Serendipity


| 04 Haziran 2009 | 0 yorum | 4604 gosterim
siradisidialog_k

Bu kelimenin sözlük anlamı, değerli ve hoş tesadüflerin farkına varmak demekmiş. Onları, kaçırılmaması gereken fırsatlar olarak algılayıp, üzerinde düşünmek, gerekli adımları atmak, kısacası hoş tesadüfleri ıskalamamak denebilir.

Belki biz, her birinin farkına varamıyoruz, ama bu tür olaylar hepimizin, defalarca başına geliyor. Her birimiz, biraz düşünsek, hemen birkaç olay bulabiliriz kendi yaşantımızda.  Bu olayların, şimdiye kadar gerçekleştiği gibi, bundan sonra da  var olacağını bilmek, insana umut veriyor. Yeter ki, bizler her zaman başka bir şeylere odaklandığımızdan, onların dışında gerçekleşen güzel fırsatları kaçırmayalım.

Serendipity’e küçük bir örnektir belki ama bir yol üzerinde böyle bir durumla karşılaşmıştım. Marmaris’ten arabayla dönüyorduk. Yol üzerinde, tül gibi uzun, kuru çiçeklerin öbek halinde toplandığı bir tarla yanında, biraz dinlenmek için, durduk. O çiçekleri çok sevdiğimden, toplayıp bir demet yapmak istedim. Ama çok ince olduklarından, demet yapmanın uzun süreceğini anlayıp bırakıyordum ki; yanı başımda, bir demetin yapılmış ve iple bağlanmış olduğunu gördüm. Sadece elimi uzatıp almamı bekliyordu. Belki köylülerden biri, öyle bir demet yapmıştı ve oraya bırakmıştı. Ama tam istediğim şeyin elime gelivermesi beni şaşırttı gerçekten.  O demeti aldım ve evimde, uğur olsun diye bir vazonun içine koydum, hala duruyorlar.

Bir yakınımın başından geçen hikaye de, serendipity’e hoş bir örnek: Okul çağlarında, ailesi İstanbul’da yaşıyor, kendisi ise başka bir şehirde, yatılı okuyormuş. Ailesinin, kendisine para gönderemediği bir hafta sonu, arkadaşları sinemaya gideceklermiş. Parası olmadığı için, kendisi de okulda kalıp, kitap okumaya karar vermiş. Yanında getirdiği kitaplardan birini almış ve açıp okumaya başladığında, arasında bir şişkinlik olduğunu fark etmiş. Sayfaları çevirdiğinde, kağıt para ile karşılaşmış. Belki, aileden birinin, kitabın arasına, sayfa belirlemek için öylesine koyuverdiği para, o gün onun arkadaşları ile birlikte sinemaya gidebilmesini sağlamış. Yaşlandığında bile, bu hikaye belleğindeki canlılığını koruyordu.

Serendipity’nin en çok gerçekleştiği zamanlar, hiç ummadığımız anlar. Hepimizin yaşamında, bir zaman geliyor ki; beklemediğimiz, o anda ortaya çıkıveren, bu nedenle de kaçırılması kolay fırsatlar yer alıyor. Yol üzerinde rastladığımız bir dost, aylarca işsizlikten sonra bir anda bize teklif edilen bir iş, ya da, yaşamımıza bir dönem girmiş, bir daha görmeyeceğimizi sandığımız ve beynimizin bir tarafına bıraktığımız sevgiliyi karşımızda buluveriyoruz. Onu, artık hedeflemediğimizden, gözden kaçırmamız da ihtimal dahilinde. Nasıl davranacağımız ile ilgili hiçbir hazırlığımız yok. O anda nasıl tepki verirsek, kaderimiz öyle şekilleniyor.  İşte, o noktada, serendipity diye bir kavramın varlığını bilmek bize yardımcı olabilir. 

Bu sevimli kelime, aklımızın bir köşesinde bulunsun. Yaşamınız süresince, Keşke’leriniz az, Serendipity’leriniz bol olsun.

Leyla Draman

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız