BAZILARI BAŞARIYOR


| 05 Mart 2008 | 0 yorum | 3890 gosterim

İnsani ilişkiler hayatımız boyunca bize mutluluk, sevinç, hüzün, nefret, heyecan, hayal kırıklığı gibi daha sayabileceğimiz pek çok duyguyu tattırıyor. Her duygunun bir karşıtı var aslında. Aynı insan sizi göklere çıkarabileceği gibi gün geliyor yere de vurabiliyor.


Özellikle kadın-erkek ilişkilerinde bu karşıtlığı daha çok hissediyoruz. Bizi sevdiğini söylerken, bizi yücelten, içimizi kıpır kıpır yapan adam, bir de bakıyoruz ki eleştiriyor, ilgisiz görünüyor, sevgisini esirgiyor ve sonuç hayal kırıklığı ve üzüntü oluyor. İşte tam bu noktada kimi kadınlar bu durumu fazlaca üzüntü vesilesi haline getirmeden, karşılık vermeden, sorgulamadan ve yargılamadan atlatıyorlar. Üstelik bunun tecrübe ile de bir ilgisi yok. Bu tarz bir tutumu, 60 yaşında evli bir kadın kocasının beklemediği davranışlarına karşı gösterebildiği gibi, 23 yaşında genç bir kız da sevgilisine karşı aynı sabırlı, hoşgörülü tutumu sergileyebiliyor. Buna "idare etmek" deniyor. Ama bunu yapmakla, çoğu zaman gerçekten de iyi sonuç alıyorlar. Kimseyi idare edemem, beni idare etsinler diyen kadınlar yaşadıkları hayal kırıklığını daha da çözülmez duruma getirirken, bunu başaranlar, ortamı hem kendileri, hem de partnerleri için ılımı bir hale getirebiliyorlar.

Aslında aynı tutum, tüm insan ilişkilerinde geçerli. İşyerinizde kontrol etmeyi seven ve insiyatifi kimseye bırakmak istemeyen bir patron ile çalışıyorsanız, tüm gücünüzle onun bu davranışına karşı koymak ve haklılığınızı kanıtlamaya çalışmak yerine, onun istediği tarzda çalıştığınızda gerginlik ortadan kalkıyor. Hatta bir süre sonra kendiliğinden bazı konularda insiyatifi size bıraktığını görüyorsunuz. Tabii bunları yapmak, yazmak kadar kolay değil ama yapmaya çalıştığınızda ve başardığınızda size çözümsüz olacak bir durumu atlatmış olmanın huzurunu yaşatıyor

"İdare etmek" kulağa taviz vermek gibi geliyor; bir yönüyle de bir süre için kendi isteklerinizi bir tarafa bırakıyorsunuz gerçekten. Ama isteklerinizi hemen o anda karşı tarafa kabul ettirmek çoğu zaman mümkün olmuyor. Partneriniz sizi haksız eleştirdiğinde, ya da ilgilenmesi gereken bir zamanda bunu yapmadığında hemen hayal kırıklığına uğramak yerine, bunun geçici bir durum olduğuna inanmak, o güne kadar yaptığı iyi şeyleri hatırlayabilmek ve tepkisiz kalmak sizi bu konuda daha fazla üzülmekten koruyabilir. Sonuçta her ne yapıyorsanız size geri dönüyor. Hoşgörüyü, sabrı gösteriyorsanız, kendinizi üzmemek, olayları daha da çıkmaza sokup hırpalanmamak için. Bazı insanlar bunu başarıyor. Onların doğuştan gelen, genetik özellikleri olabildiği gibi, yaşam içinde düşünerek, fark ederek ve uygulayıp sonuçlarını görerek de bu davranışı edinmek olası. Tabii, buradaki en önemli konu, hoşgörüyle, sabırla geçiştirilen beklenmeyen davranışların sürüp gitmemesi. Böyle bir durumla karşılaştığımızda çoğumuzun gerekeni yapacağına ve sürgit bu duruma katlanmayacağına eminim. Tanrı hepimize geçiştirebileceğimiz durumları farkedecek ve sürüp giden ters davranışları kabullenmeyecek kadar sağduyu ve ikisini ayırt edebilecek kadar net bir görüş versin.

Leyla Draman

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız