afilli yalnızlık


| 05 Ocak 2008 | 0 yorum | 3430 gosterim

Son iki saatte Şahika’nın iç dünyası dibe vurmuştu, peki yalnızlık ve hiçlik Şahika’yı ne zaman terk edecek?


Şahika uzanıp ispanyoleti çevirdi, cam ardına kadar açıktı şimdi. Solgun sokak lambasının ışığı suratına vuruyor, kalbine yediği darbenin izlerinin yansıması yüzünden okunabiliyordu. Elleriyle iki yana açtığı pencerenin kanatlarını bırakmamıştı. Hiçlik ve yalnızlık duygusunun onda oluşturduğu “Ben kimim? Neyim? Ne yapıyorum?” sorularına cevap ararken tatlı sert bir rüzgar vücudunu yaladı. Bu esinti Şahika’ya iyi gelmişti. Kalbinin büzüşmesi durmuş, göz yaşları yanaklarından süzülmeyi bırakmışlardı.

Gözlerini tekrar saksıya kaydırırken domatesin diğer yaprağını fark etti. “Herkesin bir alternatifi olmalı” Bakır teyze aynen böyle demişti. Saatine baktı on’a on vardı. Çok erken değildi ama geç de sayılmazdı. Olanları anlatmalıydı. Pencereyi kapatıp banyoya gitti. Yüzünü yıkadıktan sonra hafif bir makyaj yaptı. Kot pantolonu ve üzerindeki t-shirt idare ederdi. Montunu giydi, saksıyı kucaklayıp evden çıktı. Hızlı adımlarla sokakta ilerlerken Bakır Teyze’nin evde olması için dua ediyordu.

“Bakır Teyzeeeee” ikidir zili çalıyor ama duyuramıyordu, üst katın ışıkları yanmasa evde olmadığını düşünebilir hatta başına birşey gelip gelmediği endişesini duyardı. Ama ışıkların yanında müzik seslerini buradan bile duyuyordu. Tekrar bağırdı “Baaakkkkııırrrrr Teeeeyyyyzzzeeeeee” içeriden telaşlı ayak sesleri gelirken bu sefer başardığından emin oldu. Üç beş saniye sonra kapı açılmış Bakır Teyze’nin güleç yüzü ve parlayan dişleri onu karşılamıştı.

“Şahika tatlı kızım, gel gel, biz de senden bahsediyorduk”

Merdivenleri çıktığnda kızlı erkekli sekiz on kişilik bir grubu yerlere yayılmış sohbet edip kahkahalarla gülerken buldu. İlk bakışta tanıdık tek bir yüz bile yoktu. Saksısına sıkı sıkı sarılmış yeniden göz gezdirirken Sermet’in ışıldayan bakışlarıyla karşılaştı. Güler yüzünü halasından almış olmalıydı.

“Selam Sermet, nasılsın, böldüm galiba, ben bilseydim, rahatsız etmezdim, en iyisi gideyim”

Bakır Teyze iri cüssesiyle merdiveni kaplamıştı. Şahika istese de bir yere gidemezdi. Eline tutuşturulan bir şarap kadehiyle bulabildiği ilk yere bağdaş kurup oturdu. Gruptakilere kaçamak bakışlar atıyor, neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Daha kim kimdir oyununu çözemeden Sermet gitarıyla çalmaya başladı “bu kez pek bir afilli yalnızlık……….”

Şarkının bitiminde Sermet Şahikayı arkadaşları ile tanıştırdı. Okul ve iş arkadaşları Sermet’in yaşgününü kutlamak için buradaydılar.

“Sindirella gibi partiye sonradan geldin, onikide kabak olup gitmezsin değil mi?”

Şahika gülümsedi, bir kadeh şarabın da etkisiyle rahatlamıştı. Son iki saattir dibe vuran iç dünyası yerine gelmeye başlamıştı. Kucağında tutuğu saksıyı yanına bırakırken Sermet’e laf attı “Benden bahsediyormuşsunuz, kirli çamaşırlarımı ortya dökmedin değil mi?”Grubun tamamı gülmeye başladı, Sermet kıpkırmızı kesilmişti. Gerçekten de Şahika’nın iç çamaşırı konu edilmişti demek. Hızla yerinden fırlayan Şahika Sermet’in üstüne atladı “boğacağım seni” ikisi birden yere yuvarlanırken Şahika’nın ayağı saksıya değdi. Ezik domatesin kalan tek kuru yaprağı toprağa düşmek üzere süzülüyordu.

– bitti -

önceki bölümler

cin çarpması

bakır teyze

ezik domatesin intikamı

sevgili kazak

sihirli kurabiyeler

kuru domates yaprakları

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız