Ayakta Kalabilmek


| 12 Ekim 2006 | 0 yorum | 3939 gosterim

Ne kadar güçlü olduğumuzu, nelere göğüs gerebildiğimizi yaşam bizi sınadıkça görebiliyoruz.


Aman, başıma gelirse altından kalkamam dediğimiz olayların bir bakıyoruz ki içindeyiz ve herşey geçip gittikten, sular durulduktan sonra bir daha kendimizi eskisi gibi değerlendiremiyoruz. Artık biz nelere katlanabileceğini az çok anlamış insanlar oluyoruz.

Gülşen’in hayatında da böyle olmuştu. O yaşamın acı gerçeklerinden biri ile daha 7 yaşındayken karşılaşmıştı. Annesini kaybetmişti ve üvey babası annesinin ölümünden sonra ona bakmayı reddetmişti. Çocuk yaşında hayatla karşı karşıya kalmak onun bütün hayat felsefesini belirledi. Annesini tanıyanlar ve onu sevenlerin yardımıyla çocukluğunu ve genç kızlığının ilk zamanlarını geçirebildi. Ve 16 yaşında çalışmaya başladı. Hayatını kazanmaya başladıktan sonra herşeyi olduğu gibi kabul edip, yaşamın keyfini sürmeyi, hem de her şartta, kendisine ilke edindi.

Evlendi, çocukları oldu ve çocukları küçükken eşini kaybetti. Ama çocukları ve kendisi için ayakta kalmayı yine başardı. Hayatının büyük bir kısmını çalışarak geçirdi. Çocuklarına iyi bir gelecek sağlayabildi. O sadece kendisine ve ailesine yetmekle kalmıyordu, onu tanıyan herkese olumlu enerjisiyle dokunuyordu.

Bu kadar zor bir yaşamı olmasına karşın neşesini ve mizah gücünü ortaya koymayı bildi. Onu ileri yaşlarında tanısanız refah içinde bir ömür geçirdiğini düşünürdünüz. Kimi insanı ezik ve yaşama küskün yapan, kimi insana ise yaşama dört elle sarılıp alabileceğini almasını sağlayan o özel sihir nedir bilmiyorum ama onda o sihir vardı.

Sizinle, çok iyi tanıdığım, çok sevdiğim ve saydığım ve onun gibi olmayı her zaman istediğim bir insanın hayatından birşeyler paylaştım.

Ondan çok daha rahat bir hayat süren nice insan yaşamından hoşnut olamıyor. Bu bir seçim meselesi değil mi? Ben başarmak istiyorum, başıma gelen zorluklar da geçer diyebilsek ve yaşamı ısrarla sevmenin sihrini yakalayabilsek öncelikle kendi yaşamımız için ciddi bir fark yaratırız. Yaşama böyle bakan birinin başkalarına faydalı olmaması mümkün değildir.

Yaşlılığında, bir iki kez bana "Siz beni arkamdan hep gülerek anacaksınız" demişti. Onu kaybedeli 25 yıl oldu; Aile arasında hala sık sık anılıyor ve kendisinin de söylediği gibi hala yüzümüzü güldürüyor.

Leyla Draman

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız