ÇİÇEĞİN BÜYÜSÜ KADINI SARINCA


| 02 Aralık 2009 | 0 yorum | 1552 gosterim

Çiçek ve kadın… Birbirlerine benzeyen, birbirlerine yakışan, zerafetleri ile birbirlerini tamamlayan, yan yana geldiklerinde fazla söze gerek bırakmayan güzel bir ikili.

Sevginin, hayranlığın, derinden bağlılığın en güçlü ifadesi olan çiçekler; papatyadan rengarenk kır çiçeklerine, tek bir kırımızı gülden en pahalı orkideye kadar öyle naif şeyler anlatırlar ki elden ele geçerken. Üstelik her biri renkleri, kokuları, detaylarındaki muhteşem güzellikleri ile kadınları mutlu etmeye her an hazırdırlar.

Sevginin, derinden bağlılığın en anlamlı yollarından bir tanesidir sevdiğinin yollarına çiçekler dökmek; en renkli, en naif, en kokulu çiçekleri ayakları altına sermek… Ve o yollarda yürürken dünyanın en şanslı ve en güzel kadını olduğunu hissettirmek.

Yürüdüğünüz yollar çiçeklerle kaplandığında, oturduğunuz masa renkli bir armoniye eşlik ettiğinde hissettiğiniz duygular nasılda özeldir. O anlarda içinizdeki mutluluk sağnağı dur durak bilmez. Gözleriniz ışıl ışıldır, hiç beklemediğiniz anda renkli bir gökkuşağı ile çepeçevre sarıldığınızı hissedersiniz adeta. Çoşar, çağlarsınız. O anda dünyanın en güzel, en şanslı kadını olduğunuzu düşünürsünüz. Bundan ötesi de yoktur zaten.

Hangi kadın istemez ki böylesi romantik bir tabloyu? Sadece filmlerde gördüğümüz, zaman zaman kitap sayfalarında ya da şarkı sözlerinde rastladığımız ender hoşluklardan bir tanesidir aslında. Ama o anları yaşamak, o tabloyu görünce içimizde çoşan duygu sağanağını delice duyumsamak sanırım her kadına kolay kolay nasip olmuyor. Çevremizdeki erkekler mi çok duyarsız, şartlar mı acımasız belli değil. Çoğu erkek için böylesi bir düşüncenin varlığı bile neredeyse imkansız, oysaki çiçeği almayı düşünmek kadar onu vermek de ustalık ister, öyle değil mi?

Üstelik biz kadınları mutlu etmenin aslında sanıldığı kadar zor olmadığını, bir iki değişik süprizle ve elbette naif düşüncelerle kalbimizde hiç silinmeyecek bir yere sahip olacaklarını bilseler. Belki de bu kadar düşüncesiz, bu kadar vurdumduymaz olmazlardı, ne dersiniz?

Kadınlar çiçek gibidir; çiçek gibi zarif, hoş kokulu, rengarenk. Edaları ile duygusallıkları ile baştan çıkarıcı ve alımlı. İnsanı büyüleyen öyle gizemli özelliklere sahiptir ki ikisi de; çözebilene aşk olsun. Kadın ve çiçeği belki de bu nedenle yan yana düşününce tablonun tamamlandığı hissine kapılır insan. Ve böylesi bir güzelliği ortaya çıkarmak, o büyünün gizemli yollarına adım atmalarını sağlamak küçük bir hareketle başlar. Bunun için çiçeği kadınla bir araya getirmeniz ve bunu yaparken de işin içine biraz estetik katmanız yeter de artar bile.

Yollarına gül dökülen, kucaklayamayacağı kadar çok çiçekle her zaman hatırlanan kadınlardansanız; unutmayın ki siz çok özelsiniz ve her zaman yanınızda olmasalar bile sizin için çarpan sevgi dolu kalpler var. Bunun değerini iyi bilin ve size o muhteşem hisleri yaşatanları hiç unutmayın derim ben. Tıpkı benim unutmadığım gibi…

Sevgiyle, çiçeklerle hep özel kalmanız dileğimle.

Belgin ERYAVUZ
25.06.2007

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız