Yaşlanmak mı,ihtiyarlamak mı?Kimimiz yaşlansa da ihtiyarlamaz,neşesini,enerjisini kaybetmez.Kimisi ise daha 18 li yaşlarda bile ölüme yaşamdan daha yakın hisseder kendini.Gözlerinde fer yoktur,ağzının tadı,elinin ayarı kalmamıştır.
O zaman yaşlanınca her zaman ihtiyarlanmaz diyebiliriz herhalde.Ruhunuz gençse,türlü güzelliklerle süsleyebiliyor ve kendinizi geliştirmeyi hedef haline getirebiliyorsanız ihtiyarlamayı ertelemişsiniz demektir bence.
Orta yaşlarda gençlikten uzaklaşıp,ihtiyarlamaya başladığınızda yüzünüzü iki avucunuzun içine alıp düşünmeye başladığınızda yıllarca biriktirdikleriniz çıkar karşınıza.Kimine gülerek,kimine hüzünle bakarak sizde bıraktıkları izleri sorgularsınız genelde.Geçmiş bazen yüzünüzdeki kırışıklıklarla ,bazen midenizdeki ağrılarla karşınıza çıkar.Tozlu fotoğraf albümlerindeki gülen yüzünüzü görüp derin bir iç çektiğinizde anlayın ki artık yaşlanıyorsunuz demektir.Bir daha asla o yaşa ,o günlere dönemeyeceğinizi anlamaya başlayıp bugünü doğru yaşamalıyım dediğinizde ise ihtiyarlıyorsunuz demektir.
Ah..ah.. bu yaş mevzusu şuradan.Yeni bir yaşa daha giriyorum,üstelik göz altlarınızda ve alnınızda kırışıklarınız çoğalmış.Dünkü çocuklar büyümüş,iş,eş ve söz sahibi olmuşsa artık yaşlanıyorsun demektir.Bırak her yaşı kendi güzelliğine,gerçek güzellik içinde demlediğin ruhunda gizlidir.
canakcaates
Geridönüş(0)
 |