Arkadaşımla daha ilgili, Rumuz:serkanbaydag


| 10 Ağustos 2005 | 0 yorum | 4135 gosterim

Okuldan sevdiğim bir çocuk var. Bunu O da biliyor ama bilmemezlikten geliyor, bu da beni çıldırtıyor.

Okuldan sevdiğim bir çocuk var. Bunu O da biliyor ama bilmemezlikten geliyor, bu da beni çıldırtıyor. Sanki benim onu sevdiğimi bilmiyormuş gibi davranıyor. Arkadaşımla konuşuyor, sohbet ediyorlar. Bende biraz utangaç olduğum için onlara katılınca yanlarında rezil olurum diye konuşmuyorum. Böyle hem konuşmuyorum, hemde kıskançlığımdan öleceğim neredeyse. Ben ne yapacağımı bilmiyorum, tavsiyelerinizi bekliyorum…
Serkanbaydag



Sevgili Arkadaşım,

Belli ki içinde bulunduğun durum şu an için seni üzmekte ve olaylar senin istediğin gibi gelişmediği için kendini çaresiz hissetmektesin. Atmayı düşündüğün adımlarının sonucundan emin olamadığın için bir harekette bulunmak yerine karşı tarafın senin düşüncelerini anlayıp ilk adımı atmasını istiyorsun ve bekliyorsun. Bu beklentine de cevap verilmediği için kendini mutsuz ediyorsun.

Aşık olunca insan başka birşey düşünemez hale geliyor. Sürekli bu konu ile ilgili gelişen olaylara takılıp kalıyor. Bazıları yemekten içmekten kesiliyor, hiç bir şey yapamaz hale geliyor. Bütün düşüncelerini ve duygularını bu insan kaplamaya başlıyor. Fakat duygularının seni bu şekilde kontrol altına almasına ve sana zarar vermesine izin vermemelisin. Duygularının kontrolünü ele geçirip kendin için en doğru kararı almak senin en önemli görevin.

Duygularının seni esir etmesini ve zarar vermesini engellemenin en basit yolu karşındaki insan ile açıkça konuşmaktır. Bir çok kez, reddedilme korkusu bu basit adımın atılmasını zorlaştırır. Beğendiğimiz insanın yüzümüze karşı ‘Hayır ben seni sevmiyorum!’ demesi ihtimali bile dehşet verir, sanki dünya başımıza yıkılacak gibi olur. Nitekim sırf bu yüzden açık olmak yerine, günlerce, haftalarca, hatta aylarca kabuğumuzun içinde kendimize işkence etmeye devam ederiz.

Açıkça konuşulmayan durumlarda zihnimiz hayaller kurar, beklentiler içine girer, en ufak ve belkide önemsiz davranışlarda bile bir işaret aramaya başlar, bahaneler yaratır ve gerçeklere gözümüzü kapatır. Zaman ilerledikçe, daha fazla o kişiye bağlanır ve belkide bir süre sonra saplantı haline getiririz. İşte bu noktada kendimize zarar vermeye başlarız. Çünkü beklentiler artmış, ruhsal olarak yorulmuş, istediğimize kavuşamamaktan fazlası ile acı çekmiş oluruz. Bunun sonunda eğer reddedilirsek, kendimize olan güvenimizi yitirebilir, sevilmeye layık olmayan, değersiz ve başarısız bir insan olduğumuzu düşünmeye başlayabiliriz. Yaşadığımız aşırı duyguların sonucunda sevgimiz nefrete ve öfkeye dönüşebilir.  Bu olumsuz duygular daha sonra bütün karşı cinse yönelebilir. Bir daha asla sevmemeye yemin edecek kadar bile ileri gidebiliriz.

Oysa tüm bunlara hiç gerek yok… Basit bir hayır cevabı belki başlangıçta utanç verici, hatta gurur kırıcı olabilir. Sevgine karşılık bulamadığın için keskin bir acı yaşayabilirsin, ama bu kısa sürelidir, tıpkı yaranın üzerinden yara bandını çekmek gibi. Bu, gerçeklerle yüzleşmenin verdiği acıdır, nitekim kısa bir süre sonra kabul eder ve seni gerçekten sevecek olan insanın dışarda bir yerlerde olduğunu düşünüp yoluna devam edebilirsin. Çünkü her şey açıkça ve net olarak konuşulur, üzerinde hayal kurulacak, beklenti içine girilecek, ümitler beslenecek açık bir kapı yoktur. Dahası açık olma cesaretini gösterebildiğin için kendinle gurur duyabilir ve güçlendiğini hissedersin. Çünkü bilirsin ki, duygularının kontrolünü ele geçirmişsin ve kendin için en iyi olanı yapmayı başarabilmişsin.

Bu tecrübe, senin ilerde hayatın boyunca karşılaşacağın benzeri duygusal sorunlarıda rahatlıkla aşman için bir temel olacaktır.

Şimdi olaya farklı bir açıdan bakmaya ne dersin? Gerçekte karşındaki insanın ne hissettiğini bilmiyorsun. O da senin gibi utangaç biri olabilir ve bu nedenle arkadaşına karşı daha fazla yakınlık gösteriyor olabilir. Bazen insanın beğendiği insan ile konuşması zordur, onun yerine duygusal bir yakınlık hissetmediği sadece arkadaş olarak gördüğü insanlarla konuşmak daha kolaydır. Belki bu şekilde sana yakınlaşmaya çalışıyor olabilir. Ama daha önce dediğim gibi gerçekte O’nun ne hissettiği konusunda hiç bir şey bilmiyorsun ve bunu açıkça konuşmadanda bilemezsin. Gördüğün gibi sonuç ne olursa olsun dürüstçe davranırsan kaybedeceğin hiçbirşey yok…

Kıskançlık normal bir duygudur ama karşındakini sahiplenmeye dönüşmemesi için dikkat etmelisin. Unutma, karşındaki insan senin gibi hissetmek zorunda değildir. Bu duyguların sadece sana ait olduğunu aklında tutmaya çalış. Seni sevmesi için kimseyi zorlayamazsın, dolayısıyla karşındaki insanları özgür bırakıp sana karşı hissettikleri gerçek duyguları olduğu gibi kabul etmelisin. Çünkü sevgiler karşılıklı olduğu ve paylaşıldığı zaman bir anlam kazanır. Sevgi doğal olmalıdır, ve birisi seni doğal olarak sevemiyorsa, o zaman bu kişiyi bırakmak ve gitmesine izin vermek yapılacak en doğru şeydir. Seni gerçekten tüm yüreği ile sevecek o insan henüz karşına çıkmamış demektir.

İlgi duyduğun kişiye ve kendine karşı dürüst olarak sağlıklı iletişim kurabilmen dileklerimle…

Sevgiler
Perı

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız