Aç Koynunu Ben Geldim İstanbul ( II )


| 16 Kasım 2005 | 0 yorum | 4087 gosterim

Ablasını mezara kendisini hapse gönderecek kuralları o koymamıştı .ama şimdi olmak istediklerini bir kenara bırakıp ,kuralları uygulamaya , "katil olmaya" gidiyordu..

Ziynet o sabah içinde bir sıkıntıyla uyandı..Rüyasında köylerine giden toprak yolda yürürken karşısına birsürü kapı çıkmıştı ve kapıları bir türlü açıp yoluna devam edememişti.Gece birkaç kez uyanmış üç kuluvallah bir elham okumuş üflemiş tekrar uyumuş yine kapıların ardına düşmüştü.. Erkek kardeşi Resul’u kapının arkasından görüyor ama sesini duyuramıyordu.Kardeşlerinin içinde en çok onu severdi..Bir de evlenip giden ablasını,ölen ablam demeye dilinin varmadığı zavallı ablasını….Diğerlerine hiç benzemezdi Resul..Henüz 16 yaşındaydı babası onu da tarlaya bayıra sürmüş,ama o hep okula gitmek istemiş,araya muhtarı, öğretmeni sokmuş , babasına rağmen ilkokulu bitirmişti.Her sene “bu yıl son “ diye söylenen babasına,kafasına yediği yumruklara,alaylara aldırmamış yine muhtarı araya sokup 15 km ötedeki liseye yazılmıştı.

Kışın yol iz olmazdı.. Resul sabah olmadan yola çıkar,kah yürüyerek,kah traktör kah minibüs ne bulursa okula ulaşmaya çalışır yine birbir zorlukla eve döner,azıcık ısınınca yorgunluktan ocağın önünde uyuya kalırdı..Ziynet onun defterlerine bakar,alamadığı kitaplar için üzüntüsünü dinler,okulu bitirip seni de anamı da götüreceğim buralardan diyen kardeşinin gelecekle ilgili hayallerine ortak olurdu.Mahmut’la kaçacağını da bir ona söylemişti.Resul “abla seni yaşatmazlar,gitme “ diye yalvarmıştı ama ablasının gideceğini de biliyordu.. “Ah,Resul” diye dalgın dalgın söylendi..Özlemişti kardeşini bu yüzden rüyasına girmiş kapalı kapıların ardında kalmıştı herhalde.. Resul’ü köyü hatırlayınca babası geldi aklına.. Bir yıldır İstanbul’da yaşıyorlardı.Mahmut bir kapıcılık bulmuştu..Çok çalışkandı.Ziynet’i el üstünde tutuyordu..”Ah Ziynet’im “ diyordu. “sana bir düğün yapamadım..” Böyle zamanlarda Ziynet kocasına sarılıp saçlarını okşardı “ Üzülme Mahmut’um.Bana seninle geçen her gün düğün..” diye onu teselli ederdi etmesine ya.. İçinde de hep bir korku vardı.. “ya babam yerimiz öğrenirse “ sonra kendini yatıştırırdı.. “Aaaaa Ziynet.. Koskoca İstanbul’da seni nereden bulacaklar ??”İşte o sabah da çayın altını yakarken içine bir ateş düşmüştü.. Resul düşmüştü içine..Resul’ün hasreti..”Canım kardeşim “ dedi kendi kendine.. “canım kardeşim,keşke yanıma gelebilsen,burada okutsam seni.. büyük adam olsan..ah gelebilsen…o körolası kapılar bir açılsa..”

Resul babasının hışmından korktuğu için hemen giyinip anasına , kardeşlerine veda bile etmeden yollara düştü.Anası onu okula gitti sanacaktı en kötü ihtimalle..Babası yol parasını ve adresi de torbanın içine koymuştu.Kasabaya,Kalıncak’a giden minibüse bindi önce,Kalıncak’tan da otobüse…Olanlara kendisi bile inanamıyordu ama Ziynet’i öldürmeye gidiyordu işte… Ziynet’i mezara, kendisini hapise gönderecek kuralları o koymamıştı.. Hiç de ilgilenmiyordu..Ama kuralları uygulamak ona düşmüştü.. Tek düşündüğü okulunu bitirmek ve bir iş bulup köyden kurtulmaktı..

Okuldaki tek bilgisayardan bazen internete bağlanıyorlardı.Dünya öyle büyüktü ki… Bu küçücük köyün dertleri , değerleri boğuyordu artık Resul’ü.Anlatsa dinleyecek adam bile yoktu köyde artık.. Ziynet ablası gittiğinden beri yani…İnternette gördüğü şehirlere gitmek,oralarda yaşamak, o okullarda okumak,denizi görmek,uçağa binmek istiyordu..Ama şimdi bu bütün “olmak isteklerini” bir kenara bırakıp “ katil olmaya ” gidiyordu… Nefesi daraldı..”Tanrım “ dedi. “Tanrım,yardım et bize..biz ne yaptık?? Bu kin niye ?? ben neden insan öldürmeye memur edilmiş olayım ki?? Ölüme , doğuma senden başka kim karar verebilir?? Ablamı ve beni koru.. Öldürmek istemiyorum..Ama ben onu öldürmezsem babam kendi elleriyle ikimizi de öldürür biliyorum..Ne yapacağım ben Allah’ım?? Bir yol göster..” Otobüsün sallantısı ve gerginlikten koltuğunda düşünceler içinde uyuyakaldı…

Mahmut sabah karısındaki durgunluğu farketti ama üstelemedi.Yüzünü yıkamak için lavaboya seyirtti. Mutfaktan kızarmış ekmek kokuları geliyordu..Ziynet zaman zaman apartımanda yaşayanların evlerine girip çıkıyor , onlara ufak tefek işlerinde yardım ediyordu. Etrafı izliyor, yeni yaşamına hergün biraz daha adapte oluyordu.Yardımsever ve çalışkan olduğu için de seviliyordu..Ama içlerinde hep o korku vardı işte.. Ya onları bulurlarsa..?? (devam edecek)

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız