Cin Çarpması


| 01 Kasım 2007 | 0 yorum | 3778 gosterim

Herşey sevgilisinin onu terk etmesiyle başlamıştı. Hayatının tümünü adadığı, saçını süpürge yaptığı sevgilisi yoktu artık.

“Ba beyli bala bula da bamburleydi bap bup, ca ceyli cala cula da camburleydi cap cup”

Gözlerini açmaya korkuyordu, sıkı sıkıya yummuş açılmaması için avuç içleriyle olanca gücüyle bastırıyordu. Üstündeki yorganı kafasına geçirmeye fırsatı olmamıştı. Hiç ara vermeksizin süre gelen tekerlemenin o cansız, sıradan tınısı beynini tırmalamaya başlamıştı bile. Dört elli olmayı ne çok istiyordu şimdi, hem kulaklarını tıkar hem de gözlerini kapayabilirdi.

“Fa feyli fala fula da famburleydi fap fup”

Bu ızdırap iki haftadır devam ediyor, uyumaya başladığının hemen ardından söylenen tekerlemeyle uyanıyordu. Üç gece önce o garip varlıkları gördüğünden emin olmasa, seslere alışmış sayılırdı, ama ecüş bücüş yaratıkları ayak ucundaki demirlerde tünemişken görmek aklı ve mantığı ile kapattığı korku deliklerinin açılmasına ve benliğinin içine olanca hızıyla dolmasına neden olmuştu. Üç gece önce, gecenin bir yarısı, o sesleri duymaya başladıktan sonra gördüklerini algılamasıyla çığlığı basması bir olmuştu, ani bir sıçramayla ışığı yakmış yaratıklardan kurtulmuş ama seslere engel olamamıştı. Evde tüm ışıkları yakıp dört dönerken sabahın alaca karanlığında seslerin azalmasıyla salondaki koltukta sızabilmişti. Fark edebildiği tek şey, seslerin tıkalı kulaklarını her şekilde aşarak beynine ulaşabildiğiydi. Ama sonraki iki gün ışıkların da faydası yoktu artık, yaratıklar tüm sevimsizlikeriyle ayakucunda tüneyip o sıradan, tekdüze tekerlemelerini bir ağıt ciddiyetinde söylemeye başlıyorlardı. Elinden gelen tek şey gözlerini elleriyle sıkıca kapatmaktı, seslere yapacak hiç bir şeyi yoktu.

“Ja jeyli jala jula da jamburleydi jap jup, Ka keyli kala kula da kamburleydi kap kup”

Gözleri bastırmaktan ağrımaya başlamıştı, sesler sanki biraz daha yakından geliyordu hatta çoğalmış gibiydiler, yanağında anlam veremediği bir ıslaklık hisediyordu şimdi, sol gözünü daha çok sıkmaya gayret gösterirken üzerine bastıran elini yanağındaki ıslaklığa doğru götürdü, yapşak yapşak parmaklarına bulaşan ıslaklık iğrenç kokuyordu, tüm cesaretini toplayıp gözünü açtı. Attığı çığlıkla, sahip olabilseydi eğer, tüm kristal kadehlerini kırabilirdi. İğrenç yaratıklardan biri başucuna gelmiş ona bakıyordu, sapsarı gözbebeklerini koyu yeşil gözleri çevreliyordu. Neredeyse yıllardır yıkanmamış saçları kefeki tutmuştu, burnundan fışkıran kılların arasından sarı yeşil karışımı sümüğünün damlaması an meselesiydi. Tekerlemeyi söylerken, kararmış dişleri görülüyor, morarmış diliyle ağzından akan sıvıları yalayıp yutuyordu. Küçük kısa elleriyle tünediği demirleri mengene misali sıkıyordu. Yırtık çoraplarının arasından kıl yumağı kaplı parmakları çıkımıştı

“Sa seyli sala sula da samburleydi sap sup, şa şeyli şala şula da şamburleydi şap şup”

“Neler oluyor banaaaaaa” Çığlık çığlığa odadan salona, salondan banyoya, oradan mutfağa dolanıp durumaya başlamışken birden durdu son iki haftada ne olmuştu, bunu düşünmeye çalıştı. Herşey sevgilisinin onu terk etmesiyle başlamıştı. Hayatının tümünü adadığı, saçını süpürge yaptığı, uğruna ailesi ile bile ters düştüğü sevgilisi onu terk etmiş, o gök gözlü yılan suratlı sarı çıyanın yanına gitmişti. İlk şoku atlattıktan onra mahalledeki pisişik güçleri olduğu söylenen “Bakır Teyze’ye gitmiş, sevgilisini geri istemişti. Bakır Teyze, sevdiği adamı sarı çıyandan ayıracak ona dönmesini sağlayıp sonsuz bağla birbirlerini bağlayacaktı. Son aşamada “saç telini ver” demişti Bakır Teyze, işte orada bir tereddüt yaşamış kimin saç telini vereceğini bilememişti, oysa sarı çıyan da dahil üçünün saç telini de elinde tutuyordu kısa bir duraklama sonrası önce kendi saçını vermişti. “Hay benim aptal kafam” dedi kendi kendine “sırayı şaşırdım demekki” Yarın ilk iş tez elden Bakır Teyze’ye gitmek olmalıydı. Cinlerin yanlış saç teli yüzünden onu çarpması ve sevgilisinin sarı çıyanla daha da yakınlaştığı fikri delirtiyordu. Eline saplı süpürgeyi alıp kafasını kaldırıp onu takip eden cinlere doğru olanca hızıyla koşmaya başladı. Hıncını birşeylerden acilen çıkarmalıydı.

-sürecek-

Devamı: Bakır Teyze, http://www.hatunca.net/content/view/2384/120/

 

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız