Eyvah! Rtük Var


| 01 Ekim 2010 | 0 yorum | 1535 gosterim

Keşke! “ Eyvah Rtük Var” diyebileceğimiz bir denetlememiz olsaydı.

Uzun zamandır merak ediyorum. Rtük, dizi, film, müzik elemelerinde nelere dikkat ediyor diye!

Toplumun ahlakını değiştirecek bütün yeniliklere evet diyor.

Zengin gösterişli evlerde çarpık ilişkiler yaşayan diziler hiçbir engele takılmadan geçiyor.

Şarkı sözü demeye bin şahit isteyen abuk sabuk cinsel içerikli şarkılar klipleriyle televizyon ve radyolarda baş listelerde yerini alıyor.

Şimdide cinsel tercihleri gözlerimizin önüne sermeye başladılar.

Geçen gün yeni başlayan “Kılıç Günü” diye bir dizide sonunda olan oldu.

Eşcinsel sahnesiyle bir ilki yaşattı. Gözlerime inanamadım. “Nasıl yani! Oldum”.

Bunların olduğunu ve yaşandığını hepimiz biliyoruz ama görsele taşındığı anda, “hepimiz bunu onaylıyoruz artık izleyebiliriz” anlamına gelmiyor mu?

Artık televizyonun girmediği ev kalmadı.

Her şeyi bu kadar ortada yaşamak ne kadar doğru?

Özenilen yaşamlar için nelerden vazgeçiliyor kim bilir?

Dizilerden ve filmlerden görülen hayatlara ulaşmak için, ne bedeller ödeniyor?

“Aşk_ı Memnu” dizisinden sonra yengelere bakış değişti.

“Yaprak Dökümü” dizisinde enişte kavramı düşünülür oldu.

Ve en son “Fatma Gülün Suçu Ne” de ki tecavüz sahnesi nasıl Rtük’ ten geçti hala anlamış değilim. Tecavüz nedir biliyoruz. Çok detaya girmeden anlayabiliriz. Sonuçta bu bir dizi, film değil…

Konu çok güzel…

Tecavüze uğrayıp bunun ruhunda yarattığı yarayı saramadan toplum tarafından dışlanmak ne kadar ağır bir şey.

Kadınlığın kutsallığı ve savunmasızlığı burada başlıyor bence.

Bunu yapan kendine sahip olmayan sapık ruhlu bir erkek…

Bunun bedelini çok ağır ödeyen zavallı kadın.

Suçlu kim? Erkek…

Ama bedelini en ağır şekilde ödeyen kadın…

Bundan sonra ne evlenebilir, ne cinsel hayatı olabilir ne de eşi dostu.

Hayatı boyunca hep damgalı ve suçlu gezecektir.

İşte Fatma Güller’ in suçu böyle başlıyor.

“Kadın olmak ve güçsüz olmakla”

Bu dizileri, filmleri onaylarken izleyici kitlesini de düşünelim,

İzletilen saat dilimlerine bakalım gece yarısından önce mi?

Bu kadar aydın ve açık olmayalım bir zahmet.

Sanat için soyunanlar soyunsunlar…

Hatta beyanatlar versinler hiç utanıp sıkılmadan;

“Bu sahnelerde hiç zorlanmadım” diye birbirleriyle yarışsınlar…

Ama ben çocuklarımla ya da yakınlarımla erken saatlerde televizyon izlerken bu kadar

detaylı sahneler görmek ve izlemek istemiyorum…

Rtük bu aşamada “nerede” onu merak ediyorum?

Sevgiyle Kalın

Konu ile ilgili yorum yapmak ve yorumların tamamına ulaşmak için tıklayınız