Yaşamak ve Bilmek


| 28 Mayıs 2009 | 2 yorum | 4042 gosterim
istanbul_k

İstanbul’da yaşamaya başlayalı 36 yıl oldu. Bu süre zarfında Anadolu Yakası’nda oturdum. Bu yakanın yaşamaya daha elverişli olduğuna hep inanmışımdır. Karşı yakanın karmaşasına nazaran daha sakindir, daha yuva gibidir. Yıllardır bu şehirde yaşarım ama bu şehri her semtiyle bilmem.


Pek çok semti vardır ki; ayak bile basmamışımdır. Onu bırakın, kilometrelerce yol aşıp, gelen turistlerin, İstanbul’da gezip gördükleri müze, cami, kilise, saray gibi görülmesi gereken mekanların bir kısmını henüz ben görmedim.

Bu defa yıllık iznimin 1 haftasını aldığımda, en çok merak ettiğim ve bir türlü görme fırsatı yaratamadığım sarayları görmeye karar verdim. Dolmabahçe ile başladım. En az 150 yıllık olan bu saray, içindeki eşyalar ve yapılışındaki debdebe ile muhteşemdi. Atatürk’ün yattığı odada, dört mevsim tablosunu gördüm.  Onun baktığı ve üzerine hayaller kurduğu, o resme bakarken ve bu mekanda onunda gezindiğini düşünürken duygulandım.  Yaz boyunca, yatağı, Pembe Salon denilen büyük salondaymış;  Kış gelince, orayı yeterince ısıtamadıklarından daha küçük olan odaya almışlar yatağını.

Resmi Kabul Salonu’nda inanılmaz büyüklükte bir Hereke Halısı ve muhteşem bir avize bulunuyor. İçinde yaşandığı tarihlerde, gerektiğinde bu salon,  altındaki külhanlar vasıtasıyla ısıtılıyormuş Dikkatimizi çeken bir başka özellikte şu oldu: Haremlik ve selamlık bölümlerinden, selamlıkta muhteşem bir dekorasyon gördüğümüz halde, haremlik bölümü çok daha sade döşenmişti. Rehberden öğrendiğimize göre, selamlık, misafirlerin kabul edildiği mekanlardan oluştuğu için, bütün ihtişam o kısma yöneltilmiş, haremi ise, evleri yani özel yaşam alanları kabul ettiklerinden, sade tutulmuş.

Beylerbeyi Sarayı ve Küçüksu Kasrı’nı bir sonraki gün gördüm. Ve anladım ki; Dolmabahçe’den ise Beylerbeyi çok daha zarif ve sade ama seçkin dekorasyonu ile insanı kavrıyor. Burada padişahların, her birinin, devletin en üst kademesini temsil etmek dışında, bir meslekleri olduğunu öğrendim. Abdülmecit çok iyi bir ressam, Abdülhamit devrinin en iyi marangozuymuş. Gerçekten de Abdülhamit’in elinden çıkan bir yazı masası ve sandalyeleri ile bir yemek masasını gördüğünüz zaman, bu konuda haklı olduklarını anlıyorsunuz. Abdülaziz ise 2.10 cm boyu ile güreşçi padişah diye anılıyormuş ve hayli yakışıklı bir adammış. Napolyon’un karısı Öjeni, Süveyş Kanalı’nın açılışı için İstanbul’dan geçerken, 3 gün için Beylerbeyi Sarayı’nda, Abdülaziz’in konuğu olmuş. Ama, padişah ile yaşadığı bir gönül macerası yüzünden, bu misafirliğin uzadığı söyleniyor. Abdülmecit’in resimleri de Beylerbeyi Sarayı’nda yer alıyor.  Ayrıca Beylerbeyi’nin Boğaz’a sıfır olan dış mekanı da, muhteşem manzarası ile insanı büyülüyor.

Küçüksu Kasrı ise, sevimli ve dantel gibi yapısı ile ve de 8 odası ile tam bir yuva havası veriyor. Her odasında şöminesi var. Deniz tarafına bakan tüm odalara ikişer şömine koyulmuş. Isıtmak ancak mümkün oluyormuş. Kasrın İçinde hiç yatak odası yok. Burası av köşkü olarak kullanılırmış ve gece kalınmazmış.

Her üç saray da, deniz kenarında oluşları nedeniyle, bol rutubet alıyorlar. Onun için hepsinin içinde küf kokusu hemen hissediliyor. Anladığım kadarıyla, temizlikleri hiç kolay olmuyor,. Bazı sandalye, koltuk ve perde döşemeleri, aslına uygun olarak dokunup, yenilenmiş.

Belki çoğunuz bu yerleri çoktan gördünüz. Ama görmeyenler var ise, zaman ayırıp, görmek çok keyifliydi. Rehberler çok bilgili. Tüm sorularınıza cevap veriyorlar ve eğer şanslıysanız ve tenha bir zamana denk gelirseniz, size eşlik eden rehber, genelde anlatılmayan özel bilgilerini de sizinle paylaşıyor.

Bir metropolde yaşıyoruz. O nedenle her yeri bilmemiz mümkün değil. Ama, gördüğü her yeni mekan, insana biraz daha derinlik veriyor. En azından bir başkasına bahsederken, içine gördüklerinizi ve hissettiklerinizi de katıyorsunuz.  Bilerek yaşamanın zevkine varıyorsunuz.

Leyla Draman

Forumdan Yorumlar (2)

  1. dekorasyon tadilat şirketleri 06 Ocak 2012

    dekorasyon tadilat şirketleri ve her turlu dekorasyon işleri yapılmaktadır http://www.dekorasyon-tadilat.com/dekorasyon-tadilat-sirketleri/

  2. gamzesu 31 Mayıs 2010

    Leyla hanım çok guzel sözleri dile getirmissiniz.Yazılarınızı cok begenerek okuyorum başarılarınız devamını dilerim..

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız