Kar Manzaraları


| 09 Ocak 2008 | 1 yorum | 4141 gosterim

Hava soğuk, ev sıcak…Perdeler açık..Kar lapa lapa…İçim huzur dolu…


Mahallede çocuklar birer naylon poşet bulmuşlar üstüne oturup bizim meşhur yokuştan aşağı kayıyorlar..Çığlıklarını kahkahalarını duyuyorum…

Nedim Nalbantoğlu dinliyorum…Bir makedon havası başladı şu anda…Oldum bittim severim bu havaları…Goran Bregoviç’i de severim ben..Hiçbir konserini kaçırmadım diyebilirim…O Makedon değil ama ne de olsa benzer havalar..Biraz oynak gibi algılanırlar, altında büyük bir kültürün karmaşık yapısı ve yöre insanının gururlu hüznü hissedilir..Kemanlar,davullar ve klarnetle baskın bir hüzün armonisi,yaşamla gizli bir alay vardır müziklerinde ( ya da bana öyle gelir..)…Oh oh yandan yavrum yandan derken,saba makamına geçiverir kemanlar bu yörenin ezgilerinde……Bir yandan oynar bir yandan ağlarsınız…

Kedi Efe yılbaşı ağacının üçüncü katında asılı sarı topa taktı günlerdir…Yine oturmuş ağacın başına hesap kitap yapıyor…Kuyruk bir o yana bir bu yana sallanıyor…Ne yapsam da şu topa zıplasam,off niye böyle şişmanladım ki ben???…

Bir oğlum daha var şimdi..Adı Tunay…O henüz 5 yaşında..Anaokuluna gidiyor…Annesi terketmiş, babası hiç yok ortada..Tunay’ın kapkara gözleri var..Hayat bizi beklenmedik bir şekilde karşılaştırdı..Geçen gün sınıfça sinemaya gidiyorlardı , İlk kez uzanıp elimi tuttu..Yasalar birlikte kalmamıza izin vermiyor henüz…Belki seneye birkaç gün kalabilecek bizimle..

Saat 16.00 oldu..Çayı demledim..Sevdiceğim içeride uyuyor…Dün gece nöbetçiydi sabah 05.30 da geldi..Yirmidört saattir çalışıyordu ,gece çok zor geçmiş,”acil ana baba günüydü ,kar bitti artık yağmaz..ama hava çok soğuk,ilk kez kısa boylu olmak istedim..rüzgarda dengem bozuldu öyle sert esiyor..” dedi uykuya daldı…..Saat 11.00 de uyandığında heryer bembeyazdı..”bir daha ben ne dersem inanma “ dedi..”zaten inanmıyorum “ diye gülümsedim….Kahvaltı edip tekrar uyudu..Uyanır az sonra…

“Faye Sukariye” çalıyor şimdi…Kanımı kaynattı..Çay almaya giderken kollarımı kaldırıp göbek atar gibi yaptım..Çok güzel çalıyor..Bir çay doldurdum kendime geri gelip,pencerenin önüne yerleştim yine..Akşam çöküyor yavaş yavaş sokağa..

Muhammet dede telaşlı telaşlı çıktı yine karşı apartımandan..84 yaşındaymış kapıcı söyledi..Günde beş altı kez o dik yokuşu iner çıkar hızlı adımlarla.. Camiye gider ekmek almaya gider….Yolda her gördüğüne de selam verir,takılır,konuşur…İşte yine gidiyor ve pire gibi maşallah hala kaymadı…Pes…

Hava soğuk, ev sıcak…Perdeler açık..Kar lapa lapa…İçim öylesine huzur dolu…Mahallede çocuklar birer naylon poşet bulmuşlar üstüne oturup bizim meşhur yokuştan aşağı kayıyorlar..Çığlıklarını kahkahalarını duyuyorum…

Sevdiceğim içeride uyuyor…

05.01.2008

Forumdan Yorumlar (1)

  1. Hikmet 15 Nisan 2009

    Sayın İnci İlhan Hanımefendi,İnsanlar ,farkındalıkları oranında var olurlar ve mutlu olurlar.Şükretmek,teşekkür edebilmek bile bir farkındalık gerektirir.Yazılarınızda derin farkındalıklar var ve okuyucuya bu farkındalık örnekleriyle kendi farkındalıklarını arttırabilme fırsatı vererek onların daha mutlu olmasını sağlıyorsunuz .SİZİ ÇOK KUTLUYORUM ve yazılarınızın devamını diliyorum.Saygılarımla,Hikmet BUKAN

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız