorlar,yani bütün gün ne oldu evde kim ne yaptı herşey. Sinir oluyorum kızıyorum ama eşim beni takmıyor bile. Acaba ben mi abartıyorum diye düsünüyorum ama sanmıyorum. Kayınvalidemin 4tane çocuğu var hepsi öyle günde kaçdefa telefonla arıyorlar konuşuyorlar. Hepsi evli kızları işden evlerine geldimi ilk işleri annelerini arayıp ona geldiklerini söylemek. Kayınvalidem hep onlara gitmemizi istiyor ama ben istemiyorum. Eşim herşeylerine koşar, bir işleri varmı o yapar,ona sormadan zaten birşey yapmazlar.Bir yere gideceğiz onların muhakkak bilmeleri lazım. Daha böyle birçok şey,sizin anlıyacağnız bizim özel yaşantımız denen birşey yok. Mesafe koy diyeceksiniz ama oda olmuyor cünkü yan apartmanda oturuyorlar yani hep göz göze. Ben 15 senedir evliyim. Bu hep böyle idi, değişeceğini de sanmıyorum ama artık daha dayanamıyorum sanki boğuluyorum gibi. Ben kendime çok güvensizim, kavga bile edemiyorum doğru hemen ağlarım. Yani eşimin karşısına oturup da ben bunu böyle istiyorum bile diyemiyorum çok zayıfım o konuda.


Sevgili Yaralı Ceylan,

Sizin şahsınızda tüm okurlarımın Yeni Yıllarını ve Bayramlarını kutlarım. Umarım hepinizin 2007 Yılında bolca güzel anı biriktirme şansınız olur.

Türkçe’niz gayet güzel onun için kendinize haksızlık etmeyin lütfen.

15 yıllık bir evliliğe rağmen hala daha eşinizin ailesinin baskısını üzerinizde hisssediyor olmanız sizi epeyce üzüyor olmalı. Bizim toplumumuzda oldukça yaygın olarak anneler evlenseler bile çocuklarını kontrolları altında tutmak isterler. Bunun çeşitli nedenleri olmakla beraber en önemlileri koruma içgüdüsü, sevilme ihtiyacı ve güç olarak sıralanabilir. Yetişkin çocuklarını kontrol altında tutabilmek ve kendi isteklerini yaptırabilmek için ise bir çok yolları vardır.

  • Duygu sömürüsü (Hastalıkların bahane edilmesi, yüz indirme, yaptıkları özverileri hatırlatarak çocuklarının kendilerine sürekli borçlu olduğu duygusu yaratma çabası buna ek olarak da artık eskisi kadar sevilmediklerini belirterek ölmek istedikleri v.s ile tehdit unsuru yaratmaları)
  • Para, yardım, pahalı hediyeler ile çocukların satın alınma çabaları, kısacası anne babadan yardım istenirse bedeli onların istediği gibi davranmak veya öyle görünmek gibidir.
  • Çocukların sürekli kendilerini arayıp bilgi vermeleri konusunda daha çok küçükken beyinlerini yıkarlar. Çocuklar yetişkin olmalarına rağmen annelerine bilgi vermedikleri zaman kendilerini suçlu hissederler.
  • Genelde anne çok fedakarlık yaparak çocuklarını büyütmüşse çocukları anneye daha bağımlı olarak yetişirler. Anne ihtiyaç duyulabilmek için elinden geleni yapar. Önemli olduğu hissetmek hoşuna gider. Bu güvensizliklerden kaynaklanır.

Halbuki annelerin ve ailenin görevi evden ayrılan çocukları ile sağlıklı iletişimler kurmaktır. Onların kendi yaşamlarını ve deneyimlerini yaşamalarına izin vermektir.

Yazınızdan anladığım kadarı ile haklı olarak kendinizi dışlanmış hissedebiliyorsunuz. Çok yakınızda olmaları da sizin onlardan uzak kalma çabanızı zorlaştiriyordur. Bu olumsuz duyguları da kimse ile konuşamıyor içinizde büyütüyorsunuz. Duygusal bir yapıya sahip olmanız da sizin üzülmenizi kolaylaştiriyordur.

Sevgili okurum, duygusal olmak ve olaylar karşısında hemen ağlamak çok da olumsuz bir şey değildir ama bu durum sizi rahatsız ediyorsa bunun üzerinde çalışabilirsiniz. Duygularınızın kontrolünü zaman içinde elinize alabilirsiniz. İstemediğiniz birşeyleri incinmemek veya başka bir nedenle yaptığınız zaman içinizdeki fırtına büyür ve sizi yıkabilir. Onun için küçük olaylardan başlayarak bir şeyi istemiyorsanız buna hakkınız olduğunu bilin. Siz kendi davranışlarınızdan ve kendinizden sorumlusunuz ama eşiniz de sizing kadar özgürdür. Eşinizin ailesi ve annesi ile ilgili uzun süregelen ilişkisini bir çırpıda değiştirme şansınız oldukça zayıftır. Ama siz kendinizi bu durumdan dolayı üzmemeyi ve eğinizi değiştirmekten vazgeçmeyi seçebiirsiniz. İnanın daha rahat olursunuz. Onun yerine yapmak istemediğiniz konular üzerine yoğunlaşıp güçlenmeye çalışırsanız yararı olabilir. Hata yapmak ve kişilerle yüzleşmek için kendinize izin verin. Öncelikle kendinizi sevmeye çalsın. Kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. Değiştirmek istediğiniz yapıların yavaş yavaş üzerine gidin. Sizin sahanıza girilmesine izin vermemeye gayret edin ama eşinizin ailesi ile ilgili ilişkisine de saygı duymaya çalışın.

Bu olayı çok ciddiye alıp üzülmek yerine sizin de kendinizle ilgili gelişim için adımlar atmanız ve kendinizi güçlü hissetmeniz dilekleri ile Sevgi dolu günler dilerim

Saygılarımla,

Perihan Yazıcı

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız