Hazin kadın hikayelerine adanmış bir yazı..


| 10 Temmuz 2006 | 0 yorum | 4140 gosterim

Bizim buralarda ”Erkek Devlet” , mahallenin namusunu bir yandan kirletip bir yandan temizler gibi yapmaya yeminli senin anlayacağın…

Kardeşim Güldünya,

Ben sana hangi cümlelerle sesleneyim? “Bak bu vesileyle seni yine hatırladım. Vallahi okurken de çok üzülmüştüm!” mü diyeyim hiç sıkılmadan; ama hemen arkasından şunu eklemeliyim ki daha sahici olsun üzüntüm “Ay bir lokma ekmeğimizi rahat yiyemiyoruz, hep üzüntü hep üzüntü!” yoksa “ Siz orada kaç kişisiniz Güldünya ?” mı diyeyim. “Öldün gittin, kimsenin umurunda değil. Biz seni çoktan unuttuk.” desem?

Yok yok, ben en iyisi 3-5 beylik laf edeyim de kimsenin tavuğuna kışt demiş olmayalım… “Ah Güldünya! Senin adını Güldünya koyanlar, senin hiç gülemeden bu dünyadan çekip gideceğini bilemezlerdi ki…. Evladını bile öpemedin, koklayamadın.” (Nasıl… ????) Dur aklıma daha güzel bir fikir geldi şöyle yazayım “…” Ah Güldünya! Senin adını Güldünya koyanlar, senin hiç gülemeden bu dünyadan çekip gideceğini bilemezlerdi. Evladını bile öpemedin koklayamadın. Şu AB arifesinde töre cinayetleri toplumun yüzkarası. Vallahi adamlardan utanıyorum okuyunca!” ( Bu nasıl?) Yaptıklarından ve hoş gördüklerinden ötürü kendi milletinden değil de olanları görmeye başladı diye elin yabancı milletinden utanmak daha anlamlı (!) oldu değil mi ? Ben de beğendim.(!..)

“Ey Güldünya!..” diye seslenmek için sana ve yattığın yerden şööyle bir başını kaldırıp bakmanı istemek için, ya sana verecek bir haberimin olması lazım, bir müjde ya da bir gelişme … “Güldünya, beni duyuyor musun?” diye sana seslenip duyurmak isteyeceğim bir şey olmalı; ama yok! Biz seni unuttuk Güldünya, çoktan unuttuk. Sana ,daha doğrusu senin adınla simgeleşen töre cinayetlerine karşı, söyleyecek sözü olan söyleyecekmiş. Gülüyorsun değil mi? Sanki seslenilmesi gereken senmişsin gibi… “Ey kendine gel!” denmesi gereken sensin, sanki söylenecek sözlerin sana söylenmesi gerekiyor. Sanki “İçim çekti!” diye karısının kuzeninin koynuna giren ve pantalonunu çekip giden sensin. Çaresiz, korumasız bir kadının üstüne salyalarını saça saça saldıran sen misin de sana sesleneceğiz? Sana “Yazık oldu be Güldünya! Senin ne suçun vardı? İçim yanıyor!” falan deme sahtekarlığını da yapmayacağım. Benim seslenmek istediğim sen değilsin. Ben vicdanının, akıl ve sağduyunun sesini dinlemek için yasalara ihtiyacı olan “uygulayıcılar”a , seni koruyamayanlara seslensem sanki daha bir rahatlayacağım.

Ya siz ne biçim insanlarsınız ?? İnsan mısınız siz? Hangi olay törenize ters düştü, hele bir deyin bakayım. Deyin de duyayım! Bakın ,bir kadın olarak ben , durup dururken şan şöhret için evinden kaçıp kadın tüccarlarının eline düşen evlatlarını bağırlarına basan,küçücük dar çevresinin içinde aslanlar gibi onun arkasında duran ve böyle bir aileye rağmen tekrar evden kaçıp sokaklara düşen kızını öldüren babayı anlayabilmiştim, biliyor musunuz? Çaresizliğini anlayabilmiştim. Öfkesini anlayabilmiştim. “Koruyamayacağını bildiği için öfkelenip, o öfkeyle yapmıştır.”diyebilmiştim. Babaya ve kızına ayrı ayrı ağlamıştım.Şaşırdınız mı? Şaşırmayın. Yani önyargılı falan değilim ben. Kendi evladım da olduğu için, anne baba olmanın getirdiği acizliğin doğurabileceği öfkenin boyutlarını da bilebilirim… Evladın mezara, sen hapse gidersin. Ölene kadar da hapisliğin sürer vicdanında; ama sizin kızınızın koynuna giren , tecavüz eden adamın yerine kızınızı öldürmenizi nasıl anlayacağım? Efendim, “Töre” mi ?! Töreniz batsın!..

Ya sizler… Bu tür cinayetlere “cinayetin işleniş şekli ve GÜTTÜĞÜ AMAÇ” göz önüne alınarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verip, sonra “DURUŞMADAKİ İYİ HALİ “ni göz önüne alarak bunu müebbete dönüştüren ,sonra da ERKEK DEVLET’in infaz yasalarına göre 14 yılda salıverecek olanlar…. Bin türlü indirimin ( en acıklısı da tahrik indirimi…) altına imza atanlar? Bilinçaltınızda yatan ve bir gün sizin de karınızın kuzeninin koynuna giriverebilme ihtimaliniz mi koruyor bu itleri, yoksa dizginlenemez tecavüz fantazileriniz mi? Annesinin gözlerinin önünde tecavüz edilip öldürülen Serpil Öğretmen’in katillerini nasıl salıverdiniz yaaa?! Bir gün, içinizden birinin kızını öldürmeleri mi gerekiyor kanınızın damarlarınızda tekrar akabilmesi için? Efendim?! Duyamıyorum. Ya siz caddenin birinde kendi yolunda yürüyen kadını saatlerce taciz edebilecek , “koruma önerebilecek” kadar arsızlaşan yılışık suratlı sürüngenler?.. “Bana cesaret verdi, kendi istedi.” deme yüzsüzlüğünü, hiçbir zaman aksi ispatlanamayacak bir iddia olmasının arkasına sığınarak mı ısrarla sürdürüyorsunuz? Kendi ananız, kız kardeşinize yönelik olmadığı sürece “kadın tarafından cesaret verilmiş olabileceğini” destekleme inadınızı , bir gün siz de aynı eylemi yapıverirseniz aynı gerekçeyle kendi kıçınızı da kurtarmak umuduyla mı sürdürüyorsunuz?

Bütün söylemi “ namus” olanlar…Size sesleniyorum! Teyzesinin kızına tecavüz eden sürüngen sana sesleniyorum!Cevap ver! Ne töresi, ne namusu yaaa?! Namusunuz kirlendi öyle mi ?!Peki bu namusu kirleten erkek nerde? Niçin namusunuzun hesabını ona sormuyorsunuz? Şuna, “Biz birbirimizi korur kollarız. Kırsal kesimde adı “töre ” olur, şehirde de “indirimi” uygulanır. Böyle gelmiş böyle gider.” desenize…

Güldünya , sana da söyleyebilecek bir şeylerimin olmasını çok isterdim canım…Sana seslenebilecek cesareti bulabileceğim bir nedenimin olmasını çok isterdim. Bir nedenim olsaydı sesimi duyabilmen için avaz avaz bağırırdım inan; ama yok… Her şey bıraktığın gibi…Bu yüzden sana seslenmeye yüzüm yok…

Şimdi bulunduğun yerden hepimizi gördüğünü biliyorum. Senin de görebildiğin gibi kadınlar “namus” denerek en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Gülseren , Sakine, Aynur , Naciye ,Nuran… Senden sonra benim bildiğim 2 – 3 töre cinayeti (buralardan duyabildiğimiz ) daha işlendi. Yani sizin oralarda erkekler , kadınlıklarının farkında olmadan yaşayan ve ölen annelerinin de onayını alarak, hemcinslerinin kirlettiği başka kadınları da öldürdüler. Yasalar değil ama “uygulayıcıları” bu ölümleri onaylayıp desteklediler. Bizim buralarda ”Erkek Devlet” , mahallenin namusunu bir yandan kirletip bir yandan temizler gibi yapmaya yeminli senin anlayacağın…Bu nedenle sana seslenmek için ne yazık ki henüz bir nedenim yok, cesaretim de…Yüzüm de yok…Bulunduğun yerde daha adil bir dünyada yaşadığını düşünmek içimi rahatlatıyor.

Bizi affedebilecek misin?

Yazarın notu:Bu yazıyı yedi ay önce Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin "Güldünya’ya sesleniş mektup yarışması" için yazmıştım.Uzunluğu için okurlardan özür dilerim..İnanın içinden çıkarabilecek birşeyler bulabilmeyi çok isterdim..Heyhat ! O günden bu yana sadece kadın isimleri çoğaldı..Başka değişen birşey yok..

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız