ARMAGL


| 24 Aralık 2012 | 0 yorum | 1443 gosterim
magaraboyasi

“ARMAGL” (*) diye bağırdı, sesini birlikte olduğu kadına duyurmak için bir kez daha şansını denemişti ama nafile, gelen giden ya da cevap veren yoktu.

Zorlu bir av olmuştu, beyaz toz gökyüzünden gelmeden olabildiği kadar et bulmaları gerektiğini biliyordu. Beş gündoğumu kadar zaman harcamışlar ve en sonunda büyük bir “BOOGUU” (**) yakalamayı başarmışlardı. Bir gurup lideri olarak, onun yanındaki bu insanların yaşamını sürdürmelerini sağlaması gerekiyordu.

Grupta daha önce kendisi gibi iki lider daha vardı. Avların paylaşılması sırasında çıkan bir kavgada yerden bulduğu kayayı rakibinin kafasına indirmeye çalışırken rakibinin de aynı hamleyi ona karşı yaptığını görünce kafası yerine havada ona doğru gelen kayayı hedef almıştı. İki kaya havada çarpışmış ve rakibin kayası darmadağın olmuştu. Bu sefer hedef doğrudan rakibinin kafası olmuş ve kavga sonsuza kadar bitmişti. Diğer rakibi ile yaptığı kavga ARMAGL içindi ve omuzlarından ittiği rakibi bir gece önce yedikleri BOOGUU’nun kemikleri üzerine düşmüş, kemiklerden birinin kavga ettiği adamın böğrünü delmesi sonucu kavga yine sonsuza kadar son bulmuştu. ARMAGL’u uzun saçlarından tutup kaldığı mağaraya sürüklemiş daha önce avladığı hayvanların derilerinden yaptığı yatakta zaferini kutlamıştı.

Kendi gruplarına katılan diğer iki grupla birlikte onun önderliğinde yaşam mücadelesi veriyorlardı. Güçlü kasları, zeki bakışları ve otoriter çığlıklarıyla diğerleri üzerindeki etkisini sürdürüyordu. İki rakibi ile yaptığı kavgalardan edindiği tecrübeleri ve zekası sayesinde av malzemelerini geliştirmişti. Kayayı kıran kaya ile avlandıkları sırıkların ucuna aparatlar yapmış, bu daha verimli geçen avların habercisi olmuştu. Av hayvanlarının kemiklerini ağaç dallarını kesmek için kullanmayı gruptaki kadınlara öğretmişti. Hatta ARMAGL bir kütüğün içini boşaltmış yaşadıkları yerin biraz uzağındaki dereden getirdikleri suyu depolamayı başarmıştı. Böylece yaşam alanlarının güzelleşmesini ve temizliğini sağlamışlar, geceleri su içmeye gittikleri zaman hayvanlara yem olmaktan kurtulmuşlardı.

Ümitsizce “ARMAGL” diye son kez bağırdı, yine gelen omamıştı. Çömeldiği yerden yanı başındaki boş kütüğe baktı, su yoktu. Homurdana homurdana kıçını sildiği elini mağranın duvarına sürterek temizlemek zorunda kaldı. Ayağa kalkıp deri donunu çekti. Donun sarmaşık ipini beline dolarken mağranın ağzından ARMAGL’un sesi duyuluyordu “ERF NESTTON” (***)

 

(*) YARMAGÜL

(**) BİZON

(***) HERİF NE İSTİYON

http://www.ntvmsnbc.com/id/25358516/

“El Castillo mağarasında ise çok daha şaşırtıcı bulgular elde edildi. Bunların arasına en öne çıkanı şüphesiz 40 bin 800 yıl öncesine uzanan kırmızı, daire şeklindeki resimdi. Ayrıca, yapan insanın elini kırmızı renge bulayarak mağara duvarına bastığı el kalıbı, 37 bin 300 yıl öncesini gösteriyor.”

Erim Cebeci

23.12.2012

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız