sevgili kazak


| 07 Aralık 2007 | 0 yorum | 5669 gosterim

Şahika, sevgilisinin kazağın alıp Bakır Teyze’ye götürmeliydi, ama nasıl?

Huzurlu bir uyku sonrası sabah oldukça zinde kalkmıştı yataktan. Sakinleştirici karışımı almayınca da gündüzünü gecesine katan ucube yaratıklar kalmamıştı etrafında. Listenin tamamı hazırdı artık birtek sevgilisi Kudret”in giydiği kazak kalmıştı geriye. Biraz zaman geçirip müdürünü aramış ve kendini iyi hissetmediğini söyleyerek izin istemişti. Kocaman bir günü vardı artık önünde planlarını gerçekleştirebilmek için.

Kudret ile birlikteliği sürerken her ikisi de ev anahtarlarını birbirlerine vermiş, ancak Şahika Kudret”in onu terk etmesiyle birlikte derhal kilidini değiştirmişti. Ama Kudret”in müşkülpesentliğini biliyordu ve bu ona dahiyane bir plan yapma imkanını hazırlamış, en azından denemeliyim diye düşünmüştü. Kudret”in kilitleri değiştirmediğinden en ufak bir şüphesi yoktu.

Saatine baktı, sevgilisi şimdiye kadar gitmiş olmalıydı, dışarı çıtığında küçük bir sokak köpeğini severken sağını solunu kontrol etti. Tanıdık kimse yoktu. Bütün mahalle ilişkilerinin sona erdiğini biliyor ve tüm meraklı gözlerin onu takip ediyor olma ihtimali sıfırdı. Topu topu iki haftadır görüşmüyorlardı Kudret’le ve ayrılık dedikodusunun mahalleye yayılması için yeterli bir süre değildi bu. Üç apartman öteye kimseye görünmeden gelebilmişti, tek yapması gereken içeri dalıp ikinci kattaki daireye çıkmaktı artık. Önce kapıyı çalacak Kudret’in gerçekten gidip gitmediğini kontrol edecekti. Hem hala birkaç parça giyim eşyasını almaya fırsat bulamamıştı. Kudret açarsa ona eşyalarını almaya geldiğini söyleyebilirdi.

Zile basarken dizlerinin bağı çözülecek gibi titriyordu. Gelen giden yok gibiydi, tekrar bastı zile, bu sefer titremesi yoktu artık. Yavaşça kapıya yaklaşıp kulağını kapıya dayadı, ses duymuyordu. Anahtarı kilide soktu ve çevirdi, ilk defa sevgilisinin bu boşverciliğini sevmişti. Hızla içeri girip kapyı kapattı. Ev perişan durumdaydı. Duruma bakılırsa bir zamanlar kendisinin de parçası olduğu sıkı bir şarap-şinitzel partisi düzenlenmişti. Yatak odasına girdiğinde dağınıklık içerisinde kendine zar zor yol açabildi. Küçük bir arama sonunda Kudret’in üzerinde görmeyi en çok sevdiği kazağı bulmuştu. Elinde kazakla evden çıkmamak ve biraz da sevgilisinin onu sarmış gibi olacağı fikri hoşuna gittiğinden dolayı, kalın yünden saç örgü kazağı giyivermişti bile. Ama bu şekilde de dışarı çıkamazdı, gömme dolabın kendine ait kısmını açarken yataktan sıkıldıklarında dolapta, Kudret ile beraber yaşadıkları fantaziler aklına geldi. Yüzünde beliren biraz hüzünlü biraz muzip gülümsemeyi derhal geri gönderip hala bıraktığı gibi duran elbiselerinden birini de kazağın üstüne geçiriverdi. Aynada entarinin atından görülen kot pantolonu çok komik duruyordu. Görev tamamlanmıştı artık gidebilirdi. Tam salona geçerken dış kapının kilidine bir anahtarın sokulma sesiyle irkildi, Kudret? geri dönmüş olabilir miydi acaba?. Uçarcasına yatak odasına geçti ve gömme dolabın içine saklandı. “Derhal birşeyler düşünmeliyim” derken kazak ve dolap içindeki sıcak hava nedeniyle terlemeye başlamıştı bile. Aralık duran dolap kapısından Kudret’i görünce kalbi hızla atmaya başladı. Kudret dolaba doğru yönelince bu hız ikiye katlanmıştı şimdi. Gözleri faltaşı gibi açılmış panik içinde sağına soluna bakınırken ani bir hareketle dolaptaki askı demirini kaptı ve “dur hırsız seni” diye bağırıp hızla dolaptan fırladı.

Kudret şaşkın şaşkın Şahika’ya bakıyordu.

“Şahika! Burada ne yapıyorsun?, dolapta?”

Şahika askı demirini yere bırakırken anlatmaya başladı, acele etmeli Kudret durumu sorgulamadan atağa geçmeliydi.

“Son kalan giysilerimi almaya gelmiştim, seni görmeye kalbim dayanmazdı, onun için evde olmadığını düşündüğüm bir zamanı seçmiştim, üstüne sen geldin, işe gittiğini bildiğim için hırsız sanmıştım seni”

Şahika yarı doğru yarı yanlış cümleleri hiç düşünmeden ardı ardına nasıl sıraladığına kendi de şaşmıştı. Dolapta kalan bir iki parça giysiyi de kucaklayıp kapıya doğru yöneldi.

“Afedersin Kudret, belki de seni aramalıydım ama görmeye dayanamazdım, işte anahtarın, hoşçakal”

Şahika merdivenlerden inerken Kudret arkasından bağırıyordu “kilo mu aldın sen?”

Hayır almamıştı, bilakis üç kilo vermişti, ama elbisenin altındaki kazak onu şişman gösteriyor olmalıydı. Artık her şey tamamlanmıştı. Tüm malzemeleri alıp Bakır Teyze’ye gidebilirdi. Evine dönerken birden kan beynine fırlamış gibi oldu, kendine kızıyordu, sülüklerin suyunu değiştirmeyi unutmuştu.

-sürecek-

önceki bölümler

cin çarpması

bakır teyze

ezik domatesin intikamı

 

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız