Masal bugün bitti


| 19 Mart 2007 | 0 yorum | 4529 gosterim

Bizimki bir yasak aşktı…O evliydi..Üstelik hiç de ben karımla anlaşamıyorum,zaten ayrı yaşıyorum,boşanmak üzereyim gibi bir ikiyüzlülük yaşamadık.


"Sizi bekleyen bir bey var..Odanızda…" dedi koridorda karşılaştığım yardımcım."Kimmiş.?" "Bilmiyorum,arkadaşınız olduğunu söyledi.."

Yaklaşık yirmi dakika sonra odama döndüğümde ağır hareketlerle ayağa kalkan o beyin kim olduğunu anlamak için başımı kaldırıp yüzüne bakmam gerekmedi..Onaltı yıl geçmişti aradan..Tam onaltı yıl..Şimdi o altmışlarında bembeyaz saçlı bir adamdı..Bense yüzündeki çizgiler derinleşmiş,biraz omuzları çökmüş ,topluca , ellili yaşlarında bir kadın..

Tokalaşmak için ellerimizi uzatmadık..Birkaç saniye öylece durduktan sonra sessizce kucaklaştık..Yüzüne baktım..Kalplerimizin çarpıntısı neredeyse duyulacak gibiydi…Buz gibi ellerimiz buluştu…Yanyana koltuklara oturduk sessizce…

"Beni nasıl buldun.?", "Hiç kaybetmedim ki hep izledim seni..Hep sordum haberini aldım..Her adımını biliyorum..","Oğlun nasıl? " ( ay ne saçma soruydu bu böyle.. ama sordum işte..)

"Herkes iyi..Bizden başka..Senin de kızın var değil mi..?", "Evet..12 yaşında.. " Biz tanıştığımızda benim oğlum o yaştaydı.", "Evet.."

"Ölüyorum ben.."

"???? "

"Salı günü ameliyat olacağım.Sonrası malum..Bir yıl daha ya yaşarım ya yaşamam…", "Ne diyorsun sen yaaa?" "Bunları konuşmaya gelmedim..Hadi Foça’ya gidelim.. "

" Nasıl yani..Ne Foçası? "

" Bak bu son şansımız..Hayatım boyunca en çok ve yalnızca seni sevdim..En çok da seni üzdüm..Birkaç gün..Birkaç gün bugüne kadar yapamadığımız birşeyi yapıp hiçbirşeyi ve hiçkimseyi düşünmeden birlikte olalım..Bu hayallerle ölmek istiyorum..Bunun için geldim.Hayır dersen sana kızmam…Ama bunu sana sormasaydım…. "

" Sema? Sema ne olacak? ", " Bırak şimdi bunları? Gidebilecek miyiz? ", " Ya bilmiyorum..İşyerimden izin almam gerekecek.. Sonra kızım..Onu anneme bırakmam lazım..Ne zaman gideceğiz? Ne zaman döneceğiz..Hey Allahım… "

O akşam saat 20.00 de kalkan İzmir uçağında elele oturuyorduk…

Foça….Sakin iddiasız olağanüstü güzelliğiyle bizi kucakladı..

Bizimki bir yasak aşktı…O evliydi..Üstelik hiç de ben karımla anlaşamıyorum,zaten ayrı yaşıyorum,boşanmak üzereyim gibi bir ikiyüzlülük yaşamadık. " Alıştık birbirimize,.çocuk da var,bir düzen kurulu işte.Gerisini ikimiz de sorgulamıyoruz şimdilik" demişti bana….O kırklı yaşlarının ortalarında bende otuzlardaydım…İkimiz de iş güç sahibiydik..Ne olduğunu anlamadan bir fırtınanın içine düşmüştük.. " ayrılmamız lazım" bizim için " günaydın" kadar alışıldık bir cümleydi..Her seferinde bu son diyorduk..Bir gün bile " madem benden vazgeçemiyorsun o zaman karından ayrıl,ben neyim senin için .. " falan dememiştim.Seviyordu biliyordum ve elinde gelen buydu..Bu kadardı…Bir seferinde " evliliğimi sorgulamaya başladım herşey benim düşündüğüm kadar yolunda olsa senden ayrılabilirdim..Demek ki eksik birşeyler var..Sema ile konuşacağım..Sensiz yaşayamıyorum" dediğinde " böyle birşey yaparsan bu iş biter.Bizimki bir aşk.. aşk biter…sakın bunu yapma" diye karşı çıkmıştım.Aslında karşı çıkmamın nedeni çocuğunun olması ve çocuklar işin içine girince bu ilişkini büyüsünün bozulacağını bilmemdi..Ama onsuz yaşayamıyordum..O da bensiz..İlişkimizi bitirebilmek için üçüncü yılda evini ve işini bir başka şehire taşıdı…Ama bu da işe yaramadı…Sonra kaçıp kaçıp gelmeye başladı..Yılda bir ya da iki kez…Üç yıl da böyle geçti..Ve..altıncı yılda " bir daha gelme" dedim… " gelirsen sana kapıyı açmayacağım.. "

Yine geldi…Ve kapıyı açmadım…İçimdeki bütün çiçekler kurudu…Heryer çöle döndü…Kendimi yerden yere vurdum…Ama zaman herşeyin ilacıydı..Zamanla onu taaa derinlerde biryerlere gömmeyi başardım..Kendime yeni bir hayat kurdum…

İşte şimdi yine yanımdaydı..Zayıflamıştı…1.85 lik 110 kilo dev gibi adam incecik bir dal gibiydi…Hastaydı…Başdönmeleri , başağrıları beyninde büyüyen bir kitlenin eseriydi.Bunu öğrenir öğrenmez ilk düşündüğü şey son kez beni görmek olmuştu..Evlendiğimi,boşandığımı biliyordu..Ortak tanıdıklarımıza hep sormuştu beni ( oysa onlar bana bunu hiç söylememişlerdi aklımı karıştırmamak için) ,öyle şeyler anlatıyordu ki ki bunları nasıl bildiğine şaşırıyordum…Sadece 36 saat sonra hastaneye yatacaktı..Ve biliyorduk ki sonrası sadece acı ve ….

" Seni hep sevdim" dedi. " Sema da bunu biliyordu. Ama onlara her zaman iyi bir eş iyi bir baba oldum..Bu sevgimi içime gömdüm.O da bu tercihime saygı duydu….Oğlum geçen yaz evlendi..Beni göndermeseydin , o gün o kapıyı açsaydın nasıl bir hayatım olacağını hep düşündüm biliyor musun? "

Gülümsedim.. " Belki de şimdi evime dönseydim nasıl bir hayatım olurdu diye düşünüyor olacaktın..Hayat hep tercihlerden ibaret ama bir diğerini seçseydik neler olup biteceğini hiçbirimiz bilmiyoruz.. "

O gece kaldığımız pansiyonda ( zaten bizden başka kimse yoktu ) olabilecek en romantik yemeği yedik…Gecenin bir vakti odaya çıktı, aşağı geldiğinde elinde bir CD vardı…Mutfağa giden kapının yanındaki masanın üzerinde bize saatlerdir en güzel şarkıları çalan müzik setine CD yi yerleştirdi..Yanıma gelip elini uzattı ve beni dansa kaldırdı..

CD den yükselen müziği duyduğumda ona sıkıca sarıldım..Unutmamıştı …Mıchael Bolton " Tell me how am I suppose to live without you" diyordu…Bu bizim ilk kez dansettiğimiz ve sonraki zamanlarda da bir çok kez birlikte dinlediğimiz şarkıydı..

Ertesi sabah harika bir hava vardı..Kahvaltı ettik,konuştuk,konuştuk.. Yarım kalan ,bitmemiş cümlelerin hepsini tamamlamaya çalıştık..Ve zaman su gibi akıp geçti…

Foça’da ilk kez gerçekten vedalaştık…Bir daha asla görüşme umudumuzun olmadığını biliyorduk..Pazar akşamı ben İstanbul’a dönmek üzere İzmir’e hareket ederken İzmir otobüsünün kapısında son kez kucaklaştık..O da bir başka şehirde yaşamını tamamlamaya gidecekti az sonra..

Salı akşamı yatağıma yattığımda ,bildiğim bir şehrin, bilmediğim bir hastanesinde yatan yakışıklı adama dua ettim…Çok ve uzun süre acı çekmemesi için…

Biliyordum ki O da o anda hastanedeki yatağında,hortumlar serumlar içinde ,hayallerinde Foça’da bir pansiyonda dans ediyordu..Yaralı bereli beyninin içinde dönen o şarkıyı dinleyerek…

" Tell me how am I suppose to live without you Now that Ive been lovin you so long
How am I suppose to live without you
How am I suppose to carry on
When all that Ive been livin for is gone… "

Masal bugün bitti…Şarkılar sustu…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız