Makamlar


| 07 Ağustos 2005 | 0 yorum | 4608 gosterim

Bazı insanlar Makamların üstünde bazı insanlar ise altındadır

Yazımın giriş başlığını saygı duyduğum bir müfettiş arkadaş söylemişti. Yıllar içinde yerli yabancı her kademede birçok yönetici ile çalışma fırsatı buldum. Halen de çalışmaya devam ediyorum…

Makamların geçici olduğu gerçeği herkesçe bilinen bir olgu olmasına karşın kişiler kendilerini bu gücün büyüsüne kaptırabiliyorlar. Kişiliği güçlü olan insanların bile çevrelerinde oluşan çıkarcılar sayesinde zehirlenmekten korunmaları çok zordur. Bunun panzehiri prensiplerden ödün vermemekten geçer.

Rüşvetin değişik şekillerde sunulabileceği unutulmamalıdır. Mutlaka maddi bir çıkar olması gerekmez. Kişi birden bire size farklı davranmaya başlamışsa altında bir yükleme olup olmadığını iyi analiz etmeniz gerekir. Aniden dostların artması, övgüler, davetler ve daha pek çok taktik kişinin gönlünü kazanmak için uygulanan davranışlardır. Tüm bu iltifatlar unutulmamalıdır ki sizin pozisyonunuza yapılmaktadır. Makamların getirdiği gücü çok dikkatli kullanmak gerekir. Siz esasında bir emanetcisiniz. Atalarımızın dediği gibi ‘Emanete Hıyanet’ edilmemelidir. Şirket veya makam kuralları, prosedürleri herkes için geçerli olmalıdır.

Kişilik bozukluğu olan yöneticilerde, komplekslerin getirdiği sorunlar gözlenmektedir. Makamlarının verdiği güç ile "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" tehdidini birçok kez duymuşuzdur. Bu sorumsuz kişiler insanların kariyerleri, hayatları ile oynamaktan çekinmezler. Kişinin iyi bir çalışan olması önemli değildir. Önemli olan kişinin çıkarlarına hizmet etmeleri, diğer bir deyimle "Onların adamları olmalarıdır". Bazı kişiler acı yollardan öğrenir ki: "Çarka çomak sokarsanız dışlanırsınız". Onlarla suç ortaklığı yapar ses çıkarmaz iseniz desteklenirsiniz. Bu şekilde çevrelerinde jurnalciler edinirler ve kendilerine güvenlik alanı oluştururlar. Diğer taraftan bu güvenlik alanını güçlendirmek için, makamlarda eşit güçlere sahip kişiler birbirlerinin açığını kapatırlar. Bu yöntem ile kendilerine ayrıcalıklı bir ortma yaratamaya çalışırlar.

Bu tip yöneticilerin, güçlü pozisyonlarını destekleyen bir başka etkende, makam sahiplerinden çekinen çalışanların yaratıcılıkta sınırlı kalmalarıdır. Kişiler düşüncelerini süylemekten kaçınırlar, sessiz kalmayı yeğlerler ve yavaş yavaş içten pazarlıklı çalışanlar türemeye başlar. Çünkü ortam bu tip insanların varlığını destekler ve yaratıcı, üretken çalışanları bir şekilde yok eder. Korkulan yönetici, makamında olduğu sürece övülerek göklere çıkarılır, fakat yetkileri elinden gider gitmez aynı kişilerce yerden yere vurulur. Ne güzel bir sözdür "Giden ağam gelen paşam" sözü.

Oysa kendini bilen Lider ve Yöneticiler, kurum ve kuruluşlarda en önemli değerin insan olduğu anlayışı ile hizmet ederler. İnsanların özgürce düşüncelerini ifade etmeleri için imkan yaratır, çünkü bu fikirlerin kurumlarını geliştirecek en önemli zenginlik olduğunu bilir.  Eleştirilmekten yada hata yapmaktan korkmazlar, çünkü bu kişilerin gücü makamlarından değil, kendilerinden gelir.  Saygınlıkları, üzerinde oturdukları koltuktan değil, bilgilerinden, yeteneklerinden, çalışanları ile iyi iletişim kurabilmelerinden gelir.  Kısaca iyi bir yönetici makamının altında değil, üzerinde oturur.  Makama gelirken de giderken de vicdanen rahat olurlar.

Ve Makamlarının üzerinde olmayı başarabilen ve kendini bilen yöneticiler kurum ve kuruluşlarında hep saygıyla anılırlar.

Peri

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız