İstanbul’da Yaşamak


| 04 Mayıs 2007 | 0 yorum | 4089 gosterim

Büyük şehirler içlerinde ciddi bir dinamizm taşıyorlar. Öyle ki, geceden sabaha varan saatlerde bile sürekli bir yaşam enerjisi yansıtıyorlar. Sabaha karşı saatlerde evine eğlenceden dönenler olduğu gibi, yine aynı saatlerde biten bir vardiyanın işçileri de evlerine dönüyorlar.


Çok farklı iki yaşam biçiminin insanları sabahın serinliğini birlikte paylaşıyorlar. Aynı zamanda büyük şehirler pek çok tehlikeyi içinde barındırıyor. Sokak çocukları ki, bunların büyük bir kısmı kendilerini uyuşturan ve suça teşvik eden maddeler kullanıyorlar, gaspçılar veya hırsızlar suç işlemek için geceye sığınıyorlar.

Eskiden bu tür zararlardan kaçınmak için insanlar geceleri geç saatlere kalmadan evlerine dönerlerdi. Ama şimdi bu suçlar günün her saatinde işleniyor ve şehrin çok sevdiğimiz bir çok semtini ziyaretetmekten bu yüzden vazgeçiyoruz.

Geçenlerde bir arkadaşımla Beyoğlu'nda İstiklar Caddesi'ne girdim. Dönüş yolumuzda bir ayakkabı mağazasının içindeydik, birden dışarıda bir gürültü koptu. Polis 16 yaşlarında bir delikanlıyı kaldırıma yapıştırmıştı. Çocuk biraz önce bir adamı bıçaklamış ve adam hayatını kaybetmiş. Oradan çıkınca bütün günün keyfi kaçmış bir şekilde hızlı hızlı yürüyüp, bir an önce menzilimize varmaya çalıştık. Bu semti çok sevmeme rağmen, tekrar gitme konusunda isteksizim.

İçlerinde yaşattıkları kötülükler büyük şehirlerin o kristal kadar güzel ama kırılmaya müsait dokusuna zarar getiriyor. Bugün Beyoğlu'na gitmekten vazgeçiyorsunuz, yarın Fatih'e, bir başka gün Laleli'ye. Ve zaman içerisinde kısıtlandığınızı görüyorsunuz. Her semti başka güzel bir şehirde, keyfinizce dolaşamaz hale geliyorsunuz.

23 Nisan'ın Pazartesi'ye gelmesinden istifade Trakya'ya bir gezi yaptım. Arkadaşımla bir tura katıldık ve bu kesimi neredeyse şehir şehir ve kasabalarıyla beraber gördük. İnsanlar sizin yabancı olduğunuzu görünce herhangi bir konuda yardım ellerini uzatıyorlar. Öyle ki; tura katılan biriyle biz İstanbul'da insanlığımızı unutmuşuz diye konuştuk. Bu şehirde yaşarken, sokakta biri benden adres sorsa şüpheyle yaklaşıyorum. Her gün akıl almaz olayların olduğu bir şehirde gel de insanlığını göster.

Ama Trakya'ya yaptığımız gezi bitip akşam saatlerinde İstanbul'a girdiğimizde güzelliği bir kere daha çarptı yüzümüze. Akşamın ışıkları içinde bozuk tarafları daha az görünür olmuş muhteşem bir şehir karşılıyor sizi.

Belki kristal kadar güzel yanları olan şehrimiz için elimizden geleni yapmaya çalışmamız onu daha yaşanılır hale getirebilir. Bunu sosyal yardım derneklerinde aktif çalışmakla, sokaktaki bir çocuğa gösterdiğimiz sevgiyle çünkü; nihayet o bütün çocuklar gibi sevgi ihtiyacı olan bir çocuk, ya da uyanık olup şehrimizdeki suçlulara suç işleyecekleri bir zemin hazırlamamakla biraz da olsun sağlayabiliriz.

Tabii bunlar dilekler; gerçekleştirilmesi zor biliyorum ama bir durumun iyileşmesine katkıda bulunan herkesin bir fark yarattığına inanıyorum.

Sevgilerimle,

Leyla Draman

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız