Hayatımız Sınav mı?


| 10 Aralık 2010 | 0 yorum | 1782 gosterim
aging-women_k

Neden bizim için bulunan çözümler hep geçici oluyor?

Neden her şeyi millet olarak test etmek zorunda kalıyoruz?

Bunun deneme yeri ve süreci, hep biz mi olmalıyız?

Ya da tüm ayrıntılarıyla iyi düşünmek için biraz daha mı zamana ihtiyaç var?

Yeni yapılandırma sistemini düşünüyorum;

Eğitim sistemimiz ya tutarsa!

Vergi sistemimiz ya tutarsa!

Sınav sistemimiz ya tutarsa!

Sağlık sistemimiz ya tutarsa!

Şans oyunları gibiyiz…

Neden acil kararların ardından “denek” olarak bizim önümüze sunuluyor bunlar?

Bitmeyen bir deneme sınavındayız millet olarak.

Bir türlü asıl sınava geçemedik.

Böyle olunca da bir sürü usulsüz davranışlarla baş etmek zorunda kalıyoruz.

Eğitim sistemimizi düşünüyorum;

Sınavlardaki her değişim, yeni yetişen çocuklarımızın sağlıksız ve stres içerisinde hayata atılmasını sağlıyor.

Anadolu liselerine giriş için;

Üç yıl boyunca bir çocuk sınava hazırlanır mı?

Her yıl aynı endişe ve stres!

Acaba kaç puan alacağız?

Alacağız derken ailecek alınan bir puan bu.

Onun için ölüm kalım meselesi.

Düşük puan alan çocuk istemeden ailesi tarafından dışlanır, azarlanır, aşağılanır, cezalandırılır.

Aile, eğitimin ne demek olduğunu maddi manevi anladığı için, çocuklarının geleceğinden endişe duymaktadır.

Onları bu konuda çok fazla suçlayamayız!

Öğrencilik döneminin en güzel ama ergenlik döneminin en karmaşalı döneminde,

Bir çocuğa bu kadar ağır bir sorumluluk yüklemek!

Neye istinaden alınmış bir karardır? Anlamak güç!

Tek sınavla Anadolu Liselerine ve Üniversiteye girişin daha makul olduğu düşüncesi herkes tarafından ağır basarken;

Çoklu sınav sistemine bu hayranlık nedendir?

Bir de sınav çetelerimiz var!

Bu konuyu hiç düşündünüz mü?

Öğretmenlik yapan ama ataması gerçekleşmemiş eğitimcilerimiz soru çalma peşindeler…

Öğretmen olan bir kişi neden sınavla atanıyor ki?

Senesine ve sırasına göre gerekli atamalar yapılamaz mı?

Sınav” kurtuluş yolu mu gerçekten!

KPSS sınavında yakalanan çetenin ardından, “Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer” misali artık sınavlarda büyük önlemler alındı.

Hafta sonu, Kamu Personeli Yabancı Dil (KPDS) sınavı yapıldı.

Katılan bir arkadaşımızın anlattıkları karşısında bu yazıyı yazma kararı aldım.

Yanlarına çanta, cüzdan, araba anahtarına kadar hiçbir şeyi kabul etmemişler.

Kaza ile getirenlere de okulun karşısındaki kırtasiyenin 2 TL ye emanet aldığını söylemişler.

Bu emaneti sınıfın bir köşesine koysalar olmuyor mu?

Çantamı tanımadığım kırtasiyeye emanete bıraksaydım, aklım onda kalacağından o sınavda zaten

tam anlamıyla bir başarı gösteremezdim.

Bu kadar olumsuzluklarla sınava alınan bir insan nasıl motive olur da başarılı olur?

Onu da size bırakıyorum.

Alınan kararları ileriye dönük düşünelim.

Olumlu olumsuz her şeyiyle tartışalım.

Sonra, ya tutarsa! diye size oy vermiş, size inanmış insanların önüne sunmayalım.

“Pardon! Bu da olmadı! Sıradakini deneyelim…” olmamalı!

Türk milleti olarak bunu hak etmediğimizi düşünüyorum.

Sevgiyle Kalın…

Belgin BAYKAL

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız