Aile, Rumuz: Talihsiz


| 09 Ağustos 2005 | 0 yorum | 4047 gosterim

Ailemin menfaatleri hep benden önde oluyor. Yalan, riya ve iftiraya maruz kalıyorum, bazı değerleri asla anlamıyorlar…


Ailem benim hakkımı sömürüyor. Almam gereken kiraları vermiyorlar ayrıca mümkün olduğu kadar haince ve bencilce yaklaşıyorlar. Bu yüzden yaşadıklarımı bir türlü aklımdan çıkaramıyorum. Haklı olduğumu biliyorum yalan riya iftira bunları ben yapamıyorum ama maruz kalıyorum. Bu yüzden onlarla istesemde sağlıklı konuşamıyoruz. Onların menfaatleri her zaman önde oluyor. Bazı değerleri asla anlamıyorlar. Bu yüzden üzülüyorum içimdeki fırtınaları bir türlü dindiremiyorum. Benim bu davranışım aileme eşime yansıyor. Kendime zarar vermeye başladım ne yapmalıyım?


Sevgili Dost,

Ailenizinin hakınızı sömürdüğünü düsünerek acı çektiğinizi anlıyorum. Size gereken değeri ve önemi vermedikleri düşüncesi en çok zorunuza giden olmalı. Ailenize karşı güveninizi yitirmiş gibisiniz. Yaşadığınız tecrübeler, sevgiyi en çok paylaşmak ihtiyacında olduğunuz kişilerin bencil ve hatta size zarar verebilecek davranışlar içinde olduklarına inanmanıza yol açmış gibi.

Almanız gereken kiralar derken kanuni hakkınızdan mı yoksa beklentinizden mi bahsediyorsunuz pek anlayamadım. Eğer bu sizin kanuni hakkınız ise, hukuksal yolları devreye koymanız gerekli olabilir, ama yok size verilmesi gerektiğine dair kendi beklentiniz ise durumu bir kez daha değerlendirmenizde yarar var.

Bu konunun sizi çok rahatsız ettiğini anlayabiliyorum. Fakat negatif düşünceler içinde ailenizle uzlaşmanız çok güç olur. Öncelikle kendinize, eşinize ve ailenize zarar verecek koşulları ortadan kaldırmalısınız. Bu sizin elinizde. Gerçekçi olarak oturup durumu etraflıca tekrar bir gözden geçirmekte yarar var. Daha sonra sizden ve karşınızdakilerden kaynaklanan olumsuzlukları bir yere yazın. Bu insanlar sizin aileniz. Geçmişteki hatalardan ve suçmalardan arınmış olarak, geleceğe de yükleme yapmadan, uzlaşmacı bir plan ile onlara yaklaşmayı deneyebilirsiniz. Yine de olumlu karşılık alamazssanız o zaman aşağıdaki soruları kendinize sormanızda fayda var.

  1. Haksızca alamadığınızı düşündüğünüz maddi gelirleriniz sizin yaşamınızı devam ettirebilmeniz için gerekli mi? Bu sebeple eşiniz ve ailenizle birlikte kendinizi mutsuz etmenize değiyor mu?
  2. Bu işi kanuni yollarla çözmeyi göze alabiliyor musunuz?
  3. Dürüst olmak en güzel değerlerden biridir. Sorununuz olan kişi ve kişiler ile yüzleşip hissetiklerinizi ve düşüncelerinizi kavga etmeden paylaşmaya çalışmanız belki bir çözüm getirmeyebilir, hatta ilişkinizin düzelmesine bir fayda sağlamayabilir ama içinizde biriken öfkeyi dışarı atmanızı ve rahatlamanızı sağlar.

Durumu suçlama yapmadan, olduğu gibi ne kadar çabuk kabullenirseniz o kadar hızlı çözüme ulaşabilirsiniz. Suçlama yapmak ve insanların değişmesini beklemek sadece sizi mutsuz eder. Başkalarının (hatta ailenizin bile) mutluluğunuzu kontrol etmelerine izin vermeyin. Bu sorununuzu hafife almıyorum ama yaşamınızda elbette daha bir çok güzellik vardır. Size ihtiyacı olan bir eşiniz ve aileniz var. Onlarla yaşamı pozitif olarak yaşamak ve kendinizi diğer olumsuz etkenlerden soyutlamak sizin elinizde.

Aklınız hep bir yere takılıp kalınca çevrenizdeki diğer olumlu yapıları algılamak çok güç olur. Günü yaşayın (Carpe Diem) sözü, kişinin her gün eğlenmesi, bardan bara dolaşması yada zevk içinde yaşaması anlamına gelmez aslında. Günü yaşamak, geçmişin etkisinden ve geleceğin beklentilerinden kendini kurtarabilmek, bu günde var olanları hissederek gerçekten anı hissederek yaşayabilmek demektir. Bunun anlamı ailenizin geçmişten beri size yaptıklarını bir tarafa koyup, gelecekte farklı davranmalarını beklemeyi bırakıp, eşiniz ile mutlu olmayı başarabilmek için enerjinizi kendi hayatınıza yoğunlaştırmanız olarak açıklanabilir.

Hayat üzülmeye değmeyecek kadar kısadır. Nefretinizin sevgiye dönüşmesi dileği ile..

Peri

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız