Baştan Çıkarıcı Fısıltılara Dair Bir Yazı ..


| 25 Şubat 2008 | 0 yorum | 4958 gosterim

Biliyorum böyle yazılar yazmamdan pek hoşlanmıyorsunuz , ama zaman zaman katıldığım toplantılar sonrası notlarımı toparlarken "ne ilginç bir durum yahu.. Allah Allaaaahhh..şunları bizimkilere de anlatayım" diye düşünüyorum.


İşte bu haftasonu da bir eğitimdeydim,bu sefer öğrenci değil asistan olarak katıldım ama sanki söylenenleri "ilk kez" dinliyormuş gibi etkilendim ,hatta bayıldım.O kadar güzel özetlemişti üstat olayı..Çıkışta kendisinden sizlere bahsetmek için izin aldım..Sağolsun beni kırmadı,kendisine tekrar teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum..

Efendim,yaşamımızın her an'ı tüm kayıtlarıyla bilinçaltımızda depolanıyormuş. Örneğin siz bilinçli olarak hatırlamasanız bile üçüncü sınıfa başlarken ilk gün evden çıkışınız,annenizin babanızın konuştukları,okul çantanıza koyulan kahvaltılık,annenizin sizinle ne kadar ilgili olduğu , ya da kardeşinizi haklı haksız olmasına bakmaksızın kayırması,sizi ağlatan abinize / ablanıza kızmaması,bunun sizde yarattığı burukluk hepsi ama hepsi kaydediliyormuş..

Akıl , üstüste konmuş ve yaşantımızdaki herbir an'a ait görsel,işitsel ve duygusal deneyimlerin kaydedildiği kasetlerden oluşmuş bir kayıt sistemiymiş..Yani herbirimizin aklı,geçmiş deneyimlerimizden oluşan milyonlarca kasete sahipmiş ( duygusal bellek ) .Sadece hangi an'lar bu kasetlerde yokmuş biliyor musunuz?Dolu dolu tam farkındalıkla yaşanan an"lar geçmişe ait duygusal bağımlılık oluşturmadığından bu kasetlerde yer almazmış,bu anlar zihinde kalırmış ( duyusal bellek )..

Buraya kadar iyi kötü hepimiz biliyoruz değil mi ?? Eeee ne var bunda dediğinizi duyar gibiyim..Az sabredin..Bakın neler olacak ..!

" Ben " olarak dünyaya gelen insan , "akıl" denen duygusal kasetlerle özdeşleştiğinde "ego" oluşurmuş..An'ın sorumluluğunu üstlenmediğimiz için,dış dünyadan gelen haberleri ben'e ulaştırmaktan başka hiçbir görevi olmaması gereken " ego " , bir süre sonra kendini efendi sanmaya başlar ve akıla iletmesi gereken mektupları açıp okumaya,yorumlar yapmaya başlarmış.. Konumuyla,aşkıyla,sevgisiyle,işiyle her ne ile özdeşleşmişse kendisine tehdit olarak algıladığı her durum ve kişiye karşı saldırgan bir tutum sergilermiş..

Egonun tek bir amacı varmış.varlığını korumak.Varlığını koruma yolu da "haklı olmaktan " geçermiş..

Bize kendini " Ben " diye yutturmak için de gurur denen aracı kullanır ,aynı kasetleri tekrar tekrar çalarak "haklılık ve onay "peşinde koşarmış…

Konuyla ilgili olarak aşağıdaki öyküyüanlatarak bitirdi toplantımızı değerli hocamız..

Bir maymunu labirente koyduğunuzda eğer daha önce muzu üçüncü tünelde bulmuşsa önce oraya gider .Bulamayınca birkaç kez daha üçüncü tünele girer çıkar . Sonra diğer tünellere girip çıkarak eninde sonunda muzu bulur..Çünkü amacı muzu bularak mutlu olmaktır..

İnsan ise egosunun yardımıyla üçüncü tünelde muz olduğunu hatırlar..

Bu muz aşk , sevgi,başarı,birliktelik,sağlıklı bir yaşam olabilir.İnsan hemen üçüncü tünele dalar.Muzu bulamayınca çıkar , geri döner tekrar girer..bulamaz çıkar tekrar üçüncü tünele girer..

Muzun "orada bulunması gerektiğinde " ısrarlıdır . "O" haklı olmak zorundadır

..Bir zamanlar orada bulmuştu ya yine orada olmalı !! Ömür boyu üçüncü tünelde koşturur durur muzu bulacağım diye.Aynı hataları tekrar eder durur,her seferinde muzu neden bulamadığı konusundahaklılık ve onaylanmak için mazeretler bulur , birisini suçlar..Çoğu insan muzuna kavuşamadan ömrünü tüketir..

Çünkü "Ben" sandığı "Ego" su , karşılaştığı bu farklı durumda , muzun bir başka koridorda sunulmasını yani ,farklı bir kararı,farklı bir bakış açısını saldırı olarak algılamıştır.Muzun olduğu koridoru bulmak için diğer koridorlara girmek,mutluluk peşinde koşmak yerine aynı kasetleri tekrar tekrar çalarak haklılık ve onay peşinde koşacaktır…

Unutmayın "EGO" HAKLILIKLA BESLENİR" , "BEN" MUTLULUKLA.. Sorun bakalım kendinize ve samimiyetle cevap verin..Sizin için mutluolmak mı önemli haklı olmakmı?

Kendini efendiniz zanneden ve size kendini "Ben " diye yutturarak "haklı çıkmalısın/çevrende ONAYLANMALISIN" diye mutsuzluğunuz için elinden geleni ardına koymayan bir "egonuz " varsa ,kulağınıza fısıldadıklarına hiiiçç aldırmamanız , bu sahtekarın oyunlarını farketmeniz için size de anlatmak istedim dinlediklerimi..

Kısacık hayatınızı haklılık yerine mutluluk peşinde koşarak geçirmeniz için…

24.02.2008

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız