Sıcacık Gülümse, İçim Isınsın


| 18 Ekim 2006 | 0 yorum | 2995 gosterim

Geçenlerde kendimi çok yorgun hissederek uyandığım bir sabah vakti, dünya güzeli kızımın sıcacık gülümsemesi çarptı yüzüme.

Gülümsemek…Kalbimizde yaşattığımız duygularımızın en güzel sunum şekli belki de. Sıcacık, içten, art niyetsiz…Ben çok seviyorum gülümseyen insanları, yaşamın tüm zorluklarına inatla baş kaldırmalarını, o naif pozitifliği. Etrafımda hep böyle insanlar olduğunda içimi daha fazla yaşam sevinci kaplıyor. O anki tüm stresimden, sıkıntılarımdan bir anda sıyrıldığımı, içimin pırıl pırıl aydınlandığını hissediyorum sanki.

Bu anlamda o kadar şanslıyım ki…Çünkü çevremde gülümsemeyi seven birçok insanla beraberim. Tek farkla ne yazık ki ben onlar gibi değilim.Üzerimde her zaman bir ciddilik var nedense, beni tanımayan veya uzaktan görenler soğuk olarak bile nitelendirebilirler aslında. Oysaki güleç yüzlü olmayı çok isterdim. Karşılaştığım her insana gülümseyerek bakabilmeyi… Rahmetli babaannemin bir sözü vardır her zaman kulaklarımda; gençliğinde güleç yüzlü olanlar yaşlandıklarında da güleç yüzlü sevimli birer tonton olurlar diye. Ne yazık ki kendisi de güleç yüzlü değildi, gözlerine bakmak cesaret isterdi, hep bir mesafesi vardı; sanırım bende ona çekmişim. Yine de aklıma her geldiğinde, özellikle insanlarla bir aradayken, birilerine hitap ederken yada bir şey rica ederken gülümsemeyi deniyorum her defasında. Karşılığını da hemen aldığımı itiraf etmeliyim. Bu iletişim öyle güzel ki…

Geçenlerde kendimi çok yorgun hissederek uyandığım bir sabah vakti, dünya güzeli kızımın sıcacık gülümsemesi çarptı yüzüme. O anda içim öyle bir ısındı ki, yorgunluğumu, ümitsizliğimi bir anda unutuverdim onun sıcacık gözlerinde ve gülümsemesinde.

Bir başka örnek yine kendi çevremden. Biz kırk iki daireli oldukça büyük bir sitede oturuyoruz. Tüm işlerimizi kolaylaştıran birde kapıcımız var. Öyle güleç yüzlü ki…Sabahın köründe ekmek ve gazetemizi getirirken de gülümsüyor bizlere sıcacık; silmekle bir türlü baş edemediği apartman girişimizi temizlerken de. Asla pes etmiyor. En küçük kızının sekiz saatlik ağır ameliyata gideceği günün öncesinde benimle dertleşirken bile gözlerindeki o güzel tebessüm hiç kaybolmadı. Onun bir kere bile yakındığını, of aman dediğini duymadım, somurttuğunu görmedim.

Böylesi insanlarla bir arada yaşamak güzel. Kısacık bir merhabanın bile gülümseyerek söylenmesi içinizi sıcacık yapmaya yetiyor çünkü.

Hayata dair, mutluluğa dair neredeyse bulduğum her yazıyı okuyorum. Yine böylesi yazılardan bir tanesinde sabah ilk günaydını aynada gülümseyerek kendimize yapmamız gerektiğini, böyle başlanan bir günün çok daha verimli ve güzel geçeceğini okumuştum. Sonuna kadar da inandım ve uygulamaya çalıştım. Hastayken ya da çok moralsizken biraz zor olsa da yine de hiç unutmadım her defasında aynada gülümseyen bir ben bıraktım.

Gülümsemeyi bir çiçeğin açmasına benzetiyorum ben. Taç yaprakları arasında kapalıyken ne rengini ne kokusunu bilemediğimiz bir çiçek açınca etrafa yaydığı ışıltı nasılsa, gülümsemek de bence öyle.

Gülümsediğinizde içinizdeki tüm iyi niyetli duygular en güzel renklerle bezenir çünkü. Tıpkı rengarenk bir çiçek gibi çevrenize ışıltı saçar, pozitif enerji yayarsınız.

Etrafımızda her zaman gülümseyen insanların olması ve hepimizin her daim gülümsemesi dileğimle…

Sevgiyle kalın.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız