Erken bir veda için mektup..


| 08 Haziran 2006 | 0 yorum | 4360 gosterim

Seni çok sevdiğim gökyüzüne , yıldızların yanına gönderdim…Her baktığımda oradan bana gülümseyen yüzünü görmek için..

Telefonumda üst kat komşunuzun adının yanıp söndüğünü gördüğümde bir anormallik olduğunu hemen anladım..Doğrusu, yaşlı babana ya da tam yirmibeş yıldır iyiyi kötüyü paylaştığımız (bana babaevi yadigarı) annene ,birşey oldu sandım.Bunlar telefondaki ismi görmemle tuşa basmam arasında geçen birkaç saniyede düşündüklerimdi..Oysa telefondaki ses “Engin ölmüş “ dedi…” Şimdi telefon geldi. Annesine söyleyemiyoruz hemen gel..yalvarıyorum hemen buraya gel…” Beni affet..Hemen gidemedim…Belki sen de annene benim söylememi en azından ilk duyduğu anda yanında olmamı isterdin..Daha bir ay önce evine,Almanya’ya dönerken “annem sana emanet “ demiştin..Ama birkaç saat yanına gidemedim…Ayaklarım gitmedi..

Uzun zamandır sokağımdan geçmeyen ölüm, bırak sokaktan geçmeyi ansızın kapıyı çalıp içeri girmişti..Büyük oğlumu alıp gitmişti..Seni tanıdığımda henüz yedi yaşındaydın..Ağabeyin de onbir yaşında..Oğlum seni abisi bilerek büyüdü.Okula, ilk veli toplantısına gittiğimde öğretmeni “bir oğlunuz daha varmış.Oğlunuz iki kardeşiz diyor ” demişti.Vardı evet..Ben çalıştığım için oğlumu kırk günlükken annene emanet etmiştim.Sadece haftasonları alabiliyordum.Ve o seninle büyümüştü..Sen de benimle…

İlk gençlik isyanlarını hep benimle paylaşmıştın..Sonra büyüdün ve arkadaşların,kendi çevren oldu..Ah,kredi kartlarının borçlarını ödeyemediğinde annen nasıl kızmıştı sana..! ben de tabii..Hele o gece eve çok geç geldiğin zamanlar..

Türkiye’de iş bulamayacağını anlayınca Almanya’ya yerleştin..Evlendin…Benim büyük oğlum evli barklı adam oldu..Orada kazandıklarını muntazaman annesine gönderdi,borçlarını ödedi,abisine destek oldu… ..Bir ay önce geldi..Hepimizi gördü..Arkadaşlarını,akrabalarını…”yaza görüşürüz “ dediğimde “hiç sanmıyorum” diye cevap vermiştin.. Şimdi birlikte yediğimiz son yemekte masadan almadığın sigara paketi ve içindeki son sigara büfede duruyor..Sık sık annene uğruyorum..Eğer yaşasaydın birkaçgün sonra doğumgününü kutlayacaktım sana telefon edip…

Oysa bir anlık dalgınlığını affetmemişti kader..Ne otoban polisinin kazadan sadece iki dakika sonra arabanın yanına inen ambulans helikopteri ,ne on – onbeş dakika içinde yanına gelen acil sağlık ekipleri seni kurtaramamıştı.İki saat daha yaşayıp……gitmiştin..

Uçağın gece 22.00 de İstanbul’a indiğinde oradaydım..Tabutun, seni memleketine götürecek diğer uçağa bindirilirken özel izinle pistte senin yanındaydım.Yolcularını alıp hareket edene kadar  salonun penceresinden gözyaşları içinde seni sonsuza kadar götürecek olan uçağı izledim..Ve gittin..Aynı saatlerde bir başka havalimanında ,toprağa verileceğin memleketinin havalimanında, senden önce oraya varan,seni bekleyen annene doğru gökyüzünün karanlığında kayboldun..

Seni çok sevdiğim gökyüzüne , yıldızların yanına gönderdim…Her baktığımda oradan bana gülümseyen yüzünü görmek için..

Elim varmadığı , dilim söyleyemediği için sana bu veda mektubunu biraz geç yazdım..Kusura bakma..

Görüşürüz..

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız