baküs (9. ve son bölüm “yin-yang”)


| 26 Ekim 2008 | 0 yorum | 3775 gosterim
Yin_yangs

“Zehra”
Siyahlı kadın arkasını döndü, gelen Alper’di.
“Hayatım her seferinde daha zor oluyor seni geri getirmek”
“biliyorum” dedi Zehra “biliyorum”, yorgunluktan göz altları morarmıştı.


Aynı bedeni paylaştığı ruh ikizi Selda her seferinde dah güçlü geliyordu, ve daha sık. Ondan nefret ediyordu Zehra. Küçükken önceleri iyi anlaşıyorlardı, hele anne ve babalarını şaşırtmak çok hoşlarına gidiyordu. Yaşadıkları hayat, iki zıt karakter ruhun oyun alanıydı sanki. Herkese saç baş yoldururken, ikisi, paylaştıkları bedenin içinde kahkahalara boğuluyorlardı. Ancak bu neşeli hayat lisedeyken ikisinin de ayrı erkelere aşık olmasıyla çıkmaza girmişti. Daha yırtık ve uçarı olan Zehra hakimiyeti ele geçirip Selda’yı bastırmıştı. Selda sindirilmiş vaziyette yıllarca fırsat kollamıştı. Taaaa ki o da ruh ikizi gibi Alper’e aşık oluncaya kadar. Zehra’nın Alper’le buluştuğu zamanlarda anlık da olsa hakimiyeti ele geçirmeye başlamış, ve bu süreç giderek sıklaşmaya ve uzamaya devam etmişti. Alper önceleri iki karakteri de idare etmekten hoşlanmışsa da Selda’nın sakin yaşam tarzını benimsemeye başlaması Alper’i mutlu etmemiş, her seferinde Zehra’yı yeniden hakim kılma çabalarını da yanında getirmişti. Zehra ancak hızlı ve uçarı yaşam ortamının sınrlarında geri gelmeye başlamıştı. Selda’nın en son Alper’den ayrılma kararı alması yeni bir operasyon gerektirmişti. Bu akşamki gösteri işe yaramış ve Zehra geri gelmişti.

“İyisin değil mi?”
“Evet” dedi Zehra “çok daha iyiyim”
“Sürekli hızlı ve delicesine bir hayat yaşamalıyız” dedi Alper “seni tekrar kaybetmek istemiyorum”
Zehra sevgilisinin yüzüne bakarken gülümsüyordu “bir dahaki sefere sevişirken dikkat et, her yanım mosmor olmuştu”
Alper de gülümsüyordu şimdi “ne bileyim ben sıkı bir seks sonrası belki geri gelirsin sanmıştım”
“Gelmiştim” dedi Zehra “ama yetmedi ki, küçük orospu hakim oldu yine”

İkisi kolkola malikhaneden çıkarken Tansel baygın haldeki Çise’yi taşıyordu.
“İyi mi?” diye sordu Zehra, kamayı ona doğru indirirken Çise bayılmıştı. “Evet” dedi Tansel “ilacı enjekte ettik, hiç bir şey hatırlamayacak, scooter’ıyla beraber şehre yakın bir yere bırakacağız”

İki sevgili Alper’in Harley Davidson’una atlarken Zehra’nın içinde bir yerlerde Selda haykırıyordu “motora binmekten nefret ediyoruuumm”

—bitti—

gerçekten bitti mi?
Ruhları hapsetmek, zaptetmek o kadar kolay mı?

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız