TOZLARLA YOK OLAN HAYATLAR


| 05 Haziran 2011 | 0 yorum | 2031 gosterim

Hemen her kesimden insanın gardrobunu süsleyen, sürekli elinin altında bulundurduğu bir kot pantolonu, kot eteği, elbisesi, ceketi, yeleği, ya da kot çantası vardır.


Yaz ya da kış, mevsim gözetmeksizin kullanılabilme özelliği, hem spor hem de abiye giysilerle harmanlanması, hepsinden önemlisi rahatlığı bizim en önemli tercih nedenlerimizden. Üstelik dayanıklı olması, ütüye ihtiyaç hissettirmemesi de cabası. Hal böyle olunca kot kumaşlar bulunduğu andan itibaren dünyaya seri bir şekilde yayıldı ve hiçbir kumaş onun yerini alamadı.

Çok severek kullandığımız, giysilerimiz içinde her zaman ilk önceliği alan kotlarımızı, yaşamımız içinde tercih ederken ne yazık ki onun nasıl yapıldığını hiç düşünmedik bile. Mağazalarda rengine, yumuşaklığına, biçimine odaklanırken o kumaşları üreterek bizim beğenimize sunanların çalıştırdığı gencecik insanları aklımıza getirmedik. Taşlanmış, rengi açılmış kotları severek giyerken; o taşlamanın ne menem zor bir şey olduğundan, gencecik hayatları nasıl kararttığından ancak son yıllarda haberdar olduk.

Kotların renklerini açmak uğruna slikozis hastalığına yakalanan ve ekmek paraları için zorluklarına katlanan bu gençleri birer birer kaybettiğimizde ise bu işin hafife alınır bir yanı olmadığı ortaya çıktı. Yeterli önlemler alınmaksızın çalıştırılan gençlerin ciğerleri, bu tozlarla alabildiğine doldu ve üç dört yıl gibi kısa bir sürede iş göremez raporları ellerinde yatağa bağımlı hale geldiler.

Batılı ülkelerin sağlıksız olduğu için yıllar önce terk ettiği ilkel metodların ülkemizde yıllarca kullanılması nedeniyle şu anda ölümle burun buruna yaşıyorlar. Çünkü ciğerleri iflas etmiş durumda. Çünkü işe girerken kimse onlara sonlarının böyle olacağını söylemedi, uyarmadı, yeterli önlemleri almadı. İncecik bir bez maskeyle yıllarca toz soludular hava yerine. Tek dertleri evlerine para götürmekti ama olmadı, olamadı. Şimdi her biri hasta, evlerindeki yetersiz bakım nedeniyle de birer birer hayattan ayrılıyorlar.

Nerede vicdan sahibi insanlar? En azından insanca bakımlarını yaptırmaları gerekli yetkililer?

Ortada o kadar slikozis hastası varken vicdanları rahat mı bilemiyorum ama bu gencecik insanlara en azından hastalıklarında sahip çıkmaları gerektiğine tüm kalbimle inanıyorum.

Ve ben bu gençleri, ağır hastalıklarını öğrendiğimden beri kot pantolonlarımı giyerken kendimi yeterince iyi hissedemiyorum. Ya sizler?

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

24.01.2011

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız