kuru domates yaprakları


| 25 Aralık 2007 | 0 yorum | 4112 gosterim

Şahika ağır adımlarla camı kenarına doğru yürüdü ve perdeleri açtı, yavaşça başını eğip gözlerini aşağıya kaydırdı, yoksa……

Şahika kurabiye hamurunu hazırladığında Bakır Teyze’de inmişti aşağıya. Tatlı bir jazz müziği eşliğinde birbirleriyle şakalaşarak hazırladılar kurabiyeleri. Şahika Sermet’i gördüğünden bahsetti, ama g-stringi hiç gündeme getirmemişti. Kurabiyeleri fırına verirken günün başında yaşadıkları aklından çıkıp gitmişti Şahika’nın. Hamur yoğurmak ona iyi gelmişti. Birtek bayrak misali Sermet’in g-stringi salladığı an çıkmıyordu aklından. Muzipçe gülümserken yakalanmıştı Bakır Teyze’ye. Başını hemen öne eğmiş ıvır zıvır bir iki kelime gevelemişti. Kurabiyeler oladursun karşılıklı kahvelerini yudumladılar kaptan köşkünde. Kudret’in kazağı hala üzerindeydi.

Kocaman bir kurabiye adam yapmışlardı tepside. Bu Kudret’i simgeliyordu. Kazağı da evdeyken sabaha kadar üstünden çıkarma demişti Bakır teyze. Kurabiyeyi, kolları, bacakları, gövdesi ve kafası olarak parça parça oniki günde Bakır Teyze’nin hazırladığı bitki çayı karışımı ile birlikte yiyecekti. Ezik domatesi de iki yaprağı dışarıda kalacak şekilde küçük bir saksıya gömmüşlerdi. İlk yaprak kuruyup düşmeden Kudret’le birleşebileceklerdi. İş sadece sabırla kurabiyeyi parçalara ayırıp yemeğe, evde kazağı giymeye ve domatesin yaprağının düşmesine kalıyordu.

İki gündür Kudret’i yiyordu Şahika. Dün bacaklardan birini ikiye ayırıp yemişti, önceki gün de bir el parçası. Her bir parçayı koparırken içi gidiyordu aslında. Kudret’in acılar içinde kaldığını ama bitki çayına batırıp yedikçe Kudret’in biraz olsun rahatladığını düşünüyordu. Akşamları giydiği kazak kurdeşen döktürecek kadar sıcak geliyordu ama üstünden çıkarmıyordu. Bugün ise Kudret’in neresini yiyeceğine karar verememişti. Eline aldığı kurabiye ile iki saattir odadan koridora oradan da salona gezinip duruyordu. Başını koparıp yemeğe kıyamıyordu, gövdesine ise dokunamıyordu.

Tam yine kollardan birini koparmaya karar vermişken ayağı kayan Şahika düşmemek için tutunmaya çalıştı ama kurabiye sevgilisini elinde tutmayı başaramamıştı. Taklalar atarak havalanan kurabiye adam yerçekimine daha fazla dayanamayarak koridorun soğuk zeminine düştü. Sevgilisi paramparça olmuştu. Şahika kurabiye parçalarının önüne diz çöküp hüngür hüngür ağlıyor elleriyle yerleri süpürüp küçük parçaları bir araya getirmeye çalışıyordu. Birden içinden Kudret’i aramak geldi, sevgilisine gerçekten birşey olmuş olabilirdi, bu belki de bir işaretti. Doğruca salona gidip Kudret’in evini aradı.

“Kudret, hayatım, iyi misin? birşeyin yok ya?”

“Şahika?” dedi Kudret, nefes nefeseydi. “Sen misin? Gecenin onikisi”

Şahika endişeli ses tonuyla devam ediyordu konuşmaya “Ben, merak ettim seni, kurabiyeyi düşürdüm de, parçalandı, canın çok acımadı değil mi, yani iyi misin?”

“Ne kurabiyesi ne ne parçalanması Şahika, meşgulüm, kapatmalıyım” Arkadan sarı çiyanın sesi geliyordu “kimmiş Kudret?, hadi kapat artık, bak bunu saymam, yeniden başlıyacağız sevişmeye ona göre”

Şahika ahizeyi yerine koyduğunda transa geçmiş gibiydi. Gözleri donuklaşmış hareketleri yavaşlamıştı. Onu saran kazak cendere misali göğsünü sıkıştırmaya başlamıştı. Bir çırpıda çıkarıp yere fırlattı kazağı. Ağır adımlarla camı kenarına doğru yürüdü ve perdeleri açtı, yavaşça başını eğip gözlerini aşağıya kaydırdı. Göz pınarlarından yaşlar boşanıyordu. Ezik domatesin bir yaprağı toprağa düşmüştü.

-sürecek-

önceki bölümler

cin çarpması http://www.hatunca.net/content/view/2375/120/

bakır teyze http://www.hatunca.net/content/view/2375/120/

ezik domatesi intikamı http://www.hatunca.net/content/view/2398/120/

sevgili kazak http://www.hatunca.net/content/view/2408/120/

sihirli kurabiyeler http://www.hatunca.net/content/view/2416/120/

 

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız