Sadeleşmek


| 22 Ağustos 2005 | 0 yorum | 5247 gosterim

Yaşamımızın kalitesini yükselten şey, davranışlarımızın bulunduğumuz ortama uygun ve beklentileri karşılayan davranışlar olmasıdır.

Çok güzel bir gece geçirmiştim..Eve geldiğimde kendimi kuş gibi hafif hissediyordum.Harika bir yemek yemiş,çok sevdiğim uzun masa sohpetlerinden birini yaşamış,mehtaba karşı boğazda balığımı yemiş,rakımı içmiş,şarkılar mırıldanmıştım..Güneşin batışını görmüş,yüzümü yalayan hafif rüzgar gecenin ilerleyen saatlerinde beni hafif ürperterek veda eden yazın ilk işaretini vermişti..Çok mutluydum..Duşumu alıp yatağa uzandım,en rahat uyku pozisyonumu aldım.Yüzümde mutlu bir gülümseme olduğundan kesinlikle emindim ama… içimi hafif bir huzursuzluk kapladı..Beynimin derinliklerinde biryerlerde birşeyler bana “gün bitmedi “ diyordu..Niye uyuyamıyordum?Yapmam gereken birşeyi mi yapmamıştım?Birden ertesi gün katılacağım bir toplantının notlarını çantama koymadığımı hatırladım..Büyü bozulmuştu.Ya sabah unutursam düşüncesi uykumu kaçırıyordu.O güzel uyku pozisyonumdan çıktım,içeri gidip notları çantama koyarken , kapıcı sabah ekmek ve gazete bıraksın diye sokak kapısına torba asmadığımı da hatırladım..Tüm görevlerimi tamamlayıp yatağıma döndüğümde sadece birkaç dakika geçmişti ama artık o ilk yattığımdaki İnci değildim.

Bir gün içinde kaç kimliğe büründüğümüzü,kaç ayrı kişilikle günü tamamladığımızı hiç düşündünüz mü?

Ben o gece düşündüm sabah İnci olarak uyanıyordum,birkaç dakika içinde işe yetişmek için hazırlanan çalışan kadın İnci haline geliyordum,oğlum uyandığı andan itibaren onun gözüyle sadece annesi İnci ,taksiyle işe giderken şoför için sadece bir taksi müşterisi, işyerinde odamın kapısından girer girmez birlikte çalıştığım insanlar için onların müdürü İnci Hanım, amirlerim için Bölüm Müdürü İnci Hanım,arayan kardeşim için ablası İnci,o gün arayan arkadaşım için arkadaşı İnci, sevgilim için sevgilisi İnci…

Hepimiz bir gün içinde onlarca kimliğe bürünüyoruz.Bu kimliklerimizin hepsinde tamamen aynı davranışlar içinde olduğumuzu ya da bizden aynı davranışların beklendiğin iddia edebilir miyiz?

Annenize karşı sevgilinize ,iş arkadaşlarınıza karşı çocukluk arkadaşlarınıza sergilediğiniz davranışları sergileyemezsiniz. Hergün alışveriş yaptığınız bakkalınıza ,iş yerinde patronunuza ya da amirlerinize davrandığınız gibi davranamazsınız. Aynen yaşanan bir olayda bile.. O anda hangi kimliğinizde iseniz davranışınız o kimliğe,o kimlikten beklenene uygun olmalıdır..Yaşamımızın kalitesini yükselten şey, davranışlarımızın bulunduğumuz ortama uygun ve beklentileri karşılayan davranışlar olmasıdır.

Pekiyi o zaman biz bu kimliklerden hangisiyiz aslında ?Yoksa hepsinden biraz mıyız?

Hayatın yükü , stres , karmaşa dediğimiz şey, günlük yaşamı sürdürmeye,bu kimliklere uyum sağlamaya çabalarken yüklendiklerimiz olabilir mi?

Bazı televizyon programlarında köy yerlerindeki insanlarla yapılan ropörtajları izlerken, onların nasıl barışık,nasıl sakin,nasıl huzur veren bir kabulleniş içinde olduklarını gözlemlerim.Hareketleri,yürüyüşleri ağırdır , konuşurken gülümserler,akıllarından ne geçerse söylerler..

Çocukluğumdan aklımda kalan “ annemin “ , “ anneannemin”,”büyük teyzelerimin” ne kadar sakin yaşadıkları,olayları nasıl dingin bir zihinle değerlendirebildikleri..

Belki de bu barışıklık tüm yaşamları boyunca bizlerden çok daha az kimliğe bürünmek zorunda kalmalarındandır.Kimbilir??

Çoğumuzun “alıp başını gitmek,gönlümüze göre bir kasabaya yerleşmek” hayali ,bizi çok yoran bu kimliklerin hiç olmazsa bir kısmından kurtulmak ve “gerçek “ kimliğimize biraz daha yakınlaşmak,”sadeleşmek “ arzusundan olabilir mi??

İşte o gece bunları düşünürken uyuyakalmışım..Tombul yanakları sarkmış,saçları dağılmış,elleri yastığın altında ,evinde ,yatağında mutlu ördek görünümünde “sade vatandaş İnci “olarak…

Sevgilerimle,

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız