Ne Kadar Kendinizsiniz?


| 16 Şubat 2012 | 1 yorum | 1093 gosterim
conversation_k

Ortaya karışık sipariş gibidir benliğimiz.

Her gün yeni kararlarla ve ruh haliyle güne başlarız.

Yapılacak ve yapılmış ne çok şey vardır.

Ama bunları neye göre yaparız tam kestiremeyiz.

Gerçek karakterimiz ve isteklerimiz doğrultusunda mı?

Ya da toplumun ve çevrenin baskılarıyla şekillenmiş halimizle mi?

Bir gün kendi doğrularımıza inanırken, ertesi günü başkasının bakış açısı ve yaşadıkları bizi etkileyebilir.

Ruhumuz ve kişiliğimiz de değişimler birbirini kovalar.

Arada kendimiz gibi olmayı deneriz.

Sonra bunun yanlış olduğunu düşünür başka kararlar alırız.

Rollerimizde değişiklik yapar başkası oluruz.

Zaman aralıklarına sıkışır değişimlerimiz,

Bazen sıcak ılımlı ve olumlu, bazen buzul dağları kadar soğuk, mesafeli, karamsar…

Neyin iyi geldiğine bir türlü karar veremeyiz.

Mutluyum her şeyim var deriz.

Onu derken bile eksiklerimizi sayarız.

Övülmek ve değer görmek hoşumuza gider,

Ama bunu başkasına gösterirken cimrilik yaparız.

Gerçekler ve duymak istemediklerimiz bizi rahatsız eder.

Övgüleri beğeniyle, eleştirileri büyük tepkiyle karşılarız.

İyi olan her şeyi çabuk kabulleniriz.

Kötülerde isyan ederiz.

Hep “Muhteşem” olmak isteriz.

Ama bu kelimenin ne kadar “Muhteşem” bir değer taşıdığını bilemeyiz.

Şeyh Şadi Şiraz bir sözünde “Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, tenkit edin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Kendisini geliştirmek isteyen insan eleştirilere açık olur. Gerçeklerden rahatsızlık duymaz.

Ama ben “oldum” diyen insan, hiçbir zaman gelişemez.

Her zaman öz eleştirinizi kendiniz yapın başkalarına bu hakkı vermeyin.

Kendi kimliğinizle ve öz benliğinizle hayatla barışık kalın…

Sevgilerimle,

Belgin BAYKAL

Forumdan Yorumlar (1)

  1. sude 06 Ağustos 2012

    Yazınız enterasan '' kimseyle tesadüfen karşılaşmayız''Bende eşimle nerdeyse 5 yıldır problem yaşıyorum.Tamam diyorum bitirelim ne oluyor bilmiyorum yeniden deneyelim deyince ne kaybedeceğim belki kazanırım deyip kabul ediyorum .Bakıyorum ki eski tas eski hamam sonra ben yine bunalımda çocuğumun vebalini almışım gibi suçluluk duygusuyla mutsuz hırçın ben hırçınlaştıkça o da kendini dışarı atan hakaret eden biri.Ben aptal olmalıyım diye düşünüyorum ben şikayet etmesem beklentilerim olmasa o sabah gitsin akşam gelsin böyle sürsün itirazı yok ama ben evlilik nasıl olmalı eşler birbirine karşı nasıl olmalı ben ondan neler bekliyorum zihnim devamlı meşgul oda beklentilerimi karşılamadığı için gerginlik had safhada içinden çıkamıyorum. yazınızı okuyunca tasavvufu seven ve ilgi duyan birisi olarak kendimi bu evliliği sürdürdüğüm için aptal hissederken kafamda soru işaretleri oluştu!!!!Cevap yazarsanız beni mutlu edersiniz.

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız