Affetmek


| 12 Temmuz 2007 | 0 yorum | 3928 gosterim

Hiçbirimizin yaşamı pürüzsüz geçmiyor. Gün geliyor en yakınımızdaki kişileri kendimizi korumamız gereken düşmanlarımız gibi hissetmeye başlıyoruz.


En çok bize en yakın olanları, yanında kendimiz gibi olabildiklerimizi; Bu nedenle de en çok sevdiklerimizi affetmekte güçlük çekiyoruz. Çünki onlardan beklediklerimiz var. Bizi korusun, kollasın, desteklesinler istiyoruz. Zor zamanlarımızda yanımızda bulmayı en çok istediğimiz insanlar onlar. Hepimiz genellikle aile bireylerimizin, en yakın arkadaşlarımızın, sevgili ya da eşlerimizin umulmadık davranışlarından yaralanıyoruz. Ve bazılarımız bu acıyı yıllarca içimizde taşıyoruz. Ömrü boyunca bu kırılmışlığı içinden atamamış olanlar var. Sürekli taşımak zorunda olduğumuz her yük gibi, acıların pekiştirilerek taşınması da onları dayanılmaz bir hale getiriyor.

Hele bir de öç almanın çekiciliğine kapılırsak, kısa vadede kendimizi tatmin olmuş hissetsek bile çoğunlukla arkasından gelen duygu pişmanlık oluyor.

İnsanları kolay affedebilen bir ailede yetiştim. Ailemin her bireyi böyle olmasa da çok yakınlarım hayatlarının benden önceki bölümünde gerçekten haketmedikleri davranışta bulunan birilerini affettikleri gibi birlikte olan yaşantımız içinde de bunu gözleme fırsatım oldu. Ben onların yerinde olsam bu insanları hayatımın dışında bırakırım diye düşünürdüm. Ama gördüm ki; onları affetmekle ve onlarla ilişkilerini sürdürebilmekle içlerinde taşıdıkları acıyı bir tarafa bırakabilmişler. Onların bu davranışları ile affedilen ya da hoşgörülenlerin yaptıkları yanlarına kar kalmıyor, ya da onların hatalı davranışlarını kabul etmiş olmuyorlar. Yalnızca onun hatasını zihinlerinin bir tarafında taşıyıp için için öfkelenmekle kendilerine zarar vermekte olduklarını farkediyorlar.

Ayrıca affedilen insanların önemli bir kısmı yaptıkları haksızlıkları fark ettiklerinden ve kırdıkları insanı kaybetmek istemediklerinden kendilerini düzeltme imkanını buluyorlar. Yani hayatınızın bir döneminde size acı vermiş olan insan hatasını farkedip size elini uzattığında onu karşınıza almamakla, ona hatasını telafi etme imkanı veriyorsunuz.

Her zaman istisna durumlar var tabii. Öyle ilişkiler vardır ki; bir taraf iyi niyetini bir kaç kez kullanırken, diğeri istismara açıktır. Böyle durumlarda affetmek hiç bir yere varmayan umutsuz bir çaba halini alır. Bununla karşılaştığımızda ilişkiyi kestirip atmak tek yol sanırım. Zaten bu gibi durumlarda ilişkiyi sürdürüp hırpalanmaktansa bir kez üzülüp son noktayı koymaktan başka seçenek kalmıyor.

Denemeye açık; yüreğinizde affedip, öfkenizi dindirebildiğinizde kendinize sağladığınız faydanın, affedemediğinizde onun sizden almakta olduklarından fazla olduğunu göreceksiniz. Ve bunu keşfettiğinizde başka türlü davranmak zordur.

Dilerim ki; yaşamınız süresince birilerinin hatalarını zihninizde taşımak zorunda kalmayın.

Leyla Draman

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız