Rumuz : gasdask35, Sorunluyum


| 14 Şubat 2007 | 0 yorum | 4711 gosterim

Hata yapmak veya beklentilere cevap vermemek veya verememek bizim en doğal hakkımızdır. Davranışlarımız, yaşam tarzımız, düşüncelerimiz zorunluluk değil seçimimiz olmalı.


Perihan hanm merhaba benim sorunum aşırı mükemmeliyetçi olmam herkesi memnun etmek için elimden geleni yapıyorum fakat yapmadığım zaman sanki o insanlara karşı kendimi eksikli hissediyorum birde çok aceleciyim yani çok tez canlı duygularımı kontrol edemiyorum evliyim ve eşimle sorunlarım var o hata yapsa bile özür dileyen ben oluyorum kafamda hep şu soru oluyor ya beni bırakırsa çok yalnızım perihan hanım yardımcı olabilirmisiniz



Sevgili Okurum, Herkesin beklentilerine cevap vererek kendinizi mutlu edebileceğinizi ve başarılı olabileceğinizi sanmak oldukça yaygın bir yapıdır. Çoğunlukla bu bizim ülkemizdeki kültürden ve yetiştirilme tarzımızdan kaynaklanmaktadır. Çok sıkça duymuşsunuzdur "Ne olur benim için yap" veya "bunu böyle yapmaz isen artık seni sevmiyeceğim" duygu sömürülerini ve tehditlerini. İşte farkında olmadan bir çoğumuz bu korkuların etkisinde kalıp istemediğimiz halde çevremizdeki herkes için yüksek beklentiler yaratır ve hep mükemmel olmamız gerektiği yanılgısına düşeriz.

Halbuki hata yapmak veya beklentilere onların istedikleri seviyede cevap vermemek veya verememek bizim en doğal hakkımızdır. Davranışlarımız, yaşam tarzımız, düşüncelerimiz zorunluluk değil seçimimiz olmalı. Kendimizi zorunlu hissetiğimiz durumlarda ikilem yaşamamız kaçınılmazdır. Tüm benliğiniz ve içinizin yapmayı reddetiği bir konuyu sırf birileri ne düşünür veya sizden beklenene cevap verememe kaygısı ile yapmanız sizde kapanması çok zor yaraların oluşmasına neden olur.

Lütfen istemediğiniz ve taahhüd etmediğiniz hiçbir konuya evet demeyin. Elbette bunun sonuçları olacaktır ama bir süre sonra çevreniz buna alışacaktır. Bir örnekleme yapayım: Öğrencilik yıllarımdan başlayarak daha sonra da evliliğimin ilk yıllarında sürdürdüğüm kötü bir inanışım vardı. Anne babamı ziyarete giderken tüm yakın akrabalara ve hatta komşulara hediye alma zorunluluğum olduğuna inanıyordum. Kısa bir süre sonra yarattığım bu beklentinin yükü altında ezilmeye başladım. Yaz tatilinde ailemi ziyarete gitmek için can atıyordum ama hediye parasını denkleştiremediğim için gidemiyordum. Bir gün bunu değiştirmeye karar verdim ve hiçkimseye hiçbirşey almıyarak ailemi ziyarete gittim. Herkesin şaşkınlığını ve mutsuzluğunu yüzlerinden okudum. Gözler bavullarımdan ayrılmadı birkaç gün. Daha sonraki yıllarda bu duruma alıştılar.
Şimdi artık ben istediğim zaman ve gerek gördüğüm zaman birine hediye alıyorum.

Duyguların kontrolü zaman içinde öğrenilebilen bir olgudur. Kendinizi tanıdıkça, öz güveniniz arttıkça, korkularınızın sizi kontrol etmesine izin vermedikçe hayatınız üzerinde siz söz sahibi olursunuz. İçinizdeki eşinizi kaybetme korkusu hem ona hem de size mutsuzluk getirir. Bunu yenip gelecekte olması ihtimali bile zayıf olan konular üzerinde düşünmemeye çalışın. Geçmişten deneyimlerinizi göz önüne alarak, geleceğinizi planlayın ama lütfen günü yaşamaya çalışın.

Özür dilemek kötü bir şey değil. "Ben iletişimi sürdürmek istiyorum" anlamında bir adımdır. Ama özür dilemek sizi rahatsız ediyorsa bu konu üzerinde çalışın. Özür dilemeden veya alttan almadan da iletişimi sürdürmek mümkündür. Öncelikle yalnız olmadığınızı ve sizin gibi veya sizinkilere benzer sorunları birçoğumuzun yaşadığına inanabilirsiniz. Zaman içinde kendimizi tanımaya çalışarak, eksiklerimizin ve artılarımızın farkına vararak kişiliğimizde değiştirmeyi istediklerimizi değiştirme yoluna gittik. İstersen bir deney yap. Otur kendinle ilgili bildiğin sevdiğin ve sevmediğin özelliklerini bir kağıda yaz. Daha sonra bunlar üzerine odaklan. Kendine değiştirmeyi istediğin bir yapıyı seç ve bir değişme süresi belirle. Bak bakalım bu sürecin sonunda neler hissedeceksin. Korkuların ve tehditleri seni kontrol etmesine izin vermemen dilekleri ile…

Sevgilerimle,

Perihan yazıcı

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız