Sevgili Olmak


| 31 Ocak 2006 | 0 yorum | 694 gosterim

Sadece birkaç gün kaldı..Yine her yerimizi “al” basacak… Üzerinde “seni seviyorum” yazan… “Al renkli” yastıklar, ayılar, balonlar “al beni“ diye bağıracak her yerde…Yaratıcılık dağları taşları sarsacak…!!

Yakındır..Sadece birkaç gün kaldı..Yine her yerimizi “al” basacak… Üzerinde “seni seviyorum” ya da “I love you” yazan… “Al renkli” yastıklar, ayılar, balonlar “al beni“ diye bağıracak her yerde…Fritöz , traş makinesi bile alternatif olarak sunulacak.. Şarjlı el süpürgesi, araba camı için buhar önleyici sprey…hepsi kırmızı kurdeleli olacak.. “I love you” lu olacak….Yakındır sadece birkaç gün sonra.. bekleyin.. Yaratıcılık dağları taşları sarsacak…!!

Yaratıcılık konusunda en fazla eforu hem karısının hem sevgilisinin “sevgililer günü” beklentilerini karşılamak zorunda olanlar harcayacak… Bugünlerde evlerde “hayatım şubat ayının ikinci haftasında iş seyahatinde olacağım, şimdiden haberin olsun” türü hazırlık konuşmaları başlamıştır bile.. Hali vakti yerinde olanlar, iyi görüştükleri birkaç çiftle birlikte dışarıda yemek yemeyi seçecekler ki saat 17.00 de işyerinden fırlayıp 21.00’e kadar sevgilileriyle, 21.00 de “kusura bakmayın toplantım uzadı” diye katıldıkları yemekle durumu kurtarabilsinler…Toplu sevgililer günü yemeğinde…

Birkaç gün sonra “Sevgililer gününde sevgilinize en güzel mesajlar… bedava sms gönderin” diye gece yarısı telefonumuza gelen uyarıyla “eyvah kim öldü? ” diye telaş içinde uyanacağız… Sevgilisine yazacak iki kelime bulamayanlara önerilen hazır mesaj sitelerinden birine girdim.. bakar mısınız şu yazılanlara…

“Denizi içerken maviler takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum. Mavi gözlerini özlüyorum. Sevgililer günün kutlu olsun”
“Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz…seni seviyorum… ”
“Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan …seni seviyorum.. ”

Ne kadar duygu dolu (!) değil mi? Oku oku ağla…İnsan bu mesajı gönderenle sevgili olmalara doyamaz valla… Bir gece önce “sevgili olan” da, bir haftadır birlikte olan da sevgililer gününü kutlayacak.. Artık “sevgili” olmaktan çıkıp “yoldaş, hayat arkadaşı” olanlar da… Hatta hızını alamayan yakın arkadaşlar (özellikle hanımlar) birbirlerine “sevgililer günün kutlu olsun arkadaşım” diye mail/sms atacak…(sevgilisinin olup olmaması farketmez.. kutlamak lazım.. atlamayalım ayıpolur…)

Geçen yıl bir başkasıyla sevgililer gününü kutlayanlar, aynı cümleleri bu yıl bir başkasına söyleyecekler… Bir gün sonra arkadaşlarla paylaşılacak sevgilinin hediyesi, sürprizi… Sabah telefonlar “akşam nasıl geçti? ”, “sana ne aldı?”, “nereye gittiniz? ” diye çalacak…

Ve…. Zamansız ayrılıklar “geride kalan sevgili” nin boğazını yakacak bazı evlerde… onlar "ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili.. ” diyen şairi daha iyi anlayacaklar….

Ve bazıları … Birbirlerine bu yıl da “sevgililer günün kutlu olsun” mesajı atmayacaklar…Zaten hiç atmamışlardı…
Kırmızı yastık, kalpli balon da almayacaklar.. Zaten hiç almamışlardı…
Kırmızı gül de göndermeyecekler…Zaten hiç göndermemişlerdi..

Onlar yıllardır “sevgili kalabilmenin gururu” içinde sessizce gözgöze gelip birbirlerine gülümseyecekler.. Akıllarından “bu yıl kaçıncı sevgililer günü” diye geçirip geride bıraktıkları zamana şaşıracaklar. Küçük sevgi dolu paketleri birbirlerine uzatacaklar… Belki paketlerden bir resim çıkacak yıllar öncesinden… ya da bir mektup sevginin kağıda döküldüğü… Belki sevgilinin uzun zamandır istediği birşey renkli kağıtların arkasından göz kırpacak.. sevgili, yüzünde çocukça bir sevinçle hediyesini açacak… diğeri bu çocukça heyecana bakıp “işte seni bunun için seviyorum” diye geçirecek aklından… Ya bir gün sevgililer gününde sen artık olmazsan…. bu düşünce yüreklerini kor gibi yakacak…Kadehlerini kaldırırken usulca “seni çok seviyorum” diye fısıldayacaklar.. Hiç kimse duymayacak…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız