Kişisel Yolculuk I


| 04 Şubat 2006 | 0 yorum | 5466 gosterim

Çevredeki insanlarιn bizim hakkιmιzda ki düşündüklerini o kadar çok önemsiyoruz ki başkalarιnιn gözünde kötü görünmemek için samimiyetten uzaklaşιyor, kendimize bile yalan söylüyor hale gelebiliyoruz.

Tüm beklentilere cevap verebilme kaygιsι bizi tüketiyor ve sonuçta kendimiz başta olmak üzere hiçkimseyi memnun edemiyoruz. Bu tüm yaşamı suçlar hale gelmemize yol açιyor, mutsuz olduğumuzu her fιrsatta çevremize anlatιyor ama çözüm bulmak için kιlιmιzι bile kιbιrdatamaz hale gelebiliyoruz. Sorumluluğu başkalarιna yιkacak hiç kimseyi bulamazsak da kötü talih kötü şans veya kötü yazgι diyoruz.

Çözümsüzlük dağ gibi gözümüzün önünde birikiyor ve ne yapacağιmιzι bilemez hale gelince de stres denilen çağιmιzιn önemli sorunlarιndan birinin tuzağιna düşüyoruz. Bu fiziksel olarak sürekli yorgunluk hissetmemize, ruhsal olarak da mutsuz olmamιza yol açıyor. Bazen de aniden tüm sorunlarιmιzιn üzerine gidip tümünü birden çözebilmek savaşιna giriyor ama plansιzlιktan ve sabιrsιzlιktan kolayca yeniliyoruz.

Bir yerlerde okumuştum aklιmda kalmιş. “Aynı anda hem iş hem ev hem eş değiştirmeyin” diyordu. Örneğin sigara alιşkanlιğιnιza son vermek istiyorsunuz ama aynı anda çocuğunuzun yalan söyleme alışkanlığını düşünüyorsunuz, bir de sürekli gürültü yapan komşunuz ile başa çιkmanιz gerekiyor ve egzersiz yapmaya karar veriyorsunuz. Tümü ile başa çιkmak gerçekten de çok zordur.  Bu nedenle bir öncelik sιralamasι yaparak teker teker sorunları çözmeye çalιşιrsanız başarι şansιnιz artacaktır. Önce sigarayı bırakın.  Kendinizi iyi hissetmeye başladığınızda ve daha mutlu hissetmeye başladığınız zaman bu sefer egzersiz yapmaya başlayın.  Belli bir rutine girdikten ve egzersizleriniz size arzu ettiğiniz sağlığı kazandırmaya başladığında çocuğunuz ile konuşmayı planlayın.  Belki birlikte daha çok vakit geçirmeyi düşünebilirsiniz.  Çocuğunuz ile yaşadığınız sorunlar belli bir seviyede çözüme ulaştığında yada çözüm sürecine girdiğinde, komşunuz ile ilgilenebilirsini.  Unutmayın her insanın bir limiti vardır.  Aynı anda her şeyi yapamazsınız.  Kendi limitlerinizi belirlemeye ve daha sonra alιşkanlιklarι karar, sebat, inanç ve en önemlisi pratik yaparak değiştirmek mümkündür.

Yaşamιmιzda sevmediğimiz bir çok olgu olabilir. Başkalarιnιn davranιşlarιnι değiştiremiyeceğimizi aklιmιzdan çιkarmayarak sevmediğimiz durumları belirlemek ile başlayabilir ve kendi bakış açımızı yada olayın köklerini değiştirmeye çalιşabiliriz. Örneğin çınar ağacının meyva vermesini sağlayamazsınız ama çınarın gölgesinden faydalanmanında güzel olacağını kendinize öğretebilirsiniz. Bahçenizde solan güllere kimin niye su vermediğini sorgulayıp suçlu aramak yerine bahçeyi sulamaya başlayabilirsiniz, bahçeyi sulayacak otomatik bir sistem oluşturabilirsiniz yada bahçedeki tüm çiçekleri tamamiyle söküp bakım gerektirmeyen başka bir bitki koyabilirsiniz. Her zaman bir çιkιş yolu vardιr yeter ki ne istediğinizi ve nasıl çözebileceğinizi bilin. Çözümlerin başkalarından gelmesini beklemek yerine kendi çözümlerinizi üretmeye başladığınız zaman daha mutlu olmaya başladığınızı farkedeceksiniz.

Atacağιmιz adιmι, çιkacağιnιz yolu iyi hesaplayabilmek çok önemlidir. İstanbul’da bir yer arιyorsak elimizdeki haritanιn Ankara’ya ait olmamasι gerekiyor. Öyleyse doğru haritalarla yola çιkma prensibini edinmek gerekir diye düşünüyorum.

Başkalarιnιn bizim için büyük değişiklikler yaparak bizi mutlu edeceğini beklemek sonuçta bir gün beklentilerimizin karşιlanamιyacağι riskini doğurur. O halde kendimizi özgür bιrakabilmenin yolu özellikle sevdiklerimizi özgür bιrakmaktan geçer. Kendi sorumluluğumuzu üstlendiğimiz zaman, canιmιz çiçek istediğinde alιnmadι diye üzülmez kendimize dilediğimiz zaman çiçek veya hediye alιrιz. Telefon etmeyen sevgiliyi; çocuklarιmιzι veya dostumuzu telefon başιnda beklemek yerine ve “niye aramadι niye aramadι diye” kendi kendimizi yemektense telefonu alιp biz de karşι tarafι arayabiliriz ama tabii hesap sormak yükleme yapmak için değil aslιnda onunla konuşmaya ihtiyacιmιz olduğunu belirtmek için. Başkalarιnιn davranιşlarιndan biz sorumlu değiliz. Tabii şunu da belirtmeden geçemiyeceğim, tüm beklentilerimizi sιnιrlandιrmamιza rağmen bizi sevindiren davranιşlarιn başkalarι (sevdiklerimiz) tarafιndan yapιlmasι ne anlamlι ve ne de değerli olur değil mi? Çok duymuşuzdur “çok sevindim, bunu hiç beklemiyordum” denildiğini veya beklemediğiniz güzel bir davranış karşιsιnda duyduğunuz hazzι. Bir düşünün en son ne zaman mutlu olumuştunuz ve ne için veya en son ne zaman mutsuz olmuştunuz ve ne için?

Yaşamda başkalarιna yüklemeler yapmadan mutlu olma başarιsιnι bir gün yakalayabilme umudu ile…

Perihan

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız