Bir gece hikayesi


| 24 Temmuz 2007 | 0 yorum | 3690 gosterim

Bir gece tam ağır bir uykunun koynundayken kapı yumruklanmaya başlar,hepbirlikte önce kulak kesilir sonra ayaklanırsınız…


Oturur ağlarsınız ..Bütün çekmeceler açıktır,İçindekiler karışmış,bazıları dışarı taşmış,yerlere saçılmıştır..Yatağınız dağınıktır.Eşyalarınız sağa sola saçılmış vaziyette yerlerdedir….Odadan çıkar, koridorda ilerlemeye çalışırsınız , ayağınıza birşeyler takılır……bazısının yanından geçersiniz , bazısının üstünden atlamak zorunda kalırsınız…Salona gelirsiniz….. Aslında sıradan bir yaşam odasıdır burası.Altı üstü iki kanepe, bir koltuk, bir sehpa biri tavandan biri yerden iki aydınlatma…Gözlerinize inanamazsınız….Kültablaları ağzına kadar doludur,Yarısı dolu yarısı boş kirli bardaklar , tabaklar,irili ufaklı resimler, sevdiğiniz şarkıların CD leri yerde , sehpaların üzerinde dağılmıştır…

Herşey dün yaşanmış gibi canlı hiç yaşanmamış gibi uzaktır..

Bu ne kadar çok CD dersiniz hepsini dün gece dinlemiş olabilir miyim hayır der bir ses bunlar yıllardır dinledikleriniz…Bu ne kadar çok kültablası, ya bunlar? Bunlar yıllardır içtiğiniz sigaralar… koltuğun üstünde öylece duran ,yarısı okunmuş bir kitaba uzanırsınız ya bu ? Unuttun mu üç yıl önce bir gece… Hıııı evet…giysiler,kokular,solmuş çiçekler,karşındaki için birinci senin için beşinci dereceden önemli ,belki de sadece karşındaki nedeniyle önem kazanan bir sürü insan..onların kokusu ,dokusu….Halıda boş bir yer bulup yere çökersiniz, ah der bir ses ,sorarsınız pardon siz kimsiniz? ben Antalya'dan anılarınız ..unuttunuz mu? uyuyakalmışım birden oturunca siz şeyttim..boş bulundum..ha pardon dersiniz ya tabi unutur muyum rahatınıza bakın .. ya bu kim? diye sorarsınız ..hangisi şu size bakan mı.?. hııı…o… o 46. yaşgününüzün tek mumlu pastası…ah o da mı burda. amma biriktirmişim sizi… size söyledik o zaman..birkaç tatsız anıyı saklayın bizi,iyi kötü hepimizi bırakın gidelim..şimdi bırakırsanız gün gelir hiçbirimizi hatırlamazsınız rahat edersiniz genellikle insanlar öyle yapıyor dedik.. ama laf dinlemediniz ki iyi kötü hepiniz burada kalacaksınız dediniz unuttunuz mu?…Yok yok unutmadım.iyi ki burdasınız.. ya sizi gönderip de şimdi hepinizi unutmuş olsaydım!..

Ya "O" , sizin öbür sahibiniz nerde?.. O gitti.. gitti mi.. evet o gitti..sizi almadan mı? …evet size kızmış bizi de bıraktı..hepinizi mi?.. evet hepimizi….(biraz buruk biraz mahçuptur sesi) size de yük olacağız ama… (pişman olursunuz sorduğunuza ) tamam tamam dersiniz…üzülmeyin burada yaşar gideriz işte.. Sizin ne suçunuz var ki siz alt tarafı anısınız… sizi biz yarattık…Ama hep böyle günlük hayatın içinde olamazsınız şaşkınlığım ondan..kusura bakmayın..bizi göndermeyeceksiniz hayatınızdan değil mi.. (cevap vermezsiniz köşede görünmemeye çalışan gölgeli karanlık birşey farkedersiniz).. ya sen? ben mi hani sizi çok üzmüştüm ya beş yıl önce kasım ayında…Haa sen de mi burdasın? evet kimse gitmeyecek dediniz ya o zaman…hıı hatırladım takma kafana geçin şöyle rahatınıza bakın…

Bütün bu dağınıklık hep birlikte ağlayıp bağırmaya başlar.. bizi göndermeyeceksiniz değil mi insanlar hep böyle yapıyor birbirlerine kızıp bizi sokağa atıyor…Bu bağırtı çağırtı arasında kendi derdinizi unutursunuz..tamam dersiniz tamam bu eve hepimiz sığarız..

Tek tek özenle hepsini biryerlere yerleştirirsiniz.Orada olduklarını bilir ama görmezsiniz..Aylar ve aylar sürer bu iş..Herbirinin ama ağlayarak ama gülerek biryerlere yerleşmesi..Sonunda biter…

Sabah kalkar akşam yatarsınız..Mevsimler geçer..Mevsimlerin geçtiğini balkonunuzdaki sardunyalardan takibedersiniz..Aylar ve aylar geçer.. Sakinleşir,barışır,kabullenirsiniz…Kendinize yeni bir hayat kurarsınız…

Bir gece tam ağır bir uykunun koynundayken kapı yumruklanmaya başlar,Hepbirlikte önce kulak kesilir sonra ayaklanırsınız.Yalınayak başıkabak uyurgezer biçimde kapıya koşar ve sorarsınız.. kim o? "Aç" diye gürler bir ses "geçmişin askerleri".. ne oldu ki dersiniz.. "ihbar var arama yapacağız"..Açarsınız,geçmişin askerleri ağır postalları,kocaman elleri,incitici varlıkları ile evinize girer…Hepiniz korkuyla sinersiniz..Her yeri ararlar…Ararlar ararlar her deliği her köşeyi didik didik ederler…Öylece durursunuz…Birşey bulamayacaklarına olan inancınız ve çığlıklarınız boştur..Birşey bulamazlar..Sonra hiçbirşey söylemeden giderler………..Sessizlik…..

Çekmeceler açıktır,İçindekiler karışmış,bazıları dışarı taşmış,yerlere saçılmıştır..Yatağınız dağınıktır. Eşyalarınız sağa sola saçılmış vaziyette yerlerdedir….Koridorda ilerlemeye çalışırsınız , ayağınıza birşeyler takılır……bazısının yanından geçersiniz , bazısının üstünden atlamak zorunda kalırsınız…Herşey yerlerde,sağa sola saçılmıştır…Herkes yine salona toplamıştır.. Geçmişin askerleri gelmiş,bakmış ve gitmiştir…

Bu elle tutulamaz,gözle görülemez tecavüzün şiddeti ile sarsılırsınız….. "Evinizi , bahçenizi koruyamamış olmanın" çaresizliği,öfkesi,pişmanlığı dolar içinize…

En yaşlı "anı" usulca yaklaşır…Elini omuzunuza koyar, öylece durur…

Oturur ağlarsınız…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız