Evlilikte şiddet sadece dayakla olmuyor, Rumuz: Casper


| 04 Ekim 2006 | 0 yorum | 5876 gosterim

Aynı çatı altında iki insan beraberliklerini artık sürdürme imkanı bulamıyorlar ise bazan boşanma da bir çözüm yoludur. Boşanma sonunda oluşacak yeni durumla başa çıkabilmeyi de önceden düşünmenizde yarar vardır.

merhabalar

10 yıllık evliyim. Televizyonda bir psikologtan dinlediğime göre eşimde mükemmeliyetçilik hastalığı var. Bir bardak devrilse olay çok büyüyor. Yıllardır bana kızıyor bağırıyor küsüyor. Ben artık dayanamıyorum. Başlarda tolere ediyordum. Artık ben daha fazla bağırıyorum. Ayrıca koca surat gibi hakaretler ediyorum. Biliyorum doğru değil ama saygımı yitirdim. Boşanmayı düşünüyorum. Psikoloğa da gittik. O kadar saygın konuşuyorki onu bile ikna etti. Psikolog bana cephe aldı. Bır kızımız var. Ben ne yapayım?
Saygılar


Sevgili Casper,

10 yıllık bir evlilik ve bir çocuk sahibi olduğunu bunun dışında da mükemmilyetçiliğinden dolayı rahatsızlık duyduğun bir eşinin olduğunu söylüyorsun. Şu anda içinde bulunduğun durumdan nasıl kurtulacağın konusuna ise doğal olarak bir açıklık getirmekte zorlanıyorsun. Konu başlığınızda da belirttiğiniz gibi evlilikte veya genel yaşamda iki türlü saldırı ve şiddet vardır. Birisi fiziksel diğeri ise sözeldir. Her ikisi de kabul edilecek yapılar değildir. Buna da izin verip vermemek tamamen sizin elinizdedir. İnsanlar hoşlanmadıkları bir duruma genellikle birkaç nedenden dolayı katlanmayı seçerler:

– Değişimin getireceklerinden korktukları için

– Alışkanlıklarından vazgeçemedikleri için

– Karşılarındaki kişiyi değiştirebileceklerine inandıkları için

– Bu durumu nasıl değiştirebileceklerini bilmedikleri için

– Risk almaktan korktukları için….

Bunları daha da çok uzatabiliriz.

Mükemmeliyetçilik hastalığı gerek özel yaşamlarda gerekse zaman zaman iş ortamlarında hem kişinin kendisine hem de çevresindekilere korkunç anlar yaşatabiliyor. Hiçbirşeyin mükemmel olmadığı dünyamızda herşeyin mükemmel olmasını beklemek hiç kolay değil. Kişinin kendine hata yapmak için izin vermediği durumlarda öğrenecek deneyimleri kaçırdığını söylemek yanlış olmasa gerek. Önemli olan yaşanarak edinilen deneyimlerden yararlanarak aynı hatayı iki kez tekrar etmemek olduğuna inanıyorum. Bir arkadaşım var araba kullanmanın tüm tekniklerini ve inceliklerini bilmesine karşın hata yapmak korkusu ile hiç trafiğe çıkıp araba kullanmamıştır.

Psikologlar da dahil olmak üzere hiç kimsenin size karşı tavır veya cephe alması kabul edilebilecek bir davranış olamaz. Burada hangi tarafın haklı olup olmadığı önemli değildir. Önemli olan her ikinizin orta noktada anlaşıp aranızdaki sorunu ortaya çıkarıp bundan sonraki adımı birlikte atabilmenizdir diye düşünüyorum. Birlikte aranızda bir sorun olduğunu kabul edip psikoloğa gitmişsiniz. Bu sizin ve de eşinizin bunu düzeltmek istemesi anlamana gelir. Olumlu ilk adımı birlikte atmışsınız. Tıp doktorluğunda her hastalığın ayrı bir uzmanı vardır. Evlilik sorunlarının da evlilik danışmanları vardır. Psikolojik yardım alırken aile terapisti olan bir uzmanın seçilmesi her ikiniz için de daha yararlı olur düşüncesindeyim. Eşinizin ve sizin durumunuzun basit çözümleri olduğuna inanmıyorum ama boşanma kararı vermeden önce gerçekten birlikte çaba göstermeniz çocuğunuz ve evliliğiniz için değerli bir yatırım olur diye düşünüyorum.

Aynı çatı altında iki insan beraberliklerini artık sürdürme imkanı bulamıyorlar ise bazan boşanma da bir çözüm yoludur. Boşanma sonunda oluşacak yeni durumla başa çıkabilmeyi de önceden düşünmenizde yarar vardır. Sadece boşanmak istiyor olmanız tüm sorunlarınızı çözmüyor. Bir çocuğun ne olursa olsun hem babaya hem de anneye çok ihtiyacı vardır. Anne çocuğun sağ bacağı baba da sol bacağını oluşturur. Dengeli evliliklerde çocuk da dengeli yürür. Boşanmış çiftlerin, var olan çocukları için tüm kişisel düşüncelerinden arınıp çocuklarını sağlıklı yetiştirebilme çabasını birlikte sürdürmeleri gerekmektedir. Şu anda siz eşinizin davranışlarına katlanamayacağınız için boşanmayı çare gibi görmüş olabilirsiniz ama siz boşandıktan sonra çocuğunuz ile ilgili ne gibi gelişmeler olacaktır? Bu durumun iyi irdelenmesi gerekmektedir. Çocuğunuzun psikolojisi nasıl etkilenecektir? Çocuğunuz sizle mı kalacaktır baba ile mi yaşayacaktır. Baba çocuğunu hangi zamanlarda görebilecektir?

Kirpi refleksi denilen bir davranış biçimi vardır. Etkiye anında tepki göstermek de denebilir. Örneğin eşiniz masaya yanlışlıkla döktüğünüz yemeğe kızarak tepki gösteriyor siz de onun tepkisine anında kaşılık verip bağırmaya başlıyorsunuz bunun sonunda taraflar yüzlerini asıp konuşmadan kızgınlıklarını sessiz protestoya dönüştürebiliyor. Gelin bu senaryoyu farklı oynayalım. Siz masaya çorbayı döktünüz, eşiniz tepki gösterdi ve sizi beceriksizlikle suçladı. Siz gülerek “haklısın hayatım” deyip onun tepkisine karşılık vermediniz. O olumsuzluğunu sürdürmeye çalıştı siz de “tamam istersen bu konuyu çocuğun önünde tartışmayalım” deyip olayı sonlandırdınız ve birbirinize küsmek yerine tepki göstermemeyi seçtiniz.

İnanın ikinci yol zor da olsa kavgaların uzun süreli sürdürülmelerini önlüyor. Bu ortamda unutulmaması gereken kişi ise aradaki çocuğunuz olmalı. Çocuğunuzu sağlıklı ortamlarda yetiştirebilmenin ön koşullarından biri anne babanın çocuk önünde tepkilerini kontrol edebilmeleri ile doğru orantılı olduğunu gözden kaçırmamak gerekir. Atalarımızın söylediği gibi “Keskin sirke kabına zarar demişler”.

Bir kez daha suçlayıcı olmaktan kaçınarak oturun eşinizle konuşmayı deneyin derim. Hissettiklerinizi, düşünceleriniz anlatın ve onu da dinlemeye çalışın. Olaya tek taraflı değil de birlikte başka iki kişiyi inceler gibi bakmaya çalışın. "Ben" kavramından çıkarsanız tarafsız olarak olaya bakabilme şansınız artar. Geleceği nasıl yaşamak istediğinize birlikte karar verebilirseniz eminim sizin için en doğru olan adımı atabilecekseniz.

Her ikinize de iyi şanslar diliyorum.

Saygılarımla

Perihan Yazıcı

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız