Ayrıl(ama)mak


| 19 Aralık 2005 | 0 yorum | 4735 gosterim

O küçük kağıt parçaları aslında tek tek elden geçirdiğimiz anılarımız, hayatımızın bir yılının son muhasebesi, o yılın son alışverişidir.

Yılın son alışverişini ne zaman yaparsınız? Yok hemen şaşırmayın..”Bu nasıl soru? Tabi ki cevap 31 Aralık akşamı olmalı“ diye de düşünmeyin..Hadi lafı uzatmayayım….Hani tek tek yazarken sıkıntı basan, ufacık ufacık kasa fişlerinden bahsediyorum…..Kimimizin kendisi,kimimizin eşi,kimimizin emekli annesi – babası için son kez toparladığı faturalardan,kasa fişlerinden..Hiç işim olmaz ilgilenmiyorum diyenlerin bile etrafındakilere vererek ilgilendiği küçük kağıt parçalarından… Önce evde,çantada,çekmecelerde bulunan fişler birleştirilir.Bir poşet ya da bir kutu kullanılır bu iş için.. sonra kimimiz son günlere bırakır,kimimiz hergün birazını yazmayı tercih ederiz…

İşte şurada bir şarküteri fişi.. Evdeki bir davet için alınanlar..O gece ne kadar güzel geçmişti.. Kimler vardı…Allah allahh.. bak hatırlayamadım,yoksa bu o gece değil miydi?? Olur mu canım.. hani sevda’nın başı ağrıyordu.. ne kadar eğlenmiştik.. Ya şu ne ? eczane fişi… bizim kız ateşlenmişti.. gece vakti eczane aramıştım.. amma da pahalıymış yahu..param da yoktu.. kartla ödemiştim zar zor.. Şu okul faturasını da yazalım… Nasıl dayanacağız bu işe bilemiyorum bu seneyi de atlattık ama seneye allah kerim…Bu ne? Haaa… bu ayakkabıyı alayım mı diye epey düşünmüştüm bak iyi ki almışım.. hala giyiyorum.. çok işime yaradı..Bu hangi filmdi? Mısır almışım.. nasıl olduysa fiş vermişler..Galiba Ahmet’le gitmiştik…Anlamıyorum ben bu işi… dünyanın parasını harcıyoruz.. ortada fiş yok.. seneye doğru düzgün toplamalı..Yahu şu (x) market amma pahalı.. şuna bak kardeşim üç parça şey almışım dünyanın parası.. hüh insaf…temizlik malzemesi niye geçmiyor ki.?? Zaten en çok parayı onlara veriyoruz.. yani emeklinin parası para da bizimki değil mi??? Hayret bi’şi … tövbe tövbe…Aaaa.. bunun ne işi var bende?. Dur babama vereyim emeklide geçiyor bu fiş.. o yazsın…Ayır kenara..Bir yandan düşünüp, bir yandan tek tek , sabırla yazarsınız.. Kah gülümser , kah hüzünlenirsiniz..

Sonraki……O yaz sevgiliyle yenen bir akşam yemeğidir uzandığınız….Küçücük kağıt parçası elinizi yakar.. Yangın parmakuçlarınızdan damarlarınıza geçer,kanınız bedeninize yayar alevleri… Kağıt elinizde öylece kalakalırsınız….Artık o “an”dasınızdır.Başınızı kaldırır sevgilinin gözleriyle buluşursunuz..O küçücük kağıt sevgilinin elleridir şimdi…Deniz kıyısında ayışığı ve yakamozlar size göz kırpmaktadır…Müziği sadece siz duyarsınız.. “Amado mio ,love me forever ,and let forever begin tonight..”Burnunuz sızlar ,yangını söndürecek gözyaşları hazırdır..O kağıt parçasını vermeye kıyamazsınız…Kimbilir hangi çuvalla nerelere gidecek,hangi yasal işlemlerden geçecek,kimlerin elinde hırpalanacak ve nerelerde yakılacaktır…Yooo… Buna izin veremezsiniz…Özenle katlar,cüzdanınızın iç gözüne yerleştirirsiniz…. Sevgilinin hala orada duran resminin yanına…Anılarınızın arasına… Bu dünyadan sizinle birlikte ayrılmak üzere….

Yılın sonunda tek tek elden geçirdiğimiz o küçük kağıt parçaları aslında tek tek elden geçirdiğimiz anılarımız , hayatımızın bir yılının son muhasebesi,o yılın son alışverişidir…Birşeyleri verir , birşeyleri veremezsiniz…

Bu yıl o küçücük kağıt parçalarını ayıklarken bir bakın bakalım…

Başkası için sıradan olacağını düşünüp , yırtılmasına,yabancı ve hoyrat ellerde hırpalanmasına,bir çuval içinde yakılmasına ve tamamen yokolmasına kıyamayacağınız bir kağıt parçası var mı??

Eğer bulursanız…
Size bıraktığı bu değerli hediye için ,uğurlarken eski yıla teşekkür etmeyi unutmayın…

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız