Olumlu Olmanın Zor Olduğu Zamanlar


| 03 Temmuz 2007 | 0 yorum | 3067 gosterim

Bir süredir tüm dünyada olumlu düşünmeye bir eğilim var. İnsanlar grup grup kurslara, seminerlere katılarak, yoga, meditasyon ve buna benzer çeşitli yöntemlerle kendilerini rahatlatmaya ve geliştirmeye çalışıyorlar.


Herşeyin bir enerjiden varolduğunu düşünüp, evrenin içindeki pozitif enerjiyi alabilmekle ilgili çalışmalar yapılıyor. Ve ben de dahil olmak üzere bir çok insan düşüncelerimizi iyiye, doğruya yöneltmeye, böylelikle önce kendimize, sonra başka insanlara faydalı olabilmeye çalışıyoruz.

Ama yaşam yapacağını yapıyor bu arada. Hastalıklar, afetler, olumlu düşünmekten haberi bile olmayan grupların dünyaya verdiği yıkım hepimizi etkiliyor. Tüm bunlar olurken, karşıt düşünce yaratmaya çalışan bir sürü insan inatla uğraşıyor ve kendilerinden vererek, özverili davranarak olumsuzlukların gitgide azalacağını düşünüyorlar.

Ruhsal çalışmalarla ilgilenen bir arkadaşım; herşeyde bir hayır olduğunu ve başımıza ne gelirse gelsin bunun bizi geliştirme yolunda bir adım olduğunu ve bir gün arkamıza baktığımızda, bu felaketin neden başımıza geldiğini anlayacağımızı söylüyordu. Bir bakıma doğrudur, geçirdiğiniz her travmayla hayata bakışınız değişiyor. Ama bazen tüm bunlara inanmak zor oluyor. Özellikle etrafınızda sevdiğiniz insanların başına felaketler geldiğinde şaşırıp kalıyorsunuz ve kafanız karışıyor. Bir insana bu kadar üzüntü niye veriliyor bilemiyorsunuz. Sevdiğim bir arkadaşım 7 ay önce ölümcül bir hastalıktan ablasını kaybetti, genç sayılabilecek bir yaşta. Ve dün öğrendim ki diğer ablası da aynı hastalıktan hastaneye kaldırılmış. Onu teselli etmek için ne söyleyebilirim diye düşünürken, onu durumu kabullenmiş buldum. "Elimizden geleni yapacağız, durumu kabullenmek zorundayız, başka çaremiz var mı" dedi. Evet insan bu kadar sabırlı ve dayanıklı bir varlık. Ama yine de içinizde birşeyler kırılıyor, böyle bir durumda nasıl bir hayır olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz.

Ailenizle, arkadaşlarınızla, yakınlarınızla varolan ilişkilerinizde de bazen güçlük çekiyorsunuz. Siz ılımlı bir ilişki sürdürmeye çalışırken bir de bakıyorsunuz ki karşı taraftan sizin huzurunuzu bozacak ters bir davranış geliveriyor. Huysuzluk diye adlandırabileceğiniz böyle bir davranışla karşılaştığınızda o gün içinde bulunduğunuz ruhsal durumla ilintili olarak bazen görmezden gelip geçiveriyorsunuz. Ama bu davranışlar devam ederse ya oradan kaçmak ve o insanla bir müddet beraber olmamak geliyor içinizden, ama bu mümkün değilse tepki veriyorsunuz. Böylece olumlu düşünmek ya da düşünce ve davranış kontrolu elinizden kayıp gidiyor.

Herhalde sabrımızı ve dayanıklılığımızı ortaya koyup her seferinde yeniden enerjimizi hareket geçirmeli ve yaşamdan alabileceğimiz kadar neşeyi ve huzuru almalıyız. En iyi seçenek bu olduğuna göre…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız