Mutsuzum, Rumuz:fatıma


| 08 Mayıs 2006 | 107 yorum | 26725 gosterim

Yaşamdan hiçbir şekilde zevk almıyorum, ailemden arkadaşlarımdan herkesten çok sıkıldım. Gittikçe içime kapanıyorum, olumlu düşünemiyorum geçmişte olmuş yanlışları kafamdan atamıyorum.

Yaşamdan hiçbir şekilde zevk almıyorum, ailemden arkadaşlarımdan herkesten çok sıkıldım. Gittikçe içime kapanıyorum, olumlu düşünemiyorum geçmişte olmuş yanlışları kafamdan atamıyorum.İnsanlarla iletişimim çok zayıf toplum içinde kendimi ifade edemiyorum çok sıkılıyorum konuşamıyorum bana yardımcı olabilir misiniz ben de mutlu olmak istiyorum.


Sevgili Fatıma,

Hepimiz yaşamımızın her döneminde mutlu olmayı başaramayabiiriz. Nasıl ki zaman zaman nezle, grip oluruz, başımız dişimiz ağrır mutsuzluk da benzer bir durumdur. Psikolojik sorunlar yaşamamız çok normaldir. Bunun çeşitli nedenleri olabilir ve önemli olan kendimize yeterli zamanı tanıyıp iyileşme sürecine doğru gereken adımları atmamızdır.

Herşeyden önce içinde bulunduğun durumun farkına varıp iyileşmek için arayış içine girmişsin. Bu çok olumlu bir adım. Elbetteki ki mutlu olmak senin ve her insanın hakkı. Mutluluğun anlamı kişiye göre değişen bir kavram. Gel önce seni nelerin mutlu nelerin mutsuz ettiğine bir bakalım. Yaşamdan hiç zevk almadığını söylüyorsun, bu senin bir değişime ihtiyacın olduğuna işaret edebilir. Belki artık sadece çevrendekiler ve rutin yaşamın sana yetmiyordur. Beklentilerin cevaplanmıyordur. Durum analizi yapabilmek için bir çalışma yapabilirsin. Bir kağıt al ve sağ tarafa "Şu anda nasıl bir yaşama sahibim?" yaz. Sol tarafa ise "Yaşamım nasıl olmalı?" diye yaz. Sonra bir hafta boyunca bu başlıkların altını madde madde doldurmaya çalış. Mümkün olduğunca genellemelerden uzaklaşmaya ve detaylı olarak sorunları yazmaya özen göster Örneğin "İnsanlarla iletişimim çok zayıf" gibi genel bir cümle yerine "Bu gün tanıştığım yeni arkadaş ile konuşurken kendimi tam olarak ifade edemedim" gibi net cümleler kurmaya çalış.

Daha sonra hazırladığın listeyi incele ve değiştirmek istediğin bir özelliğini seç. İlk olarak kolaydan başlamanı öneririm. Şimdi bu özelliği değiştirmek için gerekli adımları düşünmeye çalış. Kendini değiştirmek için ne yapman gerektiğini inan hiç kimse senden daha iyi bilemez.  Sadece kendine güvenmen ve biraz düşünmen gerek.

Diğer taraftan sadece değişim üzerinde düşünmek ve plan yapmak bile içinde bir heyecan uyandırabilir. Belkide anne babandan, çevrendeki arkadaşlarından sıkılmış olmanın nedeni hep aynı konular üzerinde yorumlar yapılıyor olması veya seni anlamadıklarını düşünüyor olmandan kaynaklanıyor olabilir. Nasılsa kimse anlamayacak diye kendini ifade etmekten vazgeçiyor olabilirsin. Bu da içine kapanmana ve umutsuzluğa kapılmana yol açabilir.

Geçmişte yapılan yanlışlara ve hatalara gelince, bunlar senin deneyimlerini oluştururlar. Hata yapmak kötü değildir, aynı hatayı sürekli yapmak sorundur. Eğer geçmişin sana acı veren yanışlarından kendine öğrenecek ve büyüyecek birşeyler çıkarırsan onlara bir yerde teşekkür etmen gerekir. Hazır olduğun zaman kendi gerçeklerin ile yüzleşme cesaretini gösterebilir ve kendini sevmekle başlayabilirsin işe. Kolay değil ama ne yazık ki geçmişi değiştirme olanağımız yok. Diğer taraftan bu günü ve geleceği seçmek ve şekillendirmek senin elinde. Daha önce yazmış olduğum „Mutluluğunuzu Kim Kontrol ediyor“ yazımı da okumanı öneririm. Kendi yaşamının sorumluluğunu ele alabilirsen herşey daha kolay olacaktır.

Sevgili Fatıma, önemli olan olaylara bakış açını değiştirebilmek. Kendine değer vererek, saygı göstererek, zaman tanıyarak istediğin yere gelebilirsin. Çevrendeki insanları da oldukları gibi kabul etmeye çalışmanı öneririm çünkü kimseyi değiitiremezsin ama kendini değiştirebilirsin. Mutluluk sanıldığı kadar zor değil yeter ki sen mutlu olmaya karar ver. Yaşamda hedef yok ise sanırım amaç da olmuyor. Yavaş yavaş negatif düşüncelerini pozitiflerle değiştirme yoluna gidebilirsin. Örneğin sana ait paragrafı bir de söyle ifade edelim.

Şu anda yaşamdan hiçbir şekilde zevk almıyorum ama en yakın zamanda bunu bir şekilde değiştimenin yollarını bulacağım, ailemden arkadaşlarımdan herkesten çok sıkıldığım fikrine kapılıyorum bunun için yaşamımda bazı yenilikler için çaba harcıyacağım (Yeni bir kurs, yeni bir grup, yeni bir ortam). Gittikçe içime kapanıyorum bunu aşmak için olanakları zorlayacağım, olumlu düşünemiyorum geçmişte olmus yanlışları kafamdan atamıyorum ama biliyorum ki geçmişi değiştiremem ve bunları kafamdan atmak için yerine farklı yeni aktiviteler koyacağım.İnsanlarla iletişimim çok zayıf toplum içinde kendimi ifade edemiyorum çok sıkılıyorum konuşamıyorum – bunun üstesinden gelebilmek için kendimi toplum içinde tanımadığım ortamlarda insanlarla iletişim kurmak için zorlayacağım ve eleştrilmek için hata yapmak için kendime izin vereceğim. Bunu ancak ben başarabilirim çevreden de yardım taleb edebilirim, profesyonel veya saygı duyduğum görüşlere başvurabiirim. Ben de mutlu olmak istiyorum ve olacağım, bunu kimse engelleyemez.

Mutluluğunuzu kimsenin eline bırakmamanız dileği ile….

Perihan Yazıcı

Forumdan Yorumlar (107)

  1. ynlıszm 02 Aralık 2011

    ben bırını cok sevıyorum sanlda tnıştım ve kılomu onmdan saklıyorum benı baska bırı sanıyo ve cok sevıyo bende onuhergun aglıyorum bulusalım dıyo aramzda bır saat var bulusamıyorum napicm ben boyle gıderse ıntıhar etcem cnm acıyo

  2. sabiha 24 Haziran 2011

    beni hatrlarsınız ,inanın başlıklı metni ben yazdım.. hani size anlatmışım ya beni hala aramadı diye, beni aramadı diye üzüldüğüm o çocuk varya .. işte o çocuk benim için inthara kalkışdı.. ha bu dogrumu tabi ki haayır. vurgulamak istediğim şu bakın kaç ay olmuş ama bu geçen zamanda o kadar çok şey değisti ki. su yazdıklarımı okuyunca güldüm. gerçi fark ettim ki yazarken de çok gülmüşüm neyse konuya gelyim bu çocuk şimdi beni o kadar seviyr ki kaybetmekten o kadar korkiyor ki gerçi kazandığı da meçhul. bakın o zamanlar o kadar kafama takmışışm o kadar üzlmüşüm ki şimdi ise bu insanı ben istemiyorum gerçi pek benim isteklerimede baglı degıl. nasıl derseniz.. hani bahsetmiştim ya yaklasık 5 yıllık bı sevgıiim vardı onunla ayrlmak zrunda kaldık ailem istemedi,hoş onlara az da olsa hak vermeseydim daha fazla diretirdim. ama haklılardı. sonuç itibaryle olmadı bakmayın çok rahat yazyormusum gbi gelebilir size ama hiçte öyle değil yazarken duraksıyorum. sonrasında BU COCUGU TANIMA FIRSATI BULDUM yaklasık 8,9 ayım gecti. zaman gectikçe bana baglandı bende de adını koyamadığım duygular var ya inanın adını koyamyorum sevgi desem eski sevgilimi hala untamadımın farkındayım yani insan aynı anda iki kişyi sevemezki.. aşk desem o kadar büyük tutkum yok ona karşı.. kariyerini sevyorum desem üni bile okumyor. üniversite okudugum sehrde tanstım yanı burda. burası onun memleketi. zaten işte bu sebepten dolayı annemler bu cocukla grusmemide istemiyor. o benim için okumak istyr ama ben kendisi için okumayı isteyen akıllı bi insan istyrum karşımda. şimdi diyceksiiz ki ee neden mutsuzsun neden bu sitedesin? söylyim... ne isediğimi bilmediğim için mutsuzum. ve bundan da kötüsü ne yapmam konusunda bana destek vercek akıl vercek bir arkadasım bıle yok. ailem mesela kız kardesim benim yanımda olsa bile bi arkadasın yerini tutamaz herkesin yeri ayrıdr o benım kız kardeşim ben bi dost istyrum,gerekirse kız kardesımle bi sorunum oldgunda onuda o dstumla paylasmak ıstyrum ama yok işte inanın 3. sınfa gecicem ama hala yok dostum dyebılcegım bı insan. deger verdğim biri vardı ama o da bunu hak etmiyor muş. anlıycagınız hem yalnızım hem de ne istediğini bilmeyen bi kızım. kararsız, bazen butun guzelliklere inançsız.. e bu hale gelmem sizcede normal degıl mı hayatma bi insan çıkyo onu deliler gbi seviyrum hayaller kuruyorum ama bitiyo... sonra yne biri cıkyo daha dillendremediğiniz adını koyamadgınz hislerle hayaller kurarken oda bitmek zorunda oluyo.. ve yine kötü olan şu ki yine ailem haklı. her ne kadar onlara belli etmesemde yine onlar haklı. bazen kendimi çocuk gibi hissedyorum hiç dğru seyler yapamycak mıyım dıyorum kendi kendime. her neyse böyle işte. iyi geceler arkaslar. bu arada unutmyın ki zaman her seyi ama her seyi degstiriyor.. bunu yapabilyor. olumlu yada olumsuz...

  3. tek tabanca 24 Haziran 2011

    zor bir çocukluk geçirdim.babamın bana nefretini hiç anlayamadım.benim yaptığım her hareketi eleştirir yerin dibine sokardı.diğer iki kızının yanında hep beni küçük düşürmeyi severdi.kardeşler arasındaki tartışmalarda ben üvey evlat gibi kendimi korumaktan bile çekinirdim çünkü babamın azarları aşşağılamaları suçlamaları kesin kavgaya sebep sensin demeleriyle muhatap olmaya alışmıştım iki kızını kanatlarının altına alır bana böcek muamelesi yapardı..babamın koruması altındaki ablam ve bir küçük kız kardeşim babamın adaletsiz tutumuna tepki göstermek yerine git gide şımarıp azdılar baba gücünü arkalarına alıp onlarda beni aynı babam gibi dışlayıp horlamaya her hareketimle dalga geçmeye beni ezmeye başladılar.dışlanan ezilen sürekli sevilmediği istenmediği hissettirilen bir kişi ne yapar kendine iyice güvenini kaybeder.orta okul lise yıllarım bu iğrenç ortamdan kurtulmak için çıkış yolu aramakla geçti.anadolu lisesini kazanmam her dönem teşekkür almam okuldaki ortamımı çok sevmemden kendime güvenim yerine gelmişti.artık sadece başarıma odaklanmıştım beni mutlu eden sebebe yapışmıştım resmen.iğrenç aile fertlerimde bendeki neşeyi mutluluğu artık onları kaale bile almadığımı( eskisi gibi) farkındaydılar.belki çok dışlandım ezildim itildim kakıldım ama içimde beni ayağa kaldıracak bir gücün hep farkındaydım sadece bana bir çıkış yolu gerekliydi o yolu bulduktan sonra iğrenç aileme tamamen sırtımı dönüp birdaha onları görmiğceğime yemin etmiştim.sonra fark ettim ki sizi mutsuz eden sıkıntı veren insanları deli etmenin tek yolu hayatınızın iplerini elinize almanız artık onların beni mutsuz edemeyeceğini buna artık izin vermeyeceğimi onlara hissettirmek oldu.eğer hayatım boyunca beni mutsuz etmelerine izin verseydim tımarhaneydi sonum.ama ben canım Allahımın verdiği fırsata yapıştım.hayatımın en mutlu yıllarını lisede yaşadım.okul bitti en prestijli bir mağazada satış elemanı olarak işe girdim.ailemden kaçıyordum evde olmak istemiyordum üniversiteye kadar artık dışarıda daha mutlu olduğumu anlamıştım.ilk aşkımıda burda buldum masal dünyasında gibiydim mutsuzluktan ölen kız içindeki güçle mutluluğu kendi kendine bulmuştu.çok sevilen sayılan biriydim iş çevremde.patronum beni kızı gibi sever oğluyla evlendirme hayalleri kurardı.evde sürekli itilen insan yerine konmayan ben meğer ne kadar sevgiye layık biriymişim ben değerli biriymişimi yabancılar kırk kat el gösterdi bana kendi değerimi onlar gösterdi hepsinden allah razı olsun.artık kendime güvenimi tamamen kazanmıştım.iğrenç ailem benim bu kadar çok sevilmeme hayretle kıskançlıklabakıyorlardı.artık gözümde ufak böcek kadar değersizlerdi yaptıklarıyla beni kaybetmişlerdi yoklar gibi yaşıyordum benim için hayaletlerdi.aşkımla kendi seçtiğim kişiyle evlendim görücü usulü asla evlenmem babamın onay verdiği erkek benim kocam olamaz diye yemin etmiştim.onun bulduğu koca kendi gibi olur adamdanda nefret ederdim mutsuz olurdum.neyseaşkımla evlendim bana tapacak kadar tövbe tövbe beni seviyor ağzıma bakıyordu.babamın özel kızları görücü usulü ama ben bana aşık bir erkekle evlenmiştim.inanın bunu bile çekemediler kıskançlıktan ölüp ölüp dirildiler bu kızı nasıl herkes bu kadar sever diye benimle ilgili tez çalışması bile yapmıştır bunlar aralarında.anlattıklarımın özeti arkadaşlar mutlulukta mutsuzlıkta bizim bir kararımıza bakar biz izin vermedikten sonra kimse bize kötü davranamaz.evlendikten sonra ailemi sildim en sevdiğim annemde öldü artık benim ailem yok.kardeşin varmı diyenlere tek çocuğum üvey kardeşlerim var diyorum çünkü ben artık onların yaşadığı şehirde yaşamıyorum.

  4. Mahale 22 Haziran 2011

    Beni anlamayacaklar diye insanlarla konuşmuyorum artık. Hep aynı muhabbetler, odunluk yapan sevgilimden ayrıldım ama bunu bile söyleyemiyorum. Annem onaylamıyordu onu, bana da hakkettin gibi şeyler diyordu. Ben de herkes gibi hata yapabilmek istiyorum, benim de hataya hakkım var. Herkesin ilk ilişkisi çok mu mükemmel oldu hayır. Herkes bana ne ypacagım, kimi seçecegim söylüyor. Ama şunu düşünemiyorlar, hayat benim hayatım. Bir gün ölmek var, o halde neden kendi seçimlerimizi yapmayacagız? Gezemiyorum parasızlıktan, gezebilenlere hasetle bakıyor oldum artık; çevremi degistirmek istiyorum ancak bu nasıl olacak bilmiyorum. Sabrım kalmadı, tahammülüm yok. Empati yapmak için kendimi düşünmeyi unuttum, kendimi düşününce de kaprisli ve bencil insan oluyorum. Nefret ediyorum bana böyle diyenlerden, ben de biraz empati istiyorum. Herkes bana şöyle yap böyle yap diyor ama ben o tarz yaşamak istemiyorum, sevmek sevilmek istiyorum. Şimdi okul bitti ve kendimi tamamen yalnız hissediyorum. Lütfen yardım edin yol gösterin. Saçmaladıysam özür dilerim, şimdiden teşekkürler.

  5. Kalbimacıyor 19 Haziran 2011

    Canım çok sıkılıyor hep aynı lafı demektende sıkıldım mutlu olmayı istiyorum dışarı çıkmak bile istemiyom.Kendimi anlatamıyom geceleri hep düşünceden yatamıyom.Ailemle bile aram iyi degil bunu yazarken bile duygulanıyom anime izlemye basladım onlar bile duygulanıyom.Kalbim hep kırıldı gercek dost bile sandıklarım kız arkadaslarım değillermiş...

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız